Reh-zen ne revâ ki yol senindir
Ger hâhiş ararsan ol senindir
*Yol kesenin bulanması revâ mı ki yol senindir. Dilek, istek ararsan, o da senindir.
Lâzım mı her ehl-i derd-i pür-şûr
Çıkmak ser-i dâra hemçü Mansûr
*Her dertli, her coşkun kişinin Mansûr gibi darağacına çıkması mı lâzım?
Etme beni firkate nişâne
Bed-ahdi ne lâzım imtihâne
*Beni ayrılığa amaç etme, ahdi kötü kişiyi, sınamaya ne lüzum var?
Çün zerre-i aşka mazhar ettin
Horşîde başım berâber ettim
*Değil mi ki zerre kadar aşk verdin, lütfettin de başımı güneş gibi yücelttin.
Câdûlar elinde etme beste
Öldür beni koyma böyle haste
*Cadılar eline düşürme, beni öldür de böylesine hasta etme.
Ol mevt hayât-ı câvidândır
Ger nefs için istene ziyândır
*O ölüm, ebedî bir yaşayıştır, ama nefis için istenirse ziyandır.
Maksûd hemîn rızâ gerektir
Ol kasde dahı atâ gerektir*Maksat ancak senin rızanı kazanmak. Fakat bu maksada erişmek de senin lûtfunla olur
Söze ne hâcet?...
[/SIZE][/FONT][/SIZE][/FONT]