Selçuklu kaynaklarının verdiği bilgilere göre özellikle Anadolu Selçuklularında bürokrat yahut devlet adamı seçimini bir (komisyon) heyet yapardı. Bu heyet vezir, asker, kadı, hekim,alim vs gibi değişik branşların en üstündeki şahıslardan teşkil edilirdi. Ve bu heyete meymenet heyeti denirdi. Devlet memuru yahut yönetici olmak isteyen gençler bu heyete müracaat ederlerdi. Devlet adamı adayları bu heyetçe iyice incelenir Soyu sopu araştırılırdı. Huyu suyu gözü pekliği vatan sevgisi, yetenekleri kontrol edilirdi. Sonrada aday hakkında bir karara varılırdı. 'Tamam sen sınavı geçtin' dedikleri zaman artık aday o tarihten sonra boş kadrolara müracaat eder ve doğrudan atanırdı. Sınavı geçemeyenler daha doğrusu meymenet heyetinin olumlu görüşünü alamayanlar ebediyen devlet hizmetine giremezlerdi. İşte bunlara da MEYMENETSİZ denirdi. Rivayet edilir ki meymenetsiz sözü buradan gelmektedir...
Bu güne kadar ne çok meymenetsizin kahrını çekmişiz değilmi.?