geceler aydınlıktır..
bütün karmaşalar, belkiler, ruhunu ince ince kemiren belirsizlikler gider.. zihnin üstündeki sis perdesi gece kalkar..
insanlar dururlar ve uyurlar..gece
tenhadır..gece ıssızdır..insanlar; peşin hükümleri ,acımasızlıkları, egoları, sinsilikleri, ikiyüzlülükleri, kıskançlıkları, kuru köklü kinleriyle.. ve saire "hayvanilikleriyle" uyurlar..ve dünya aydınlanmaya başlar..
..
gece kemlikleri
örter..
gece
pusludur..güzelliğe; saflığa aç bir ruhla bakarsan herşey güzel görünebilir..kendi için de aydınlanmaya başlar..
ve o aydınlıkta kendini bulursun..görürsün..
usul usul tamir edersin ruhundaki bereleri..geçmişten gelen utançların sarsa bile başını..bağır, çağır, kendi kendini azarla..birşey lazım gelmez..duyguların kalbinden dupduru, kim ne der'siz, olanca saflıklarıyla akar..hatta öyle ki kem fikirler bile bir çocuk şeytaniliğinde masum görünür..kendini bile affedersin ki; gecenin tek kötü yanı budur.. özgürlüktür..gündüz insanların, tabuların kıskacında boğulan ruhunun salıverilmesi..kendi kendine tüm güzelliklerin özüne inmeye hazır bir ruh..bir nota ruha ancak bir yıldızın ışığında işler..
her tiktakta dalga dalga yükselen bir sevinç..
gece
sahidir.. geceleyin bir başka pişman olunur; özlem, heyecan başkadır.. mutluluk, zevk, gözyaşı.. gece başka olunur, bir başka sevilir..
geceleyin olduğun gibisindir..kendini kabul etmenin onulmaz, paha biçilmez hafifliği..
bencil gibi gözükse de değildir..geceye kapılarını açan bir dostla paylaşıldıkça; kelimeler kifayetini kaybeder..
..bağrına basar..
şefkatlidir..çırpınan ruhun gecenin kucağında sukun bulur..
gece
hayattır..dinginliktir.. gece
gündür.. nurdur..çöl nasıl suya muhtaçsa gündüzün heyulası altında ezilen ve gece uyumaların gafletiyle körelen bir ruh da geceye öyle susadı..ve öylesine heyecanla içti..
ve geceyi anlatmaya lazım olan kelimelerin sonu; gecenin olmadığı kadar derin ve uzundur..
filan filan ..
