GELECEK NESİLLERE DERS OLSUN
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 12:16:39
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  GELECEK NESİLLERE DERS OLSUN 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: GELECEK NESİLLERE DERS OLSUN  (Okunma Sayısı 286 defa)
kulishak
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 38


« : 11 Ocak 2012, 10:23:20 »



NATO kozunu nasıl berhava ettik
Büyük devlet olmanın sırrı tehlike gelmeden tedbirini almak, tehditlere karşı uyanık olmakta gizlidir.
Özellikle tarihin derinliklerine dayanan çıkar çatışmalarınızın olduğu ülkelere karşı dâima uyanık dâima tetikte olmanız gerekir.
Su uyur düşman uyumaz diye boşuna dememiş atalarımız.
Son günlerde ülke gündemini birkaç gün meşgul ettikten sonra vakâ-i âdiye sırasına gerileyen Fransa’nın sözde Ermeni soykırımı ile ilgili yasayı meclisten geçirmesinden sonraki tepkiler, boykot çığlıkları vs. vs. bana tarihin derinliklerinden gelen Fransa sempatimizi ve Yahudi merhametimizi hatırlattı yeniden.
Bu arada tarihi hafızanın bizdekinin aksine Fransa Meclisinde ne denli uyanık kaldığını, ne denli diri tutulduğunu da görmüş olduk.
Sıradan bir vatandaş olarak bizlerin Avrupa Birliğinin menfaatleri söz konusu olunca birliğin üstüne bir kâbus gibi çöken Yunanistan’ı kurtarmak adına yıllar öncesinden nasıl bir öngörü ile kökeni Mora yarımadasına dayanan birisini işbaşına getirmek için nasıl bir tezgah hazırlandığını eyleme dönüştükten sonra görmemizden doğal bir şey olamaz.
Ama devleti yönetenlerin böyle bir lüksü olamaz.
Gelecek fırtınayı önceden tespit ederek önlemlerini almak başlıca görevidir başımızdakilerin.
Sarkozy sıradan birisi değildir.
Anne ve baba tarafından azılı Türk düşmanı olan iki ailenin ortak yapımıdır.
Ama ne kadar azılı düşman olursa olsun, Cenab-ı Allah bu millete düşmanlarına karşı dâima bir koz vermiştir.
Fransa^ya karşı da geçmişte Yunanistan’a karşı verdiği kozun aynısını vermiş, maalesef yönetenlerimiz bu kozu değerlendirememiştir.
Neydi Yunanistan’a karşı verdiği koz?
Yunanistan yetmişlerde NATO’nun askeri kanadından ayrılmış ve daha sonra geri dönmek istediklerinde karşılarında hep Türkiye’deki sivil iktidarları bulmuşlardı.
Ta ki 12 Eylül 1980’de Sam Amcanın çocuklarının muavenetiyle sivil iktidarı işbaşından uzaklaştırılmasına kadar.
Seksende idareyi ele alan zat-ı muhteremler Helen’in yavrularının NATO’ya yeniden avdetlerini sağlamıştı.
Yıllar sonra Türk milletinin başı sıkıştığı bir anda Cenab-ı Mevla aynı kozu bu kez Türk düşmanı Sarkozy’ye karşı da vermişti.
Malumunuz olduğu vechile Fransa'nın eski Cumhurbaşkanlarından General De Gaulle, 1966 yılında 'Fransa'nın bağımsız bir savunma politikası olması gerektiği' düşüncesiyle, ülkesini NATO'nun askeri kanadından geri çekmişti.
Soğuk savaş yıllarından sonra Fransa durumunu yeniden gözden geçirmiş 1995 yılında Devlet Başkanı olan Chirac, Fransa'nın NATO askeri kanadına 'aşamalı olarak' dönmek istediğini açıklamıştı.
2000 li yılarla gelindiğinde ise Fransa Avrupa Birliğine dahil olan Akdeniz ülkelerinin hamiliğinden yorulmuş, ekonomik olarak kan kaybetmeye başlamış, bu durum birliğe Kuzey Afrika^dan gelecek taze kan ihtiyacını ortaya çıkarmıştı.
Kuzey Afrika’ya yapılacak her türlü müdahalede Amerika’nın ve İngiltere’nin nefesini ensesinde hisseden Fransa bir an önce NATO’ya dahil olmalı, bu müdahalelerde de NATO’nun marifeti ile pay kapmalıydı.
NATO’ya girmek öyle kolay da olmuyordu.
Türkiye kapı gibi engel olacaktı.
Olmadı olamadı. Olmuyor, olmayacak.
Maalesef, Yunanistan’ın girişinde ayaklarına nasıl kırmızı halılar sermişsek Fransa’ya da aynı halıdan serdik.
Girişlerini bir davul zurna ile kutlamadığımız kaldı.
Senaryonun yazarları o sırada İslam düşmanı Rasmussen’i karşımıza çıkarıp bizi oyalarken Fransızları cuk diye kendi elimizle NATO’nun baş köşesine oturttular.
Üç sene sonra da NATO’nun ele geçirdiği Libya’nın altınlarından aslan payını alan Fransa’nın damarlarında Türk düşmanlığı dolaşan Başkanı Müsyü Sarkozy de Ermeni Soykırımı'nın inkârını cezalandıran yasayı meclisten geçiriverdi.
Olan olmuş, biten bitmiş, şimdi durduk yere bunu neden gündeme getirdim derseniz…
Cenab-ı Allah bu milleti seviyor.
Düşmanlarımıza karşı elimize daha vereceği çok fırsatlar,çok kozlar olacak.
Gönül istiyor ki biz görmesek de çocuklarımız bu fırsatları iyi değerlendirsin.
Cenab-ı Allah bu milleti her türlü belâ ve musibetten korusun, yöneticilerine milli şuur ve akıl ihsan eylesin
11 Ocak 2012 Çarşamba 18:10 Prof.Dr.Mehmet İPÇİOĞLU
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  GELECEK NESİLLERE DERS OLSUN « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: