kulishak
Aktif Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 38
|
 |
« : 29 Temmuz 2011, 11:32:37 » |
|
Ders alınacak üç hikâye KAVAK AĞACI İLE KABAK<?XML:NAMESPACE PREFIX = O /><O:P></O:P> Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermişti. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başladı. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyüyüp neredeyse kavak ağacı ile aynı boya geldi. Bir gün dayanamayıp sordu kavağa:<O:P></O:P> -Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?<O:P></O:P> -On yılda, dedi kavak.<O:P></O:P> -On yılda mı? Diye gülüp çiçeklerini sallayan kabak:<O:P></O:P> -Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak! Dedi.<O:P></O:P> Günler günleri kovalayıp sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını dökmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başladı. Sonra dönüp endişeyle kavağa sordu:<O:P></O:P> -Ey kavak ne oluyor bana? Dedi. Kavak<O:P></O:P> -Ölüyorsun, diye cevap verdi.<O:P></O:P> -Niçin?<O:P></O:P> -Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.<O:P></O:P> Çalışmadan, emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.<O:P></O:P> EN İYİ BUĞDAY<O:P></O:P> Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:<O:P></O:P> -Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.<O:P></O:P> -Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda:<O:P></O:P> -Neden olmasın, dedi çiftçi.<O:P></O:P> -Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.<O:P></O:P> Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.<O:P></O:P> GELECEĞİNİ BİLİYORDUM<O:P></O:P> Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omuzundan tutarak tekrar içeri çekti:<O:P></O:P> -Delirdin mi sen, gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma.<O:P></O:P> Asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti; asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı:<O:P></O:P> -Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.<O:P></O:P> Arkadaşını getiren asker:<O:P></O:P> -Değdi, dedi, gözleri dolarak, değdi...<O:P></O:P> -Nasıl değdi? Görmüyor musun ölmüş?<O:P></O:P> -Hayır, yanına ulaştığımda ölmemişti, henüz sağdı. “Geleceğini biliyordum, geleceğini biliyordum” dedi. Onun bu sözlerini duymak, dünyalara bedeldi.<O:P></O:P> Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.<O:P></O:P> 'Her sabah Afrika'da bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa öldürülecektir. Her sabah Afrika'da bir aslan uyanır. En hızlı ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır. Aslan veya ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmaya başlasanız iyi olur.' (Afrika Atasözü )<O:P></O:P> Çok çalışmak, emek harcamak, güven vermek, sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlar. Her sabah uyandığımızda bir de böyle bakalım dünyaya. Unutmayın hayat uzun bir hikayeye benzer. Ancak hikayenin uzun olması değil, iyi olması önemlidir
|