Türkiyedeki çeşitli yardım kuruluşlarının, insanların, mazlum müslümanlara yardım etme isteklerini takdirle karşılıyorum. Ancak bu konuda duygusal yaklaşımla birlikte ve onun ötesinde kritik analitik bir yaklaşıma da ihtiyacımız var.
Burada en kritik soru ÅŸu olsa gerek:
Filistinli kardeşlerimizin neye ihtiyacı var? Kanaatimce burada en büyük ihtiyaç maddi yardımdan ziyade, uluslararası etkin bir müdahale mekanizması oluşturmaktır. Hem diplomatik ve askeri alanda hem de maddi sosyal yardım alanında.
Çünkü maddi ve sağlık açısından yardımları bile işgal devletinin yahut kısmen Mısır'ın insiyatifinde ulaştırmak mümkündür. Saldırıların ötesinde Filistinlilerin şikayeti sınır kapılarının kapatılması nedeniyle gıda, ilaç ve yakıt gibi temel ihtiyaç sevkiyatının kesilmesidir.
Gelelim buradaki duruma: Şimdi herkes bir yardım toplama peşinde.
1-Mevcut kaos ortamında toplanan paraların şeffaf ölçüler içerisinde yerine ulaşması şüphelidir.
2-Değil uluslararası yardım, mahalli bir yardım kampanyası bile izne tabidir.
3-İzinli olsa bile %100 emin olmadığımız bir kuruluşa parasal destek yapmak ne kadar isabetli olur?
Elbette üzülüyoruz, elbette üzülmekten ve duadan öteye birşeyler yapmak istiyoruz. Ama bu "şeyler" sıradan, ve zaten yapılagelen şeyler olmamalı.
Unutmayalım: Bu mesele hepimizin yaşından daha eski. Bu kadar eski bir sorunu eski ve basit yöntemlerle çözemeyiz. Kaldı ki, toplanabilecek yardım miktarının neye merhem olacağını da kestiremiyorum. İyi niyetle bu teklifi yapan arkadaşların da eğer çevrelerinde böyle bir potansiyelleri varsa hizmetlerinde bu potansiyelin tesirini yansıtmalılar diye düşünüyorum.
Gelin gerçekci yardım ve çözüm yolları arayışına girelim. Zor bir yol ama küçük bir yardım toplayıp vicdanımızı rahatlatmaktan daha faydalı bir yaklaşıma vesile olabilir.
Meseleyi fazla uzatmak istemiyorum ama;
-Ölen bir Filistin Devlet başkanının şahsi hesabından Milyonlarca Dolarlık bir meblağın çıkması, oldukca rahatsız edici bir durumdur.
-Bundan daha rahatsız edici bir durum da şu ki, Filistinli farklı grupların İsrail onlara saldırmadığı, kan dökmediği zamanlarda sık sık kendi aralarında savaşarak (!) kan dökmeleridir. İsrailli askerlerle karşılaştıklarında taş atan filistinlilerin, birbirlerin karşı otomatik silahlarla kurşun yağdırmaları ne acı ve anlaşılmaz bir ahmaklıktır.
Kanaatimce; Sebebi, sonucu ne olursa olsun, muhatabı kim olursa olsun "çatışma" yı müdafaa ve mücadeleden çok bir meslek haline getirmiş kişi ve gurupların bu meseleden tecrit edilmesi, meselenin çözümünde kilit noktaların başında gelmektedir.
Değerli arkadaşlar mesele üç-beş kuruş toplayıp göndermekten çok daha zor ve karmaşık görünüyor. Değindiğimiz bazı konular da şüphesiz acı ama yalın gerçekler. Duygularımız gerçekleri görmeye engel olmamalı. Allah bizlere en doğru olanı yapma basireti ve gücü versin, bu zulmü de tez zamanda sonlandırsın sevdiği kullar hürmetine
