''yalnız hüznü vardır kalbi olanın/ hüzün öylece orta yerdedir'' İlhami Çiçek
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 13:27:42
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  ''yalnız hüznü vardır kalbi olanın/ hüzün öylece orta yerdedir'' İlhami Çiçek 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: ''yalnız hüznü vardır kalbi olanın/ hüzün öylece orta yerdedir'' İlhami Çiçek  (Okunma Sayısı 640 defa)
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« : 07 Haziran 2010, 16:29:51 »

I
uzun bir nehirdir satranç
kıvrak ve uzatarak boynunu
nice güneş batışını yerinde görmüş boy-
(nunu
oysa veba tarihçileri bilmemişlerdir
her karenin bir karşı veba girişimi oldu-
(ÄŸunu
göğe bezgin bakanların bir türlü öğrene-
(mediÄŸi
bir oyundur satranç

evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış
artık dönüş yoktur
kuşku bağışlanmasa da
tedirginlik doğal sayılabilir
ancak
yürümenin dışında bütün eylemlerin adı
kaçış kaçış kaçıştır

çapraz özgürlüklerinde filler
acılardan yapılmış bir alanda
ne zaman ki esrirler
yazsak defterlere sığar mıydı
şah açmazında vezirin ölümcül tutkusunu
yerine göre piyon da bir tufandır
içinde hep bir vezir sürekli mahzun
düz gider çapraz vurulur ve uzun uzun
günbatımlarını çağrıştırır

hüznü uçlarından dolanıp
yalın sıçrayışlarla piyonlar arasından
ürkek ama cesur ama sevimli
açsa duyargalarını o tarihsel şiire
iyi bir oyuncu en çok atları sever

sen ey atını kaybeden oyuncu
bir ilkyazdan koca bir güz yontan adam
bırak oyunu

artık
öyle bir ıssızlık düşle ki içinde
yeryüzü kişnesin
bizim atlar

ıı
nicoldu onca oyuncu
oyarak
ette oyuk seyirmesinden
oyun kurarlardı

o mağrur gemiler ki açıklarda
güneşin şanla her akşam ufala ufala bat-
(tığı
suların kabarıp taşarak savrulduğu oradan
kesik bir insan başı gibi taşra düşüp
helak oldular
ün geldi ey iskender
çok acaip gördün ömrün tükendi
geri dön
ürktü
ki endiÅŸe
dünyadandır ve hayal hiçtir
sözü onun
...avda
yine geri dön bu son
yoksa öleceksin gurbette
dedi ses ve işitip ağladı
o koca iskender ki
tuhaf matlar yapardı
mat oldu olağan biçimde

artık anlaşılmıştır günün akşamlığı
kesin mat yok
iyi oyun vardır sadece
ve satranç aslında dalgınların oyunudur
dalgının ölüm karşısındaki sükuneti
düşmana
ölümün dehşetinden korkuludur

eÄŸilip o oyuncu
uzatsa boynunu buyruÄŸa

taşlar sürüldüğünde
kaleyi buyruksuz düşündü mü kişi
demek ki bütündür sallantıda
demek ki gök de anlaşılmaz bir biçimde(ölü
cinayetler de yeryüzüne paramparça da
(ğılmıştır
aşk ve umut dağılmıştır
koygun bir gece gibi günü kaplayan
sevgilinin gözlerindeki zeytin siyahını
o oylum oylum kabarık şiiri
kaplayan
bir ÅŸeyse buyruksuzluk
taşlar sürüldüğünde
alıp kişiyi kayalara çarpar buyruksuzluk

çağı binip
cübbesinden gözükara süvariler çıkaran
o beyaz taş oyuncusunu nerde bulmalı
tutup üzengisinden öpüp koklamalı

ııı
söyleyelim eBir
ha
in
dir
eSekiz yok
yok ayrı bir düşman falan
genç çeri
ey e hattındaki budala
-Tanrım ne saflık-

bir ara dilim sürçse
de at kıskacını anlatsam
desem ki Ha-
derler ki kemik atıyor
köpek resmine bu adam

anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiÅŸtir

vardın
söylemezler otlar
çok sütun düştü
nice bir taÅŸ
ne zamana yetiÅŸtin

aykırı sür
çalka
de ki ey at kıskacı kabaran
ateş almış ve ey at kıskacı
diye bağırarak
o oyuncu
oynadığında seni
konuÅŸ benimle
sana hizmet danışayım

ıv
hüzün
yalındır-dağdan
aparılmış kar topakları gibi

yel ki ince
ipince bir teldir kopmuÅŸtur

insan
azar azar kopmuÅŸtur

yalnız hüznü vardır kalbi olanın
hüzün öylece orta yerdedir
tuhaf bir yarma yaşanıyordur
çepçevre şeytan kilitleri

sınav

v
bir oyuna rasgeldim
her taşı yakup hüznü

anlat
bu boşalmış at
hüzündür

yanında
kalfa
çırak
ben bir oyuncu tanıdım
daha
ataktı

gördüm ki çatlıyordu
kara kuzgun

kabusa beyaz bir su
oyuluyordu

've sabır
olmasaydı
yeryüzünde
birgün
kalınabilir miydi? '

vı
bu hüznün
mesnevisi yazılmadı
gürbüz tarhlar öldü
o ceylanda
birkaç minyatür
mütekeddir
-de bana bu esrime
bu koygun minyatür yalnızlığından
baÅŸka nedir-oysa
kocamandır aşk
usanç
hep eksiler alanında
olup biten birÅŸeydir
parçala bu trajik geçiti
o taşı sür ey insan
taşı taş-çünkü saat
sınanan bir süreçtir ve atlar
yanıldıklarında
kaygan
o karangu duvarına çarpıp kuşkunun
düşer ölür atlar

çünkü satrançta
çünkü orada ve burada
her zaman
öğretidir zaman
aşkın da
katları vardır-kadim
kabarık bir öyküdür alınyazısı

ey aÅŸk
elbet başındasındır bela kitabının
ne çok dilin var
gece ki anlamadı
ÅŸu anda
o
ibrahim ve ishak
yargıç yok taşı kim atacak
leyle bilmez mi gerekli olduÄŸunu
diye döğünüp duran
gece ki ey gece
o külli aynalar
seni ararlar
ıssız bir hat fotoğrafın
dan sana çıktım

oynanan
göstermelik bir son oyundu
aldandın
ağır taşlar verdik
...ve ay seni bulduÄŸunda
yani ki kanıtladığında kendini
ben
müthiş bir başlık atacağım
ÅŸiirime
sevgili gecem diye

vıı
şebçerağ
söndü mü
diye bir ses

sahi şebçerağ nerde
iskender! iskender!
diye bir ünlem

bu nasıl iskender
aramız bengisuyu
diye bir hüzün

'hişt! Dostlarıma şunu haber ver
denize açıldım
ve gemim parça parça oldu'
diye bir im
denli narindir intikam

intikam içli bir marştır gerçekte
bir ara ses aygıtını yırtarak çıkarılırdı
o ÅŸimdi
dışlanmış bir taş olarak
karlı kış gecelerinde
acılı bir genç şairin her geçişte
hüznüne tanık olduğu
metruk bir kümbet denli müşahhas
aşktır-ve o
ne rahim bir yürüyüştür gecede

(o yıllar bir ressam tanırdım
gök çizemezdi
yüksek evler yapardı yitik kadın yüzle-
(ri-birgün
o kentin
- tarihsel bir kenttir-
o çarşısındaki hasır iskemleli kahvede
onu bir cenini çizerken ağlar gördüm
bütün öğeleri belliydi ama neden gözsüz
ama neden bir kaleden artmış kapı tok-
(mağı gibi
ıssız ve dokunaklı
diye sormadım çünkü ben
ağlayanları severim ve güzeldir ağlamak
denebilirki-
bir insan en çok ağlarken güzeldir
vakit de akşamdı dışarda kar vardı
kar yüzyıllardır alabildiğine vardı
insanlar doğar konardı konar göçerdi
sonra o bütün resimleri yırttı-
birden kaybolmuÅŸtu
arıyor diye duydum bir şeyi
çağın unutturmak istediği
belki derin bir gök resmini
ye'si biçen o eşsiz kılıncı gürbüz hamleyi)

bu taşı da sürüyorum
koyar gibi o güzel yapının üstüne
ya da komaz gibi taş üstünde taş
(ben daha çok taşlarımı anlıyorum nedir
ve nedir taÅŸ-
çakmak taşı satranç taşı
sapan taşı göktaşı)
reddetmek gerekiyor kimi taşları ve şey-
(leri
sözgelimi sapan taşını
- o göz çıkarır sadece -
ortadaki gökkasabı gökdeleni
tanrısız tecimevlerini caminin hemen
(önündeki
anacaddedeki aykırı kadın salınışını
yanlış konumunu gülün evlerde bahçelerde
ve hatta parklarını bile bu taş mekanın
reddetmek gerekiyor

çağa çıktığımda
kan -çoğalan bir suret ve kendini
ta içerlerde bir yerin üşüyor -duymu -
(yorsundur
yinelenir durur -ÅŸu sanki ne diye - ak -
(ÅŸam ki
dönüp nefsini içine tuttuğun yüzündür
senin yüzün - paramparça
bölük pörçüktür
şu kuytu kalabalıkta
şu yalnızlıkta
ivedi ve kirlisarı
dişiliğini kullanıyordur kuşku
lüks oteller gibi kuşku
kuÅŸku

(çağı deştiğimde
o yüz
diyor yoruldum - aynalar
gösterebilir mi hiç -bana sonumu
nedensiz başladığım oyunculuğa
bitireceğim raslantıyla-oyunumu
dostlarım da
var -intiharlar
her akşam ıslak-yapışkan
saçlarıyla girip odama
paniÄŸimden pay toplarlar)
azaldı
halk içinde yüzdeki ben gibiler
eldeki siÄŸile
çıbana - etin yumuşak bir yerinden sö-
(kün eden-
döndü halk ve cüzzam ne gün yürüdü
ve hep bir yaprak deÄŸil miyiz ki
bir zaman yarıp çıkmak serüveninde
özdalımızı
topu topu bir mevsimi yaşarız işte
müşa'şa'bir sonbahar figüranıyız
hepimiz de
ve cüzzam ne gün yürüdü sormalı
deÄŸil mi ki ebabil
adil
bir infazın adıdır
ve insan
- ne ÅŸu ne bu -
iyioyunundan
sorulmayacak mıdır

vııı
(kıstak)

her dakika
henüz ölmüş gibi ebuzer
kimsesizsindir
içlemin gamevi ay emek

kesik kesik solur
avcının ela gözlü nesnesi
kaybettiğin divit - kırdır
faniliğindir o ağaç ki
zekeriyya onda saklıydı

yazı ebediyyen vardır
n ortadaki göçük
içerdeki dehşet
pusudaki bungu
kıyım mahzen kan -
çok kandil kırılmış -sanki geç
herşey için -niçin
ertelenir sanır insan herşeyi
öyle sanır -yeniden han
o ölümsüzlük gibi mutantan
taş -düşmüş
vardır - orada nasılsalar öyle
apaçık
kırıktırlar

dili faldır aşkın ey taş



İlhami Çiçek - Santranç Dersleri
Logged
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #1 : 07 Haziran 2010, 16:30:50 »

http://www.youtube.com/watch?v=Gp2iLVpJrtg

Seslendiren güzel şiiri seslendirmiş...
Logged
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #2 : 07 Haziran 2010, 17:26:04 »

evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış
artık dönüş yoktur
kuşku bağışlanmasa da
tedirginlik doğal sayılabilir
ancak
yürümenin dışında bütün eylemlerin adı
kaçış kaçış kaçıştır


Burayı çok seviyorum!

Bu gökyüzünü çok seviyorum!

Bu denizi çok seviyorum!

Bu çölü çok seviyorum!

Bunlardan kaçamıyorsun, seviyorum...
Logged
Yamuk bakmak..
Gülünç bi dünyada kapana kısılmış, oldukça trajik bi figür..
Emektar
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 983


''Bir gün bir kafes kuş aramaya çıkar'' ~ F. Kafka


« Yanıtla #3 : 07 Haziran 2010, 19:51:24 »

artık anlaşılmıştır günün akşamlığı
kesin mat yok
iyi oyun vardır sadece
ve satranç aslında dalgınların oyunudur
dalgının ölüm karşısındaki sükuneti
düşmana
ölümün dehşetinden korkuludur

yalnız hüznü vardır kalbi olanın
hüzün öylece orta yerdedir


Allah razı oLsun kardeşim, derin manaLar arzeden bir payLaşım..
en kısa zamanda kitabıda aLmaLıyım inşAllah..
Logged

Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #4 : 07 Haziran 2010, 23:26:06 »

Kitabını bulursanız liütfen bana da haber veriniz. Ben internet kitabı dışında bulamıyorum. Zira uzun pek uzun bir zaman önce basılmış kitab. İsmi ''Santranç Dersleri''. Sahafçılarda bulma ihtimalin var. Ben Konya da olduÄŸum için sahaf bulmakta bulabilmekte zorluklar yaşıyorum. İnÅŸaallah sen bulursun!  Gülümseme

Kendisi Nuri Pakdil ile muhabbetlidir. Edebiyat Dergisi'nin sürekli şairlerinden olmuştur. Allah rahmet eylesin. Müslüman bir zihniyete sahib entellektüel bir şahsiyettir. Daha geniş bilgi için:

http://s.gokekin.com/
Logged
Yamuk bakmak..
Gülünç bi dünyada kapana kısılmış, oldukça trajik bi figür..
Emektar
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 983


''Bir gün bir kafes kuş aramaya çıkar'' ~ F. Kafka


« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2010, 16:57:13 »

maLesef buLunduğum şehirde sahaf imkanı yok denecek kadar az..sadece bi tane..yinede araştıracağım inşAllah..
kapsamLı biLgi için teşekkürLer Gülümseme
Logged

Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #6 : 08 Haziran 2010, 19:40:22 »

EstaÄŸfurullah! Bulursunuz inÅŸaallah! Göz kırpan  Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  ''yalnız hüznü vardır kalbi olanın/ hüzün öylece orta yerdedir'' İlhami Çiçek « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: