~ ѕєℓмα ~
Selma ÇAKAN
Yayın Editörü
Aktif Üye
   
Online
Mesaj Sayısı: 6830
|
 |
« : 11 Eylül 2009, 12:48:02 » |
|
Devrik Cümle
"Dikkat etmiyor gençlerimiz konuştukları kelimelere. Yozlaşıyor gitgide Türkçe. Konuşulmuyor demektir evlerimizde zengin bir Türkçe. Öğrenilmiyor doğru Türkçe okullarımızda. Artık "millî" kelimesini bile reddediyor Millî Eğitim Bakanlığımız. Yanlıştır dilde tasfiyeci olmak. Değişir dil zamanla ama, olmaz dili zorla değiştirmek." Bugüne kadar benden böyle cümleleri hiç duymayanlar şaşırmışlardır, diyor Yavuz Bülent Bâkiler Sözün Doğrusu isimli eserinde ve devam ediyor: "Bunlar da ne biçim cümleler böyle?" diyerek somurtmuşlardır. Haklıdırlar. Bunlar devrik cümlelerdir. Yâni devrilmiş, kelimelerin yerleri değişmiş, değiştirilmiş cümleler. Her dilin kendisine has kaideleri var. Eskiler buna "Türkçe'nin nahvi" diyorlardı. Bugün biz, Türkçe cümlelerde "söz dizimi" diyoruz. Yâni bir cümlede, kelimeleri nasıl sıralamalıyız ki; Türkçe kaidelerine uygun olsun. Devrik cümle olmasın, doğru cümle olsun. Meselâ: "Değişir dil zamanla ama, olmaz dili zorla değiştirmek" cümlesi devriktir. Kelimeler yer değişmiştir. Bu devrik cümlenin doğrusu şöyle olacaktır: "Dil zamanla değişir ama, dili zorla değiştirmek olmaz." "Dikkat etmiyor gençlerimiz konuştukları kelimelere" devrik cümlesinin doğrusu şöyle olacaktır: "Gençlerimiz, konuştukları kelimelere dikkat etmiyorlar" Bildiğiniz gibi, Türk dili kaidelerine göre bir cümle vurulduğunda başta zarf bulunur. Sonra özne gelir. Son ra tümleç ve fiil. Türkçe cümlelerde fiil en sonda olur, en başta değil. Meselâ biz, "geldim dışardan" veya "döndüm çarşıdan" demeyiz. "Dışardan geldim" "çarşıdan döndüm" diye söze veya yazıya başlarız. Peki Türkçe'de devrik cümle hiç kullanılmaz mı? Kullanılır tabiî. Devrik cümleler Türkçede daha çok konuşma üslûbunda göze çarpar. Bir de şiirimizde. Yazı dilimizde devrik cümleler yoktur. Konuşma heyecanı veya yorgunluğu, dikkatsizliği içinde olan bir kimse, kelimeleri bazen aklına geldiği gibi sıralayıverir. Devrik cümlelerle konuşur. Ama aynı kişi kalemi eline aldığında kelimeleri yerli yerine oturtur. En eski Türk metinleri olan Yenisey Yazıtlarında devrik cümle yoktur. Mesela: "Beş yaşımta kangsız kalıp tokuz yiğirmi yaşımga öksüz boltım. Bu cümlenin bugünkü Türkçeyle karşılığı şöyle: "Beş yaşımda babasız kaldım, ondokuz yaşımda öksüz oldum." Atasözlerimizde devrik cümle yoktur. Biz deriz ki: "Akıllıyı arkada tutma, akılsızı kılavuz etme", "Tutma arkada akıllıyı, etme kılavuz akılsızı" demeyiz. Biz, "Aklı başında olan kuru kavgaya düşmez" deriz. "Dilini eşek arısı soksun" deriz. "Dilin kemiği yok, bildiğini söyler", "Dilini tutan başını kurtarır", "Dilinin belâsını çeker" deriz. Bizim hiçbir kitabımızda, "Kurtarır başını tutan dilini" diye bir atasözümüz yoktur. Ne demektir: "Benzer yaş deriye söz, gider oraya çekersen nereye!" Biz deriz ki: "Söz, yaş deriye benzer. Nereye çekersen oraya gider" İşte size Dede Korkut Destanlarından bir örnek: "Meğer Hanum Oğuzda, Duhaoğlu Deli Dumrul adında bir er varidi. Bir kuru çayın üzerine bir köprü yapdur-muşıdı. Geçenden 33 akça alurıdı. Geçmeyenden döge döge kırk akça alurıdı." Dede Korkut destanlarında esas olan, kaidesine göre düzgün cümledir. Türk nesrinin usta kalemlerinde Peyâmi Safa beyden bir örnek: "Türk kızı kültürünü genişletmelidir. Fakat o zaman da, kendi dilini iyi öğrenmesi gerekir. İyi, yâni edebiyatı, edebiyatının târihiyle beraber. Bütün bunları yabancı dil bilgisi takip edebilir. Milliyetçilik, kadının hürriyetini ve zarafetini de küfür saymaz!" Peyâmi Safa'nm eserlerinde devrik cümle yoktur. Türk nesrinin en zarif kalemlerinden olan Refik Hâlit Karay'da, Necip Fâzıl Kısakürek'te, Fâlih Rıfkı Atay'da, Arif Nihat Asya'da, Ömer Seyfettin'de, Sait Fâik'de, Reşat Nuri'de, Samiha Ayverdi'de, Emine Işmsu Öksüz'de, Sevinç Çokum'da, Gürbüz Azak'da ve daha nicelerinde devrik cümle yoktur. Yahya Kemâl merhum da devrik cümleden kat'iyyen hoşlanmazdı. Bir gün ona sordular. "Üstad" dediler. "Bazı yeni Türkçe öğretmenleri, Batılılar gibi devrik cümlelerle yazıyorlar. Biz de Batılılaşmak için devrik cümlelerle konuşup yazalım!" diyorlar. Siz ne buyuruyorsunuz! Yahya Kemâl gülmüş. "Ben de devrik cümleye taraftarım" demiş. "Yalnız, kelimelerin yerini değiştirmekle kalmayalım. Artık hecelerin de sırasını bozalım. Meselâ artık "Eve geldim" demeyelim "Dimgel ve-e" diyelim" demiş. KADIN veAİLE
|