Türkiyenin Jason Bourne’ü Yeşil mi? Yoksa Yeşil Hayal Kahramanımı?
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 12:28:05
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  Türkiyenin Jason Bourne’ü Yeşil mi? Yoksa Yeşil Hayal Kahramanımı? 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Türkiyenin Jason Bourne’ü Yeşil mi? Yoksa Yeşil Hayal Kahramanımı?  (Okunma Sayısı 298 defa)
kulishak
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 38


« : 09 Şubat 2012, 10:40:38 »



TJason Bourne’ü hatırladınız mı?..
Eğer Robert Ludlum okurlarındansanız hemen hatırlamışsınızdır…
Ya da üstadın romanlarından senaryolaştırılan ve “Medusa” diye başlayan filmleri izlediyseniz yine hemen “bildim” demişsinizdir…

Bilmeyenlere ben anlatayım o halde...
Aslında Jason Bourne diye biri hiç olmamıştır…
O isim, Amerikan Derin Devletinin bütün kirli işlerinde kullandığı kişilerin "ortak" ismidir...
Ama...
Derin devlet dışındaki ilgililer, diplomatlar, casuslar, devlet adamları bunun böyle olduğunun farkında bile değillerdir…
Jason Bourne vardır ve azılı bir katildir gerektiğinde…

Okur veya sinemasever ise Jason Bourne'ün aslında David Webb olarak doğup büyüyen iyi aile babası bir tıp doktoru olduğunu zanneder…

 
Neyse...
Söylemek istediğim şu:
Robert Ludlum, bir roman kahramanının bile gerçekte kim olduğunu veya olmadığını; bir kişi mi, yoksa devlet adına suça bulaşmış onlarca kişi mi olduğunu bilmemizi istemez…

Sliviri'de halen yargılaması yapılan ve adına "Ergenekon" denilen suç örgütünün en belirgin özelliği de içinde yüzlerce Jason Bourne barındırmasıdır…
İşlenen cinayetlere, soygunlara, yapılması planlanan darbelere baktığınız zaman ortada gerçek suçlu olarak gösterilenlerin hemen hepsi “Bir numara ben değilim” diyor…
Peki "1 Numara kim"?..
Ergenekon'un Jason Bourne'ü ama ortada Yok...
Böylelikle Jason Bourne'lerin gerçek kimlikleri de ortaya çıkmıyor...

Bendeniz bunu anlatan 3 roman yazdım ama hiç kimsenin umurunda bile olmadı…
Gerek okurlar, gerek yayınevleri ve gerekse de kitap eleştirmenleri “Metal Fırtına” gibi “hayali bile imkânsız” absürt, hamasi konuları daha çok sevdiler benim “gerçekçi” romanlarımdan…

Şimdi…
MİT'in halihazırdakiyle eski Müsteşarı ve eski yardımcısı “Şüpheli” sıfatıyla savcılığa davet ediliyor…
Neden?..
KCK ile işbirliği yapmak suçu(!)ndan…
Dikkat!..
KCK’dan söz ediyorum…
Yani…
Terör örgütünün şehir yapılanmasından…
Başka?..
Terör örgütü ile devlet adına pazarlık yapmak suçu(!)ndan...

“Savcının elinde somut kanıt var mı?” diye sorarsanız ben de size:
“Şart mı?” diye sorarım…
Ve Başbakan'ın birkaç gün önce söylediği bir tekerlemeyi hatırlatırım:
"Men dakka dukka!"
Anlayan anlamıştır...

Daha fazla uzatmak istemiyorum...
Çünkü...
Bu ülke medyası ve yargısı el ele vererek “Yeşil” adında bizim de bir Jason Bourne’ümüz olduğuna ( hem de yıllardır) inandırdı bu milleti…
Millet de inanmaya öyle hazırdı ki, inandı...
Halen de inanıyor...
Oysa "Yeşil" diye uydurma bir "seri katil" sayesinde “Ergenekon” adı verilen Faşist örgütün işlediği bütün cinayetler, hırsızlıklar, yolsuzluklar, kamu soygunları bir tek kişinin sırtına yüklendi…
Gerçek katillerin bütün suçları altmış kiloluk, avurtları çökmüş bir sahte Batman’in sırtına vuruldu yani…

Bugün MİT Müsteşarlarına ve eski yardımcıya yazılan yargı – medya ortak yapımı senaryo sonunda “MİT tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı Müsteşarı”  mahkûm edilmek isteniyor...
Edilmeyeceğinin de (şimdilik) garantisi yok…
Çünkü…
Adına kimilerinin kasten “Kürt Terörü” dedikleri şey; Ergenekon’un, “darbe – silah – uyuşturucu” ticaretiyle birlikte ülke yönetimini de elde tutmak için kullandığı enstrümandan başka bir şey değildir…

Yani…
Bizim Jason Bourne’lerimiz iş başındadır…
Bunlar, cezaevinde yatanlardan bazılarının dublörleridir…
Ve…
Bizim Jason Bourne’lerimizin kimi asker, kimi gazeteci, kimi politikacı, kimi iş adamı, kimi ise yargıç ve savcıdır…
Bu sefer bütün yük (sanırım) sonuncularda…
Hoş geldiniz Bay Jason Bourne!..

Az daha unutuyordum...
Hakan Fidan da az suçlu değil yani ha!..
Suçu ne mi?..
Bütün suçu; bütün suçu terör belâsını sona erdirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle çalışmak..:
Evet...
Bütün suçu bu...
Az suç mu yani?..


Memduh BAYRAKTAROĞLU
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  Türkiyenin Jason Bourne’ü Yeşil mi? Yoksa Yeşil Hayal Kahramanımı? « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: