2.Haftanın Konusu(Evlilik ve Nikahın Ehemmiyeti)
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
12 Åžubat 2012, 11:01:58
78913 Mesaj 10712 Konu Gönderen: 1296 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Tartalım & Tartışalım  |  2.Haftanın Konusu(Evlilik ve Nikahın Ehemmiyeti) 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: 2.Haftanın Konusu(Evlilik ve Nikahın Ehemmiyeti)  (Okunma Sayısı 691 defa)
Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« : 04 Haziran 2009, 18:35:58 »


2.Haftanın Konusu(Evlilik ve Nikahın Ehemmiyeti)

 
 
 
Araştırmalarınızı ve Katılımlarınızı Bekliyoruz...
Logged

Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« Yanıtla #1 : 04 Haziran 2009, 18:40:20 »

İslamda Bekar Kalmak Varmıdır?


İslam da bekarlığa yer yoktur. Eğer bir insan fakirse, onun evlenmesine yardım etmek zengin olan müslümanların görevidir.

"Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (herşeyi) bilendir."
(Nur Suresi:32)



Allahj Resulu bekar kalmak isteyen Osman bin Mez'ub'a müsaade etmemiş ve ona:


"Dul olarak Allah'a kavuÅŸma" buyurmuÅŸtur.


Hz.Ömer:

"Üç gün sonra öleceğimi de bilsem bekar gitmektense evlenmeyi tercih ederim"



Ömer bin Abdulaziz Kufe kadısı Said bin Abdurrahman'a cevabında şöyle der:


"Ordu mensuplarının ücretlerini ödedikten sonra, fazla para kaldığını yazmışsınız. Öyleyse borçlulara borcunu ödeyin ve evlenmeyen fakirleri evlendirin."

İstenen bir kızı istemek doğrumudur?


Allah Resulu buyuruyor:

"Sizden biriniz din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünür göndermesin. Dünür gönderen ondan önce vageçinceye yahut kendisine izin verinceye kadar."


Kadın olumlu cevap verdikten sonra dünürlüğü bozmak haramdır.


Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Logged

âsım
âsım
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3480


Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir


« Yanıtla #2 : 05 Haziran 2009, 11:56:04 »

Evlilik, ilâhî bir nimettir.

Evlilik, peygamberlerin sünnetlerindendir.

Evlilik, insan için huzur ve saadettir.

Evlilik, anlamak ve inanmak demektir.

Evlilik, insana bir gönül bağıdır.

Evlilik, maddî ve manevî bir yakınlıktır.

Evlilik, bir şehvet ticareti değil, bir can ortaklığıdır.

Evlilik, sevgiyle örülen bir kalp düğümüdür.

Evlilik, sevgi yuvasının saadet tılsımıdır.

Evlilik bir nimet, bekârlık ise bir mihnettir.

Evlilik, birbirlerinin cazibelerine kapılan, seven ve anlaşan ruhların birliğidir.
Logged

Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2009, 23:46:06 »


Düşünenler için evlilik rehberi

Evliliğe karar sürecinde taraflar birbirlerini tanımak için yoğun emek harcalar. Evliliğe karar verildiğinde, karşınızdaki kişinin uygun kişi olup olmadığını anlamak aslında oldukça kolaydır. Yapılması gereken tek şey, insanın kendini tanımasıdır.

Eşinizi tanımaya çalışmadan önce kendinizi iyice tanımak durumundasınız. Nasıl bir kişiliğiniz var? İhtiyaçlarınız ve evlilikten beklentileriniz nelerdir? Kendinizi tanıdıktan sonra hayat görüşünüz de evlilik karar sürecinde işinizi kolaylaştıracaktır.

Numara yapmayın, kendiniz olun!

İnsanın kendini tanıdıktan sonra, muhatabını tanıma feraseti şüphesiz artacaktır. Kendinizi nasıl yalansız ve yalın tanımaya çalışıyorsanız, muhatabınıza da öyle tanıtın. Gerçekte nasıl biriyseniz, karşınızdakinin sizi o şekilde tanımasına olanak sağlamalısınız. Aksi takdirde söz ve nişan döneminde hiçbir problemin yaşanmadığı eşler arasında, daha evliliğin ilk birkaç haftasında problemler seslendirilmeye başlanır. "Sen önceden böyle değildin"le başlayan cümleler, "sen değiştin"e kadar uzayıp gidiyor.

Aynı dünya görüşüne sahip olmak mutlu bir evlilik anlamına gelmiyor


Günümüzde eş adaylarını birbirleriyle tanıştıranlar, genellikle yakın arkadaşları ya da akrabaları oluyor. Tanıştırma ölçütleri ise birbirinden farklılaşabiliyor. Maddi yeterlilik, manevi yapı ya da entelektüel eşitlik sıralanabilecek bazıları.

Burada gözden kaçırılmaması gereken husus, aynı dünya görüşüne sahip olmak, mutlu ve huzurlu bir yuvanın garantisi değildir. Pekâlâ, aynı dünya görüşünü paylaşan insanlar da evlilik hayatlarını huzursuz geçirebilirler. Dünya görüşü, en önemli kıstaslardan biri olmakla beraber, eş adaylarının önceliği, muhataplarının kişiliklerine / karakterlerine bakmaları olmalıdır.

Bütün bunlara rağmen, eş adaylarını aynı inancın paylaşıldığı mekanlarda aramak çok daha hayırlı olabilir.

Evlilik değiştirmez, olgunlaştırır

Eş adayları, evlilik karar sürecinde ellerinden geldiği imkânda açık, net, anlaşılabilir ve dürüst olmak zorundadır. Adaylardan biri, kendi ölçüsüne göre dört dörtlük bir eş adayı bulduğunda, onu kaybetmemek için kişiliğindeki birçok durumu bastırır.

Örneğin eş adaylarından biri, namaz kılmıyorsa ve bunun bilinmesi dâhilinde diğer adayın, evliliği kabul etmeyeceğini bilen biri, isteyerek ya da istemeyerek namaz kılıyormuş görüntüsü vermeye çabalar. "Evlendikten sonra namaza başlarım" ya da "evlendikten sonra ben onu değiştiririm" diyerek çıkılan bütün evlilik yolcukları, huzursuz bir evlilikle sonuçlanabilir. Unutmamak gerekir ki, evlilik insanları değiştirmez belki sadece olgunlaştırır.

Ailenizin, özellikle babanızın, görüşüne önem verin!

Evlilik sürecinde, bazen akli melekelerin sağlıklı çalışamaması söz konusu olabiliyor. İyi, hayırlı ve güzel insanı tanımak, çoğunlukla hayatla ilişkili bir tecrübeyi gerektiriyor. Dolayısıyla evlilik sürecinde, eş adayları aile büyükleriyle tanıştırılmalı, aile büyüklerinin ne söylediği dikkatle ve önemle dinlenmelidir. Aksi takdirde, daha sonra hem kadın için hem erkek için sıkıntılarla dolu bir evlilik hayatı söz konusu olabilir.

Hz. Peygamber (sav): Evlenin!


Ebu Umame (ra)'nın naklettiği bir hadiste Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Mü'min, ALLAH korkusundan ve O'na itaatten sonra, iyi bir kadından yararlandığı kadar hiçbir şeyden yararlanmamıştır. Çünkü eşine emretse sözünü dinler, yüzüne baksa sevinç duyar, üzerine yemin etse, yeminini doğru çıkarır, dışarıya gitse, kendisinin bulunmadığı sırada iffetini ve kocasının malını korur." [İbn Mace]
Evliliğe aracılık etmek!

ALLAH Resûlü (sav) buyurdu ki:
"Evlenme işi için, iki kişi arasında aracılık yapmak, en üstün aracılıklardandır." [İbn Mace]

"Karısı olmayan adam yoksuldur!"

ALLAH Resûlü (sav) buyurdu: "Karısı olmayan adam yoksuldur, yoksul."
Ashab sordu: "Çok malı olsa da mı?"
"Çok malı olsa da..."
ALLAH Resûlü (sav): "Kocası olmayan kadın yoksuldur, yoksul!"
Ashab sordu: "Çok malı olsa da mı?"
"Çok malı olsa da..." [Buhari]

"Ahlaklı biri kız istediğinde verin""

Ebu Hureyre (ra)'nın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte ALLAH Resulü (sav) buyurdu ki: "Dininden ve ahlâkından hoşnut olduğunuz biri sizden kız istemeye gelirse, verin! Vermezseniz, yeryüzünde kargaşa ve büyük bozgunculuk olur." [Tirmizi]

"Denginiz olanla evlenin!"

Hz. Aişe (ra)'nın rivayetiyle ALLAH Resûlü (sav) buyurdu ki: "Kadınlarınızın hayırlısı ile evlenmeye bakın. Denginiz olanlarla evlenin! Birbirlerine denk olanları evlendirin." [İbn Mace]

"Dindar olanını seçin"

Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: Kadın, dört şeyi için nikâh edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun" buyurmuştur. [Kütüb-i Sitte]

"Evlenemeyenler oruca devam etsin!"

Hz. Aişe'nin naklettiği bir hadiste Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse, benden değildir. Evleniniz, çünkü ben (kıyamet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim. Kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Evlenme gücü bulamayan da oruca devam etsin. Çünkü oruç, onun için (harama karşı) bir kalkandır." [İbn Mace]

MİLLİ GAZETE
Logged

ayÅŸeakkaya
AYÅžE
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 606



« Yanıtla #4 : 05 Haziran 2009, 23:53:24 »

"Ahlaklı biri kız istediğinde verin""




GÖZLEMLEDİĞİM KADARI İLE ŞİMDİLERDE AHLAKLI OLAN BEYLER YADA HANIMLAR KENDİLERİ GİBİLERİYLE EVLENMİYOR.. YA KENDİ İSTEKLERİYLE BU OLUYO YADA BAŞKALARININ.. AMANE OLURSA OLSUN HAYIRLI KİŞİLER YİNE HAYIRLI KİŞİLER İLE EVLENMELİ.. AMA YA GÖRÜNÜŞ YADA BAŞKA BİRŞEY İNSANLARI OLUMSUZ YÖNDE ETKİLİYOR.. BİR İNSANIN İSLAMİ YÖNDEN İNCELİĞİ VARSA EVLİLİK HUSUSUNDA DA GÜVENEBİLİRİZ O KİŞİYE, AKSİSİ TEHLİKELİ OLABİLİR.. BEN NACİZANE KARDEŞİNİZ OLARAK BUNLARI DÜŞÜNÜYORUM
Logged
~ ѕєℓмα ~
Selma ÇAKAN
Yayın Editörü
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6797



« Yanıtla #5 : 06 Haziran 2009, 00:08:11 »

Evliliğin Gâyesi
   
İslâm’da evliliğin en başta gelen gâyesi, îmânlı bir neslin yetiştirilmesi ve İslâm ümmetinin sayısının çoğaltılmasıdır. Bu hususda Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Evlenin ve çoğalın! Çünkü ben (kıyâmet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!" (108) buyurmuşlardır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, evliliğin gözü haramdan koruduğuna ve namuslu yaşamaya vesile olduğuna işaretle şöyle buyurur:

"Ey gençler topluluğu! İçinizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin! Çünkü bu, gözü (haramdan) koruyan, namuslu kalmaya yardımcı olan çaredir. Kimin de evlenmeye gücü yetmezse, (farz oruçlarından başka nafile) oruca (da) sarılsın. Çünkü o (oruç), kendisinin şehvetine ve nefsine hâkim olmasını sağlar." (109)

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz, evleneceklerin, dindarlığı ve ahlâk güzelliğini diğer meziyetlere tercih etmelerini tavsiye etmişlerdir:

"Kadınları yalnız güzellikleri için nikah etmeyin!. Muhtemeldir ki, güzellikleri onları ahlâken alçaltır. Onlarla mallarının hatırı için de evlenmeyin! Belki malları kendilerini azdırır. Kadınlarla dindarlıkları yüzünden evlenin! Muhakkak ki yırtık elbiseli, siyah, fakat dindar bir kadın daha kıymetlidir." (110)

İslâm Dîni, evliliğin uzun ömürlü olması için iyi bir eş seçimi yapılmasını esas alır. Yuvanın huzur, uyum, mutluluk ve karşılıklı güveni sağlayacak sağlam bir temel üzerine binâ edilmesi gerekmektedir. Bu temel, dîn ve ahlâktır. Dindarlık yaşlandıkça daha da artar. Ahlâk, zaman ve tecrübelerle daha olgunlaşır. Ahlâk güzelliği, insan için en kıymetli servettir. Asıl güzellik, ahlâk güzelliğidir. Çünkü ahlâkı güzel insan, her yaşta güzeldir.

Zenginlik, güzellik, soy-sop gibi insanların çoğunun peşinde koştuğu şeyler geçici olup, evlilik bağının devamını sağlamaz. Üstelik bu özellikler, kibri, ucbu (kendini beğenmeyi), övünmeyi ve ilgi çekmeyi getirmektedir. (111)

İşte bu yüzden Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:

"Kadın dört şey için nikâh edilir; malı, güzelliği, soyu ve dindarlığı... Sen bunlardan dindar olanını araştır, bul. Mes’ûd olursun.." (112) buyurmuşlardır. Zîrâ erkekler evlenirken umûmiyetle bu dört hususu gözönünde bulundururlar, dindârlığı ise en sona bırakırlar.

Islamda evlenmenin hükmü nedir?
      
   
İslamda evlenmenin hükmü üç kısımdır: Vacip, sünnet ve mübahtır.

1- Bir kimsenin şehveti galebe çalıp günaha girmekten endişe ederse evlenmesi vaciptir.

2- Bir kimse şehvet hissine sahip olur, fakat iradesi kuvvetli olduğundan günaha girmesi söz konusu olmazsa maddi durumu müsaid olduğu takdirde evlenmesi sünnettir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "Ey gençler cemaatı! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan en çok çevirici ve ırzı en ziyade koruyucudur. Evlenmeye gücü yetmeyen oruç tutsun. Çünkü oruç onun için şehvet kırıcıdır" (Buhari, Müslim). İmam-ı Şafii (ra) şöyle diyor: "İradesi kuvvetli olduğundan harama girmekten endişesi olmayan kimsenin evlenmeyip ibadetle meşgul olması daha iyidir. Çünkü Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yahya'yı "Hasun" –kadınlara karışmayan- kelimesiyle meth ve sena ediyor."

3- Bir kimse yaşlı veya cinsi iktidarı zayıf olursa evlenmesi mübah ise de, evlenmemesi daha iyidir. Çünkü evlenme gereği olmadığı halde ağır bir yük altına girmiş olur (al-Müğni li ibn Kudame).

    Evlilikten önce düşünülmesi gereken 11 önemli nokta
      
   
Evlenecek gençlerin evlilik hayatlarında mutlu olmaları için şu noktalara dikkat etmeleri gerekir:

1. EvliliÄŸi aceleye getirmeyin

Evlilik, dizi filmlerdeki gibi pembe düş değildir. İki bilinmeyenli bir denklem gibidir. Bünyesinde birtakım problemler olacaktır. Evliliğe hazır olmadan evlenmeye kalkışmayın.

2. Deli gibi seviyorum

"Deli gibi sevmek" mutlu olmaya yetmez. Denklik de önemlidir. Sadece siz değil, aileniz de denk olmalı. Kültür seviyenizden dinî inançlarınıza kadar her şeyiniz. Birbirini "deli gibi severek" nikâh memurunun önüne koşan nice gençler, denk olmadıkları için üç gün sonra soluğu hakim karşısında almışlardır. Arabanızı da çok seversiniz ama benzin olmadan onu iterek ne kadar götürebilirsiniz?

3. Ailem beni anlamıyor

"Ailem beni anlamıyor" yerine onların da fikirlerine değer verin. Bütün anne-babalar, çocuklarının mutlu olmasını ister. Kesinlikle art niyet taşımazlar. Eğer itiraz ediyorlarsa mutlaka bir bildikleri vardır. "Çünkü gençlik damarı, akıldan ziyade hissiyatı dinler. His ve heves ise kördür, âkıbeti göremez." (Gerçi çocuklarının iyiliğini düşündüklerini sanarak kendi istedikleriyle evlendirmek isteyen aileler de vardır.)

4. Önce kendinizi tanıyın

Nasıl birisiniz? Sinirli, sakin, kıskanç, bunun gibi hangi huylarınız var? Evleneceğiniz aday nasıl olmalı ki, onunla anlaşabilesiniz? Önce kendinizi tanıyın.

5. Adayınızı iyi tanıyın

Kendinizi tanıdıktan sonra da adayınızı iyi tanıyın. Bunun için ailenizden yardım isteyin. Çünkü yıllarca flört ettikleri halde evlendikten sonra "seni tanıyamamışım" diyenlerin sayıları hayli kabarıktır.

6. Kendinizle barışık olun

Kendisiyle kavgalı olan, eşiyle de kavgalı olur. Şayet depresyondaysanız veya psikolojik başka bir rahatsızlığınız varsa tedavi olun. Tedavi olmadan asla evlenmeye yanaşmayın. Hem kendinizi hem de eşinizi bedbaht edersiniz.

7. Sakın yalan söylemeyin

Nikâh masasına kadar "evet", ondan sonra "her şey bitti" mantığıyla hareket etmeyin. "Nasıl olsa ben ona dediğimi yaptırırım." veya "onu değiştiririm" düşüncesiyle kendinizi kandırmayın. Çünkü sonradan hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.

8. Olgunlaşın


Evlilikte olgunluk çok önemlidir. Çocuk tabiatlı, en küçük şeyde küsen, alıngan, şımarık ve bir ailenin sıkıntısını göğüslemekten aciz insanlar, eşlerini mutlu edemedikleri gibi kendileri de mutlu olmazlar.

9. Maddiyata dikkat!

Aşırı derece maddiyata önem veren adaylardan uzak durun. Çünkü madde mutluluk değil, mutluluğa basamaktır.

10. Fazla beklentide olmayın


Evlilikten çok şey bekleyenler, mutsuz olurlar. Evlilik güzel şey! Fakat o güzelliğe ulaşmak emek ister, alın teri ve çaba ister. Bunu bilerek ve evlilikten olağanüstü mutluluk beklemeyerek evlenenler, daha çok mutlu olurlar.

11. Hayalperest olmayın

Realist davranın. Hayal ülkesinin bulutlarında gezenler, dünya gerçekleriyle yüzleşemezler. İlk gerçekle karşılaştıklarında kafalarını sert kayaya çarparlar.
Logged

arzum
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 884


Huzur,Huzurunda yaşamaktır..


« Yanıtla #6 : 06 Haziran 2009, 13:39:47 »

EVLENME (NİKÂH)

Abdullah b Mesûd'un (ra) Alkame'den rivayet ettiğine göre, Alkame şöyle dedi:
Ben Mina'da Abdullah b Mesûd ile beraber yürüyordum Derken, Osman b Affan Abdullah'a rastladı ve onunla konuşmaya başladı Osman, ona: "Ey Ebu Abdurrahman! Seni genç bir hanımla evlendirsek, olur ki sana geçen zamanından gençliğinin ve kuvvetinin bir kısmını hatırlatır" dedi Abdullah cevaben: Sen böyle söylediysen Resulüllah'da (as) bize şöyle buyurmuştur: "Ey gençler topluluğu! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin Zira evlilik gözü (haramdan) daha çok uzaklaştırıcı, iffeti de çok daha koruyucudur Evlilik külfetine güç yetiremeyenler ise oruç tutsun Çünkü oruç, şehveti kıran bir şeydir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2485

Enes'ten (ra) şöyle rivayet edilmiştir:
Hz Peygamber'in ashabından bir gurup, onun özel olarak yaptığı iş ve ibadetlerini öğrenmek maksadıyla, zevcelerine müracaat etmişlerdi Gerekli bilgileri aldıktan sonra, bunlardan birisi: Ben, kadınlarla evlenmeyeceğim; diğeri: Ben, et yemeyeceğim; ötekisi de: Ben döşekte uyumayacağım, diye söylendiler Bunun üzerine Hz Peygamber (as) Allah'a hamd ve sena ettikten sonra: "Bazı kimselere ne oluyor ki, şöyle şöyle demişler Ama ben hem namaz kılar, hem uyurum Bazen oruç tutar bazende tutmam Kadınlarla da evlenirim İşte her kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2487

Sa'd b Ebu Vakkas (ra)
"Resulüllah (as) Osman b Mazûn'un kadınlardan ve Dünya lezzetlerinden uzak durmasına izin vermedi Eğer Hz Peygamber onun uzletine izin verseydi, biz husyelerimizi çıkartıp hadımlaşırdık" demiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2488

Abdullah b Mesûd (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Yanımızda kadınlar bulunmadığı halde biz Resulüllah (as) ile beraber gazveye giderdik Bu sebeple; erkeklik yumurtalarımızı çıkartıp hadım mı olsak? dedik Fakat Resulüllah bizi hadım olmaktan nehyetti Sonra bize belli bir müddet içinde elbise mukabilinde bir kadınla nikâhlanmamıza ruhsat verdi Bundan sonra Abdullah b Mesûd Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın Çünkü Allah sınırı aşanları sevmezayetini okudu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2493

Cabir b Abdullah (ra) şöyle haber vermiştir:
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2494

Ali b Ebu Talib'den (ra) rivayet edildiğine göre:
(as) Hayber günü kadınların, muta suretiyle nikâh edilmesini ve evcil eşeklerin etlerinin yenmesini yasak etmiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2510

Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre:
Resulüllah (as): "Kadın halasıyla veya teyzesiyle, bir nikâh altında tutulamaz" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2514

İbn Abbas'ın (ra) bildirdiğine göre:
Resulüllah (as) ihramlı olduğu halde Meymune ile evlenmiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2527

İbn Ömer'in (ra) rivayet ettiğine göre:
Hz Peygamber (as) "Sizden biriniz diğerinin alış-verişi üzerine, alış-veriş işine kalkışmasın Yine biriniz, diğer birinin evlenme teklifi bir sonuca varmadan aynı hanıma evlenme talebinde bulunmasın" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2530

Ebu Hureyre (ra) şöyle haber vermiştir:
Hz Peygamber (as) şehirliyi, köylünün malını rayiç fiyattan daha fazlaya satmak maksadıyla satın almaktan, satıcıların müşteriyi aldatmak için fiyat yükseltmelerinden, bir kimsenin dünürlüğü üzerine dünür göndermekten veya onun alış-verişi sonuçlanmadan alış-verişe kalkışmasından nehyetti ve: "Hiç bir kadın da başka bir kadının kabındaki veya tabağındakini boşaltmak için, onun boşanmasını istemesin" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2532

İbn Ömer'in (ra) bildirdiğine göre:
Resulüllah (as), şiğar suretiyle nikâhtan nehyetmiştir Şiğar nikâhı; aralarında mehir olmaksızın bir kimsenin kızını diğerine, o da kızını kendisine vermek şartıyla nikâh etmesidir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2537

Ukbe b Âmir'in (ra) rivayet ettiğine göre:
Resulüllah (as): "Uyulması gereken en haklı şart, kadınları helalliğinize almanızı sağlayan şarttır" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2542

Ebu Hureyre'nin (ra) bildirdiğine göre:
Resulüllah (as) şöyle buyurmuştur: "Dul kadın kendisiyle istişare edilmedikçe nikâh edilemez Kız da kendisinden izin alınmadıkça nikâh olunamaz" Orada bulunan sahabeler: "Ey Allah'ın Resulü! Bakire bir kızın izni nasıl olur?" diye sordular Hz Peygamber: "Onun izni susmasıdır" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2543

Hz Aişe'den (rah) rivayet edildiğine göre:
O; Hz Peygamber'e (as) ailesinin evlendireceği genç kızın nikâhı hususunda görüşü sorulup rızasının alınıp alınmayacağını sormuştur Resulüllah, Aişe'ye: "Evet kendisi ile istişare edilir" buyurmuştur Aişe, Resulüllah'a: Genç kız utanır dediğinde Allah Resulü cevaben: "Genç kızın susması onun iznidir" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2544

Hz Aişe (rah) şöyle anlatır:
Resulüllah (as) beni altı yaşımda iken nikâh etti Dokuz yaşına geldiğimde ise benimle zifafa girdi Aişe (rah) sözlerine devamla: Medine'ye geldik ve ben bir ay sıtmaya tutuldum Bu sebeple saçlarım dökülmüştü Sonra tekrar saçlarım büyüyerek omuzlarıma kadar indi Bir defasında arkadaşlarımla birlikte tahtaravalli oynuyordum Derken annem Ümmü Ruman bana doğru geldi ve beni çağırdı Hemen yanına vardım Beni ne yapacağını bilmiyordum Annem elimden tuttu ve beni evin kapısı önünde durdurdu Bende yorgunluktan dolayı "heh, heh" diye soluyordum Nihayet kendime gelmiş, rahat nefes almaya başlamıştım Sonra Ümmü Ruman beni bir odaya aldı Bir de ne göreyim Ensar'dan bir takım kadınların huzurundayım Bu kadınlar: Hayırlı, uğurlu ve mübarek olsun dediler Ümmü Ruman, beni onlara teslim etti Kadınlar başımı yıkayıp bana çeki düzen verdiler Kuşluk vakti Resulüllah ansızın çıka geldi En sonunda kadınlar beni ona teslim ettiler
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2547

Sehl b Sa'd Saidî (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Bir kadın Resulüllah'a (as) gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Kendimi sana hibe etmeye geldim" dedi Hz Peygamber (as), kadına bakarak onu tepeden tırnağa süzdü Sonra başını eğdi Kadın Peygamber'in kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce bir yere oturdu Bu arada ashaptan birisi ayağa kalkarak: "Ey Allah'ın Resulü! Eğer senin bu kadına bir ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir" dedi Resulüllah ona: "Yanında (mehir verecek) bir şey var mı?" diye sordu O zat: "Yemin olsun hayır! Ey Allah'ın Resulü!" dedi Resulüllah: "Evine gidipte bak, bir şey bulabilir misin?" buyurdu O zat gitti, sonra dönüp geldi ve: "Hayır vallahi Ey Allah'ın Resulü! Hiçbir şey bulamadım" dedi Resulüllah: "Demirden bir yüzük olsun bak" buyurdu O zat yine gitti Sonra dönüp gelince: Hayır Ey Allah'ın Resulü! Demirden bir yüzük dahi bulamadım Ancak işte kaftanım (Ravi Sehl Bu şahsın bütün malı bundan ibaretti, demiştir) Bunun yarısı kadının olsun, dedi Bunun üzerine Resulüllah: "Senin izarını ne yapsın? Onu sen giymiş olsan, kadının üzerinde bir şey kalmayacak; kadın giyse senin üzerinde ondan bir şey kalmayacak!" buyurdu Adam bulunduğu yere oturdu Bir hayli oturduktan sonra kalktı Dönüp giderken Resulüllah onun çağrılmasını emir buyurdu Adamı çağırdılar, gelince Peygamber ona hitaben: "Kur'an'dan ezberinde ne var?" diye sordu O sahabe: "Filan ve filan sureler ezberimde," diyerek bildiği sureleri saydı Resulüllah (as): "Bu sureleri ezberinden okuyabilir misin?" diye sordu O zat: "Evet" cevabını verdi Resulüllah: "Haydi git! Ezbere bildiğin surelerle o kadına malik kılındın" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2554

Enes b Malik (ra) şöyle haber vermiştir:
Hz Peygamber (as) Abdurrahman b Avf'ın üzerinde sarı renk eseri gördü de ona: "Bu nedir?" diye sordu Abdurrahman: "Ey Allah'ın Resulü! Ben beş dirhem altın çekirdek miktarı mehir vererek bir kadınla evlendim "dedi Bunun üzerine Hz Peygamber (as): "Allah sana mübarek eylesin! Bir koyunla da olsa düğün ziyafeti ver" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2556

Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Ben Zeynep'in düğün yemeğinde hazır bulundum Resulüllah (as) halkı ekmek ve etle doyurmuştu Beni insanları düğüne çağırmak için gönderiyordu Düğün ziyafeti sona erince Resulüllah kalktı, ben de kendisini takip ettim Davetlilerden iki kişi konuşmaya dalmış, dışarı çıkmamışlardı Resulüllah diğer kadınlarının yanına gidip gelmeğe ve onlardan her birine ayrı ayrı: "Selam size! Nasılsınız ey ehl-i beyt? diyerek hâl ve hatırlarını sormaya başladı Onlar da: "İyiyiz Ey Allah'ın Resulü! Aileni nasıl buldun? diye karşılık veriyorlardı Hz Peygamberde: "İyi buldum" diyordu Bu işi bitirdikten sonra Resulüllah geri döndü ve bende onunla beraber döndüm Kapıya varınca, o iki kişinin hâlâ konuşmayı sürdürdüklerini gördü Onlar, Peygamber'in geri döndüğünü görünce kalkıp çıktılar Bilmiyorum, bu adamların çıktığını ben mi haber verdim yoksa kendisine vahiy mi indirildi! Peygamber dönüp geldi, ben de onunla beraber döndüm Ayağını kapının eşiğine koyunca benimle kendisi arasına perde çekti Ve Yüce Allah şu ayeti indirdi: Peygamber'in evine girmeyiniz Ancak davet edilirseniz giriniz"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2565

İbn Ömer'in (ra) rivayet ettiğine göre:
Resulüllah (as): "Sizden biri yemeğe çağrıldığında gitsin" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2574

Ebu Hureyre (ra) şöyle bildirmiştir:
Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir! Her kim (özürsüz olarak) davete gitmezse, muhakkak Allah'a ve Resulüne isyan etmiş olur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2585

Hz Aişe (rah) şöyle rivayet etmiştir:
Rifaa'nın karısı Peygamber'e (as) gelerek; ben Rifaa ile evli idim Beni üç talâkla boşadı Sonra ben de Abdurrahman b Zebir ile evlendim Fakat Abdurrahman'ın erkeklik aleti şu elbise saçağı gibi (gevşek) dir dedi Resulüllah gülümseyerek: "Sen tekrar Rifaa'ya mı dönmek istiyorsun? Hayır, sen ikinci kocan Abdurrahman'ın balcığından o da senin balcığından tatmadıkça dönemezsin" buyurdu Aişe sözlerine devamla: Ebu Bekr'de Peygamber'in yanında bulunuyordu Halid b Saîd b As ise kapıda kendisine izin verilmesini bekliyordu Halid: Ey Ebu Bekr! Bu kadının Resulüllah'ın huzurunda açık açık ne söylediğini işitmiyor musun? dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2587

İbn Abbas'ın (ra) rivayet ettiğine göre:
Resulüllah (as): "Sizden birisi cinsi münasebet için eşine yaklaştığında: Bismillah, Ey Allahım! Bizi şeytandan uzaklaştır! Şeytanı da bize ihsan ettiğin çocuktan uzak kıl! der ve bu birleşmeden aralarında bir çocuk takdir olunursa, artık şeytan bu çocuğa hiç bir zaman zarar veremez" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2591

Cabir (ra) şöyle haber vermiştir:
Yahudiler; bir adam karısının fercine arkadan yaklaşırsa, doğacak çocuğun gözü şaşı olur, derlerdi Bunun üzerine: Kadınlarınız sizin için bir tarladır Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varınayeti nazil oldu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2592

Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre:
Hz Peygamber (as): "Kadın, kocasının yatağını (mazeretsiz) terk ederek sabahlarsa, melekler sabaha kadar o kadına lânet ederler" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2594

Ebu Saîd Hudrî (ra) şöyle haber vermiştir:
Biz Resulüllah ile beraber Mustalik oğulları gazvesinde bulunduk Bu arada bir çok Arap güzelini esir aldık Kadınlardan ayrı yaşamamız epey uzun sürmüş, kadınlara karşı arzumuz da artmıştı Fakat bizler, kadınlar üzerinden fazla fidye almayı arzu ettiğimizden esir kadınlara yaklaşıp çocuk olmaması için azil yapmak istedik Resulüllah aramızda iken hükmünü ona sormamız uygun olurdu Resulüllah (as) cevaben: "Böyle yapmanızda size bir zarar yoktur Allah Kıyamet gününe kadar ne kadar can yaratmayı takdir etmişse, o mutlaka olacaktır" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2599
Logged
Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« Yanıtla #7 : 11 Haziran 2009, 17:23:20 »


Evlenme mânileri:

Soy, süt, evlilik gibi râbıtalar ile din farkı, fuhuş gibi bazı durumlar, bir erkekle bir kadının evlenebilmesine engel olur ki bunlara "evlenme mânileri" ve bu yüzden evlenilmesi caiz olmayan kadınlara "el-muharramât" denir. Şu âyet bunlardan onbeşini ihtiva etmektedir:

"Babalarınızın evlendikleri kadınlarla evlenmeyin,-geçmişte olanlar artık geçmiştir- çünkü bu bir fuhuş ve iğrenç birşeydi, ne kötü yoldu! Sizlere analarınız, erkek kardeşlerinizin kızları kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, birleştiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan üvey kızlarınız-ki onlarla (analarıyla) birleşmemiş iseniz size bir engel yoktur- öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek,-geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı..." (en-Nisâ: 4/22-24)


Kısa açıklamalarla sıralamak gerekirse:


1) Babanın eşi: bundan maksad analıktır. Babanın nikâhı altında olsun, boşanmış olsun analıkla evlenmek haramdır.
2) Ana: Bu ninelere de şâmildir.

3) Kız: Torunları da içine alır.

4) Kız kardeş: Öz veya bir cihette üvey (ana-bir, baba-bir) olanlar.
5) Hala: Babanın öz veya üvey kızkardeşleri.

6) Teyze: Ananın öz veya üvey kızkardeşleri.

7) Erkek kardeşin çocukları.
8 ) Kız kardeşin çocukları.
Bu sekiz sınıf içinde yer alan erkek ve kadınlar birbirinin mahremidir; aralarında evlenme devamlı olarak haramdır.

9) Süt ana: Çocuğun ilk iki yaş içinde sütünü emdiği kadın onun süt-anası olur ve bununla evlenmesi haramdır.
10) Süt kardeşler: Süt-ananın kendi oğul ve kızları, emzirdiği çocuğun süt kardeşleri olur ve bunlarla evlenmesi de caiz değildir.
"Soy birliğinden haram olanlar sütten dolayı da haram olur."39 hadisi, haram sınırını biraz daha genişletmiştir. Buna göre süt ananın usûl ve fürûunun hepsi, yan hısımlarının ise bir kısmı ile-süt çocuğunun- evlenmesi haramdır.40
Bu sebepledir ki kimin sütünü kimin emdiğini bilme imkânını ortadan kaldıran süt nakli ve bankası uygulaması caiz görülmemiştir.
11) Kaynana: Bir kız ile nikâhlanan -birleşmemiş olsa bile- o kızın anası ile evlenemez.
12) Üvey kız: Bir kadınla nikâhlanıp birleşen kimse, o kadının -başka erkekten olan- kızı ile de evlenemez.
13) Gelin: Öz oğulun karısı ile evlenmek haramdır.

14) Baldız: İki kız kardeşten birisi ile evli olan -boşanmadan veya karısı ölmeden- baldızı ile evlenemez. Hadisler, eşin hala ve teyzesi gibi yakınlarını da baldız sınıfına katmıştır.41
Bu dört sınıf evlilik rabıtası dolayısıyla haram olanlardır. Bu engele "hurmetu'l-musâhare" denir.
15) Evli kadın: Bir başkasıyla evli kadın boşanıp veya kocası ölüp iddetini42 doldurmadıkça ikinci erkekle evlenemez.
Buraya kadar sayılanlarla evlenmenin haram olmasını iki hikmet kadrosunda toplamak mümkündür:

a) İslâmın kurmak istediği aile, toplum ve ahlâk düzenine aykırı oluşu.

b) Yakınlar arasındaki evliliğin psikolojik ve biyolojik mahzurları.
16) Başka dinden olanlar: Müslüman olmayanlar aynı zamanda ehl-i kitap da değil iseler onlarla evlenmek müslüman erkek ve kadınlar için haramdır. (el-Bakara: 2/221)
Ehl-i kitap olan gayr-i müslimlere gelince, bunlardan kız almak caizdir; müslüman erkekler yahudi ve hıristiyan kadınlarla evlenebilirler (el-Mâide: 5/5). Ancak bunlara kız vermek caiz değildir; yani müslüman kadınlar müşrik ve dinsizlerle evlenemeyecekleri gibi yahudi ve hıristiyan erkekler ile de evlenemezler (el-Bakara: 2/221; el-Mümtehine: 60/10).
Genellikle evlerde erkekler hakimdir, son söz onlarındır. Bir müslüman kadın, müslüman olmayan erkekle evlenirse onun çevresine girecek, doğacak çocuklar da gâlib ihtimal babanın dinine tâbi olacaktır. Ayrıca kadının dinî hayatı da tehlikeye girecektir.
Müslüman erk
ek, gayr-i müslim kadınla evlendiği takdirde hem bunun hidâyete kavuşması ihtimali artacak, hem de çocuklara baba hâkim olacaktır. Müşrik ve dinsiz kadının ruhu ilâhî bir dine yatkın olmadığı için onunla evlenmek daha rizikoludur.

17) Fâhişe: Bir müslüman erkeğin fâhişe kadınla evlenmesi caiz değildir. Zinâ yapan ve bunu gizlemeyen erkek de böyledir. (en Nûr: 24/3.) Ancak tevbe eden, nefsini ıslah eyleyenler müstesnâdır.

Başından zinâ geçtiği bilinen, fakat buna devam etmeyen mü'min kadın ve erkek ile evlenmek mekruh olmakla beraber nikâh akdi sahih (evlilik mûteber) olur. Ulemânın çoğu bu görüştedir.43

Hayrettin Karaman
Logged

Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« Yanıtla #8 : 11 Haziran 2009, 19:45:24 »

Soru:

--Evlenmek için izleyeceğimiz yol nasıl olmalıdır? Görüşme esnasında ne tür şartlar konuşulmalı ve bu konudaki tavsiyeleriniz nelerdir?


--Müslüman, mütedeyyin, takvâ ehli bir kimse bulmağa çalışacak! Evlilikte esas budur, böyle olması gerekir. Karşı tarafla bu mânâda büyükler görüşebilir. Evlenecek olan kız ve erkek de birbirini görebilir; dinimizde buna müsaade vardır.
Öne sürülecek şartlar, dinî şartlar olmalı!.. Yâni, "Biz dine bağlılık istiyoruz, Kur'an yolunda yürümeyi istiyoruz, Sünnet-i seniyye'ye uygun yaşamayı istiyoruz." diye. Dünyevî şeyler, maaş vs. önemli değil...


Mahmut Es'ad Coşan (ra)- güncel meseleler
Logged

zeberced
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 07 Aralık 2009, 18:46:34 »

Kaynaş(ıp huzura kavuş)manız için size kendi (cinsi)nizden zevceler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O’nun (kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz ki, bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. rum suresi 21.
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Tartalım & Tartışalım  |  2.Haftanın Konusu(Evlilik ve Nikahın Ehemmiyeti) « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: