Pınar-ı hayat
Aktif Üye

Offline
Mesaj Sayısı: 495
|
 |
« : 03 Nisan 2008, 17:40:50 » |
|
[JUSTIFY]Şehirlilik, şehire has yaşam tarzını ifade eden bir kavram. Arapça, şehir anlamındaki "medine" kelimesinden türetilmiştir. Tanzimatçılar tarafından batıdaki "civilisation (sivilizasyon)" tabirini karşılayan bir kelime olarak Türkçeye sokulmuştur.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Medeniyet kavramının bir çok tanımı yapılmış olup, bunların herbiri, birbirinden farklıdır. Bu tanımlardan bazıları kültürü de medeniyet kavramı içinde ele alır. Ancak kültür, bir milletin yaşamasını kolaylaştıracak olan bilgi birikimi; medeniyet de, bu kültürün maddî alanda ortaya çıkışıdır. Yani medeniyet, bir anlamda maddî kültürdür. Toplumların, gayelerine ulaşmak için birer vasıta olarak kullandıkları sosyal, hukuk ve ticarî kurallar da medeniyetin bir parçasıdır.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Tarih boyunca yeryüzünde varlık göstermiş bir çok medeniyet mevcuttur. İç gerçekleri göz önüne alındığında, bu medeniyetleri esas olarak iki grupda değerlendirmek mümkündür. Birisi, hayatlarını vahyin ışığında düzenleyen toplumların vücuda getirdiği medeniyet; diğeri de, müşrik ve putperest toplumların medeniyeti.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Eski Asur, Mısır, Yunan ve Roma medeniyetleri tarihteki putperest medeniyetlerden bazılarıdır. Bu toplumlarda, yaşayan ve ölmüş bazı kişiler ilâhlaştırılarak putları yapılır ve onlara tapınılırdı. İnsanları birbirine öldürterek veya aç arslanların önüne atarak seyretmek Romalıların en büyük zevklerinden biri idi. Bu toplumların ürettikleri medeniyetlere bakıldığında, sadece hipodrumlar, piramitler ve putlara tapınılan puthanelerin kalıntıları görülebilmektedir. Bu toplumların kültürleri, insanın insana tahakkümü ve ilâhlık taslaması temel düşüncesinden kaynaklandığı için bu medeniyetlerin geniş halk kitlelerine yansıyan tarafı, ezilip horlanmaktan başka hiç bir şey değildir.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Yapılan tanımlamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; insanların insanlıklarını yok eden putperest hâkimiyetlerin ürettikleri maddi varlıklara da medeniyet denilebilir. Ancak medeni; yet kavramının içerdiği gerçek anlam tevhid'in yani İslâm'ın kendisidir. Cahil, müşrik sistemlerin medeniyet adına ortaya koydukları şey, insanî, fıtratının gerektirdiği yere oturtmak için bir vasıta değil, onun Allah Teâlâ'ya dönük bu fıtrî özelliklerini yok edip, köleleştirmek için kullandıkları bir araçtır.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Medeniyet kavramı, Batı dillerinden Türkçeye aktarırken kastedilen şey, Batı idi. Yani Batılının gözünde medeniyet Avrupa'dadır; bunun dışında kalan toplumlarsa birer barbarlar topluluğudur. Bu anlamda bakıldığında, medeniyet kavramının da diğer bir çok kavramda olduğu gibi, kültür emperyalizminin yüklediği anlamlar olduğu görülür.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Batı medeniyeti kaynağı ve hizmet ettiği idealler bakımından tarihteki diğer putperest toplulukların bir devamı niteliğindedir.[/JUSTIFY]
[JUSTIFY]Hrıstiyanlık ortaçağ Avrupasına ilâhî bir din olmaktan çok, puthaneye çevrilmiş kiliseler ile girdi. Hrıstiyanlık dönemi Batı tarihi, kilisenin halka karşı zulümleriyle doludur. Dolayısıyla, böyle bir zihniyetin vücûda getirdiği bir medeniyete gerçek anlamda medeniyet denilmesi imkânsızdır. Zira medeniyetin ölçüsü insana verdiği değer ve ona götürdüğü hizmettir...[/JUSTIFY][JUSTIFY][/JUSTIFY]
|