Tasavvuf Talebesi
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
25 Mayıs 2012, 11:28:27
79065 Mesaj 10726 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayatın Anlamı  |  Manevi Hayat  |  Tasavvuf Yolu  |  Tasavvuf Talebesi 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Tasavvuf Talebesi  (Okunma Sayısı 824 defa)
smeyra
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2064


Kullar şükre, Allah (c.c) Hamde layıktır...


WWW
« : 12 Haziran 2009, 17:39:34 »

Derviş, tasavvuf talebesi demektir.Allahü teâlâdan başka her şeyi gönlünden çıkarıp, İslâmiyete tamuyarak, gönlünü yalniz Allahü teâlâya bağlayan; güzel huylarlasüslenmiş kimse demektir.

Fakirlikte rahat, zenginliktesıkıntılı olur. Olayların değişmesi, onu değiştirmez. Başkalarınınkusurlarına bakmaz. Hep kendi kusurlarını görür. Kendini hiç kimsedenüstün bilmez. Dost, düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dil ilekarşılar, hiç kimse ile münakaşa etmez. Herkesin özrünü kabul eder.Dervişlik kılık kıyafet işi değildir. Onun için denmiştir ki:

Dervişlik olsaydı tac ile hırka,

Biz dahi alırdık otuza kırka

Dervişlik,kalb kırmamaktır. Bunu yapabilen, Allahü teâlânin rızasına kavuşur.Dervişlik, bir gönül işidir. Gönlünü Allah sevgisiyle dolduran ve hertürlü işini bu sevginin gereklerine uygun yapan, İslâm bürini seven,onların terbiyesini kabul eden herkes derviş demektir.

Sözündesadık bir derviş, daima Allahü teâlânın büyüklüğünü, Ona karşıkulluğunu, küçüklüğünü düşünür. Kalbi kırık olarak hep Ona yalvarır.Yalnız Ona sığınır, yalnız Ondan yardım bekler ve kulluk vazifelerinitam olarak yapar. Kulluk vazifelerini yapmak demek; İslâm dininin emirve yasaklarına tam uymak, her zaman Allahü teâlânın rızasına uygunolarak iş yapmak demektir.

Dervişler yıllarca akli ve nakliilimleri tahsil etmiş, kuvvetli bir iman ve ahlâk olgunluğuna ermiş,dış görünüşleri sade, alçak gönüllü, aza kanaat eden, herkese iyilik veyardım için çırpınan, hoşgörülü, cefakâr, fedakâr, bir meslek ve sanatsahibi, fazilet örneği kimselerdi.

İslâm ordularıyla birlikteharplere iştirak eder, kahramanlık örnekleri gösterirlerdi. Anadolu?nunfethi sıralarında, derviş gazilerin büyük hizmetleri görülmüştür.Bunlar, Anadolu?nun çeşitli köylerine gelip yerleşerek güzelahlâklariyla gönüller fethetmiş, yerli halkin İslâmiyeti kabuletmesinde önemli rol oynamışlardır.

Zenciler, fellahlar saygıgörmeleri için kendilerini Arap olarak tanıttıkları gibi, topluma yükolan işsiz güçsüz takımı da kendilerini derviş olarak tanıtmışlardı.

Yunus Emre de diyor ki:

Ben derviÅŸim diyene iÅŸ bu yolda ar olmaz

Derviş olan kişinin gönlü asla dar olmaz.



Derviş gönülsüz gerek, sövene dilsiz gerek,

Dövene elsiz gerek, halka beraber olmaz.



Derviş bağrı taş gerek, gözü dolu yaş gerek,

Koyundan yavaş gerek, derviş isyankâr olmaz.



Yunus ere geldinse Er elini aldınsa,

Ona gönül verdinse, artık o inkâr olmaz.

* * *

Hor görme onu bunu ki hiç kimse boş değil

Kabahat araştırmak erenlere hoş değil.



DerviÅŸ bilir derviÅŸi Hak yoluna durmuÅŸu

Dervişler hüma kuşu çaylak ve baykuş değil.



Dervişlik asli candan geçer iki cihandan

Haber verir sultandan bellidir yad kuÅŸ deÄŸil.



Ey Yunus Hakkı bilen söylemez asla yalan

İkilik ile gelen doğruyu bulmuş değil.

Alıntı
Logged

Bu sitede hayat var...
evren_misali
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 19


vakt-i AÅŸK


« Yanıtla #1 : 03 Temmuz 2009, 18:07:02 »

Zenciler, fellahlar saygıgörmeleri için kendilerini Arap olarak tanıttıkları gibi, topluma yükolan işsiz güçsüz takımı da kendilerini derviş olarak tanıtmışlardı.


güzel yazı teşekkür ederim paylaşımi çin
Logged

sus artık ey sesim.......
Efruz
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 03 Kasım 2009, 23:54:01 »

Allah bizlerede tasavvuf talebesi olmayı nasip eylesin:)  olanları da yolunda ilerletsin inÅŸallah.güzel paylaşım teÅŸekkürler..
Logged
karslı
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2009, 11:44:11 »

İlimde mâhir, dînî meselelere gereği gibi vâkıf olmayan, fakat âlim sıfatını taşıyan câhil; Ehl-i sünnet vel cemâat îtikâdı ile diğer dalâlet ve bozuk îtikâdları birbirinden ayırmaya gücü yetmeyen, ihtilaflı meselelerin sâdece bir tarafını bilip, diğer tarafından haberi olmayan ve yanlış düşüncesinde direten, ilmi ile amel etmiyen münâfık sıfatlı kimseler, âhireti taleb edenleri bid'at ve dalâlete düşürerek dinden ederler. Onun için; Allahü teâlânın emirlerine uyan, yaratıklarına şefkat eden, sırf Allah için doğru yolu gösteren mürşid-i kâmillere uyup, nâkıs olanlardan çok sakınmalıdır

Abdülehad-ı Nuri el Halveti es Sivasi (k.s)
Logged
Efruz
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 05 Kasım 2009, 13:45:32 »

Teşekkürler Karslı : )
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayatın Anlamı  |  Manevi Hayat  |  Tasavvuf Yolu  |  Tasavvuf Talebesi « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: