BERTHOLT BRECHT'den bir şiir Ama ne Şiir!
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 12:43:17
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  BERTHOLT BRECHT'den bir şiir Ama ne Şiir! 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: BERTHOLT BRECHT'den bir şiir Ama ne Şiir!  (Okunma Sayısı 605 defa)
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« : 05 Haziran 2010, 12:27:32 »

1.

İyilik neye yarar,
öldürülürse iyiler çarçabuk,                                                     
ya da iyilik görenler?

Özgürlük neye yarar,
yaşarsa bir arada
özgürlerle tutsaklar?

Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,             
akıl neye yarar?

2.

İyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!

Özgür insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
kavuşsun özgürlüğe herkes,
özgürlük sevgisi geçersiz olsun!

Akıllı insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
akılsızlık zararlı olsun!
Logged
Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #1 : 05 Haziran 2010, 12:30:19 »

güzel Gülümseme
Logged

Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #2 : 05 Haziran 2010, 12:40:27 »

''Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,             
akıl neye yarar?''


Burası ilginç gelir hep bana. Ne demek istemiş acaba? Ney

Eyvallah!  Gülümseme
Logged
mert
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1190


Sende en iyisi ne ise, dostuna ver. Mevlânâ


« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2010, 12:46:42 »

Alıntı
''Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,         
akıl neye yarar?''

Soru sanki bu... Cevaplamak istedim, dilim dönmese de...

Rızkı veren Allah'tır. Ve dünya rızkı dağıtılırken akıllıya fazla, akılsıza az verilmez...
Ama akıl çözücüdür, ilmi ve hikmetleri çözer, manâları anlar, dersler çıkarır, hüküm verir...

Rabbim: "İlmi isteye, zengili istediğime veririm" demiş.

Akıl bize gerçeği görmemize, ilmi tanımamıza vesiledir... Ve zira akıl her zaman zenginlikten üstündür...
-------------------------
Şiir ise güzel, düşündürücü ve biraz da üzücü...
Logged

"Bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki; orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır." Büyük Frederik
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #4 : 05 Haziran 2010, 13:02:59 »

Akıllı olmak bir kazançtır size göre mert kardeşim. Doğrusunuz! Aklımızla buluyoruz ya mevcûdâtı...

Ve Necib Fâzıl şöyle diyor: ''ALLAH , en ileri dereceye çıktığı zaman akılsızlığını anlayan şu akılsız aklın belasını versin!''

İbn-i Arabî aklın anlayamayacağını yine akılla açıklıyor. Aklı yine akılla altedebilmek: İbrahim'in putları baltayla kırması gibidir. Zira putlar da balta da insan aklının bir ürünüdür. Putunuzu onun daha üstünde bir gerçekle yıkmak dense yeridir.Onun daha üstü bir gerçek: Allah'tır.

Mecnûn aklını fedâ edip bir şeyler kazanıyor. İşte işte bu kadar akıl karmaşasından bu kadar... Deli gibi düşününce zahmetli olan mı; yani ekmek gibi olmadığı zaman aç kalacağınız şeyi mi buluyoruz? Şunu sormak istiyorum akıl mı kazanç; akılsızlık mı?



Logged
mert
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1190


Sende en iyisi ne ise, dostuna ver. Mevlânâ


« Yanıtla #5 : 05 Haziran 2010, 19:41:53 »

Alıntı
akıl mı kazanç; akılsızlık mı?

Mevlana bir gün söylemiş, Sema'yı herkes yapmasın... Zira Sema insanı yolunda ilerletir.. Yolu küfür ise küfürde ilerletir, yolu iman ise imanda ilerletir.

Bu bir ara okuduğum kitapdan bir mana...

Düşününce, Nevşehir'de içkili lokanlatalarda malesef Sema gösterilerin olduğunu duyunca... Çok üzüldüm bu tür durumlara...
------------
Ama soruya cevaban gelirsem, eğer ki akıl iman ve islam nazarında değilse akılsızdır.
Aklı akılsızlık ile mi ölçeyim...
-------------
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yanlız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum Hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı.

Çoban Rab'ine şöyle yalvarıyordu:

*** Kurban olduğumAllah 'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldirAllah 'ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.

Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.

Çoban Duasına devam ediyordu:

*** Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım.

Duydukları karşısında hz. Musa öfekeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanbın duasını:

Hz. Musa:

---- Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!

Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmiyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar Hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti.

Hz. Musa o gece bir ses işitti, seselenen Rab idi:

**** ". Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.

Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelemlere bakacak olsak yeryüyünde insan kalmazdı!

Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki"

Musa hatasını anlatı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmiyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.

Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki:

" Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et.Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir.
Mesnevi'den alıntıdır.

-------------
"Nazar ile niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder; günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet, niyet adi bir hareketi ibadete çevirir ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir, Allah hesabına olursa marifet-i ilâhiyedir.” (Mesnevi, 2006, s. 84)

Bediüzzaman

-----------
Yukarıdaki manalar aslında niyeti ifade ediyor. Akıl ise niyetine göre âladır niyetine göre şer.
Bir kimse Kuran okuyayım da, kurandan anladıklarımda Müslümanları kandırayım deyip de Kuran okusa, o güzel işi ona günah kazandır. Bir kimse de iyi bir niyetle çok kötü bir iş yapsa, belki onun o niyeti ile o iş neticesinde sevap kazanabilir.
-----------
Bir arkadaşımın bir konu üzerinde bir yaklaşımı vardı...

"Fâhişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu." [Müslim, Tevbe 155, (2245).]

Bu hadis üzerine... Kaynak: http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=12505

Evet böyle bir durum mümkündür. Rabbim halis niyetine göre insanları değerlendirir...

Ama mağfiret olunmak için Kötü bir kadın olup da köpeğe su vermek doğru değildir. Zira o köpek denk gelmeye bilir.
Ölçü islamdır, imandır, akıldır.
Logged

"Bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki; orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır." Büyük Frederik
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #6 : 05 Haziran 2010, 22:58:09 »


Çobana sorulsaydı ki; ettiğin duaları hangi akl-ı selim yapar, akıl sahibi misin? ''Evet'' diyecekti.Akıllı olduğunu gösterebilmek bir ayrıcalıktır çünkü.  Sizce yaratan bir varlığa insanı sıfatlar yüklemek hangi akıl sahibinin işi?

Niyetine bakarım diyeceksiniz. Doğrusunuz! Musa neyi düşünmüştü? Cahil bir adamın düşünmeden, aklını kullanmadan söylediği sözlerin yanlışlığını öğretmesinin verdiği huzurlaydı. Sonuç ne oldu? Her akıl sahibi düşünemiyor.


Peki, haydi düşünün bakalım, ne diyebiliriz ona? İster misiniz bir şeyler soralım Bildiğin bir şey varsa kıskanmayacağımızı(çünkü aklın meyvesinden biriside budur. Karunluk etmez akıl sabibleri), tersine, bilen birini bulduk diye sevineceğimizi anlatalım, şöyle diyelim ona: '' Bilen adamın bildiği bir şey var mıdır?'' Var diyeceksiniz eminim. Böyle olunca, aklı aşabilmişlerin azınlık olacağını kestirebilirsiniz. Onlarda aradığımız yaradılış  ve değerler kolay kolay bir araya gelmez, bu değerleri çok defa ayrı ayrı insanlarda görüyoruz. Benim aklım kanatlarının bir tekinin güneşi kaplayan Ruhü'l-kudüs'ün dünyaya sığmasını almıyor. Allah yapar amenna! Düşünün bakalım nasıl yapıyor! Güneş dünyanın çapının 109 katıdır. Geçtik. Sahâbi aklıma geliyor. Zira onlar düşünmüşler ve bulmuşlardı doğru yolu. İşte gerçek akıl sahibleri diyorum. Niyetleri salihti! Uhud'ta okların önüne atlamalarını o kadar kılıç yaralarını hayal edemiyorum. Bizden istenen teslimiyet! Şunu da beğendim: Şûh kadının akıbetinin cehennem olacağını düşünür düşünenler değil mi ama?

Bir de şer kısmı var dediğiniz gibi. Akıl niyetine göre âladır niyetine göre şer. Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibileri aklın şer kısmını uygulamışlardır. Yoksa pek-alâ bilmiyorlar mıydı? Hakikat önlerindeyken, delilleriyle hem de akledemiyorlar mıydı?

Ölçü İman'dır.
Logged
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #7 : 05 Haziran 2010, 23:04:07 »

Ne akıllı ne akılsız galiba?
Logged
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #8 : 05 Haziran 2010, 23:14:18 »

Genel olarak, insanda varolan soyutlama yapma, kavrama, bağıntı kurma, düşünme, benzerliklerin ve farklılıkların bilincine varma kapasitesi, çıkarsama yapabilme yetisi. Vahiy, inanç, sezgi, duygu, duyum, algı ve deneyden farklı olarak, salt insana özgü olan bilme yetisi, doğru düşünme ve hüküm verme yeteneği, kavram oluşturma gücü: akıl. Böyle diyelim ama..
Logged
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #9 : 05 Haziran 2010, 23:33:53 »

ALLAH , en ileri dereceye çıktığı zaman akılsızlığını anlayan şu akılsız aklın belasını versin!
Logged
mert
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1190


Sende en iyisi ne ise, dostuna ver. Mevlânâ


« Yanıtla #10 : 06 Haziran 2010, 03:19:59 »

Şimdi her soru işaretine bir cevap verilebilir belki... Ama verilen cevaplarla beraber konuyu ve ilk soruyu (akıl mı üstün akılsızlık mı?) toparlamak çok mümkün olmaz gibi âteş icân

Bir kitap yazarken bir hiyeraşi vardır, üst başlık, başlık, altbaşlık... Kitabın içine hepsini koyalım sırası önemli değil denilirse eğer, kitap amacına ulaşmayan okunamaz bir yığın olur.
---------------------------------
Ama hepsinden ziyade
Alıntı
ALLAH, en ileri dereceye çıktığı zaman akılsızlığını anlayan şu akılsız aklın belasını versin!
Bu bedduan düşündürdü beni...

Çünkü bir pencerede bu kısmı halis niyetliler diye gördüm. Diğer bir pencerede aklını kötüye kullanları zannettim.
Ettiğin bedduanın içinde Hz. Mevlana'yı da gördüm, İsrail'in Siyonistlerini de...

Bundandır, bu bedduya Amin demek kolay değil benim için...

Ama niyetin halistir diye düşünüyorum... Kastında Mevlana yoktur diye...

Yine de "Rabbim bizleri yolunda ıslah eylesin" diyorum. Beddua yerine duayı tercih ediyorum. Gülümseme
----------------------------------
Aklım bu kadar çalışıyor belki de.. Kusuruma bakma onun için âteş icân.
Logged

"Bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki; orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır." Büyük Frederik
Abdurrahman Selman
dili faldır aşkın, ey taş
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 558


dili faldır aşkın, ey taş


« Yanıtla #11 : 06 Haziran 2010, 13:29:02 »

İsmet Özel gibisiniz Gülümseme. Anlamak yok sevgili anlar gibi olmak var!. Necip Fâzıl'a katılıyorum. Allah belasını versin!
Logged
Rmysa ~
**
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 406



« Yanıtla #12 : 06 Haziran 2010, 13:52:23 »

İyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!


 Gülümseme Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Kültür & Edebiyat  |  BERTHOLT BRECHT'den bir şiir Ama ne Şiir! « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: