Otoray Yolculuğu..
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 13:08:17
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  Otoray YolculuÄŸu.. 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Otoray YolculuÄŸu..  (Okunma Sayısı 874 defa)
çubuk
gece kuÅŸu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2026



« : 24 Ocak 2009, 05:30:08 »

Niğde’ye yaklaşıyorduk...

   Yanımda oturan bir NiÄŸde’li, ÅŸehrin eteÄŸini saran aÄŸaç kümeleri arasında pek iyi seçemediÄŸim bir noktayı iÅŸaret etti.
Faruk Nafız’ın hanı, dedi.

   Büyük ÅŸairin han sahibi olduÄŸu günleri de inÅŸallah görürüz. Fakat yol arkadaşımın bana gösterdiÄŸi bina, sadece Faruk Nafız’ın unutulmaz "Han Duvarları" ÅŸiirinde tasvir ettiÄŸi han idi.

   Kıyafetinden anlaşıldığına göre NiÄŸde’li arkadaÅŸ bir esnaf, yahut işçi idi. Böyle olmakla beraber Han Duvarlarını ve Faruk Nafız’ı biliyordu. Daha garibi trende ilk gördüğü yabancının bu ÅŸiiri, ÅŸiirde tasvir edilen hanı ve Faruk Nafız’ı tanımamasını kabul etmiyor, ateÅŸ ve su nevinden herkesce malum ÅŸeylerden bahseder gibi iki kelime ile bana maksadını anlattığına inanıyordu. Güzel ÅŸiirin kudreti... İyi yazılmış bir manzum hikayeye koskoca bir hanı, koynundaki tapu senedine raÄŸmen asıl sahibinin elinden alıyor, Faruk Nafız’e mal ediyordu.  Kahkaha

   Mamafih, arabamızda ayakta duran ve bizi dinleyen uzun boylu bir sakallının Yok, yahu...o han falanındır diye öteki mal sahibinin hakkını da ziyadan kurtardığını itirafa mecburum.
                                                

                                                       *
   NiÄŸde ile Kayseri arasındaki yolu, Faruk Nafız’ın İstiklal Muharebesi senelerinde, kona göçe üç günde aÅŸtığı o uzun mesafeyi, ben, bugün otoray denen yeni icat bir alet içinde, adeta uçarak geçiyorum .

   AkÅŸamın beÅŸ buçuÄŸunda daha NiÄŸde İstasyonu’nda kahve içiyordum, sokak fenerleri yanarken Kayseri’de olacağım.Bisikletin ilk icadı zamanlarında ona verilen ÅŸeytan arabası ismini bu otoraya saklamak lazımmış! Fakat, ikisi arasında adeta nalınlı adam ile patenli adam farkı var. Otobüsün mütemadiyen taÅŸla, toprakla boÄŸuÅŸmasına mukabil otoray, cilalı çelik raylar üstünde yaÄŸ gibi kayıyor.
   Ulukışla ile Kayseri arasında günde iki sefer yapan bu arabaların, birinci ve ikinci sınf yolcuları için, ÅŸoförün arkasında dört maroken koltuÄŸu, camekanlı bir kapı ile buradan ayrılan geri tarafında da demokratlara mahsus, yirmi otuz kiÅŸilik kanepesi var.
   Bazı ÅŸakacı yolcular lüks kısmına Lordlar Kamarası, ötekine Avam Kamarası adını takmışlar.
   Bu otoray, yolları adeta çocuk oyuncağına çevirmiÅŸ. Mesela Kayseri’liler bizim Ada vapurları biletinden daha ucuz bir para ile günübirliÄŸine Bor bahçelerinde eÄŸlenmeye gidiyorlar.
   Åžoför, daha doÄŸrusu makinistin bana anlattığına göre Adana ve Kayseri’de oturan iki akraba, mesela bir ana kız, Pazar sabahları bulundukları yerden hareket ediyor, öğleyin Ulukışla’da birleÅŸiyorlar, akÅŸama doÄŸru yine evlerine dönüyorlarmış.
   Bu seyahat, artık yolculuktan usandığım bir zamana rastlamış olmakla beraber beni atlıkarıncaya binmiÅŸ bir bayram çocuÄŸu gibi eÄŸlendiriyordu. Otoray, son derece munis dekor arasından akıp giderken kah makinistin omuz başından önümüzdeki yola, kah arkaya geçerek akÅŸam ışıklarıyla sararıp kızaran ovalara bakıyordum.
   Yeni bir icat yalnız manzaraları ve hayatı deÄŸiÅŸtirmekle kalmıyor, duygularımıza, dünyayı görüş tarzımıza da tesir ediyor.
  Yolculukta akÅŸam, insanın gayri ihtiyari garipsediÄŸi, kendini karanlık düşüncelere bıraktığı saattir. Halkın akÅŸam garipliÄŸi terkibiyle anlattığı bu duyguda kendimizi uçsuz bucaksız mesafeler arasında kaybolmuÅŸ hissetmemizi, arkada bıraktığımız uzağı bir daha görmek şüphesinin, öndeki uzaÄŸa yetiÅŸememek korkusunun elbette bir payı vardır. mesafelere hakim olmak emniyeti iÅŸte bu şüphe ve korku mefhumunu kaldırıyor, insana bu geniÅŸ ovalarda kendi mahallesinde, evinin bahçesinde, dolaÅŸmak hissini veriyor.
   Faruk Nafız?
  "Dönmeyen yolculara aÄŸlayan yaslı yollar"  diye anlattığı bu yolu, vaktiyle bir yaylının ÅŸiltesine uzanarak, kendini tekerleÄŸin sesine kaptırarak geçmiÅŸ olmasaydı da benim bindiÄŸim otoray içinde tayyarede gibi geçseydi bu acı gurbet ÅŸiirini bilmem yazabilir miydi?
   Yeni edebiyatlarda romantik hüzün ve "spleen'in gide gide kaybolmasında bu yeni icatların bir tesiri olsa gerektir.


  REÅžAT NURİ GÜNTEKİN
    (Anadolu Notları’ndan )
Logged

...melali anlamayan nesle aÅŸina degiliz...
ÅŸehzaade
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #1 : 10 AÄŸustos 2009, 12:02:27 »

 Kesinlikle çok güzel bir yazı. Edebiyat budur.  Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  Otoray YolculuÄŸu.. « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: