Aslında adalet inançlarda ve vicdanlarda olmalı. Adaletsizlik ;İnsanların birbirlerine tahammülsüzlüğü ,saygısızlığı ve sevgisizliğidir.İktidar mücadelesi yapanlar yakın tarihimizde hırçın tavır ve hareketlerle adaletsiz , ölçüsüz ve tatsız olayları meydana getirmişlerdir.Dün devlet solculardaydı sağcı görmekten iğreniyorlardı.bugün sağcılar devlete hakim solcu görmekten iğreniyorlar.bu kin ve nefret niye?herkes birbirlerinin hak ve yaşamlarına saygılı olamaz mı?
işte M.Şevket EYGİ bey'in ADALET ile ilgili yazısı
Adalet Herkese Lazımdır
Militan, saldırgan, zorba, insan hakları ihlalcisi, faşist, vicdansız, vesayetçi, milÎ kimlik ve kültür karşıtı, neokolonyalist İslam düşmanları yakın tarihimizde yargıyı alet ederek çok zulümler yaptılar. Onlar çoğunlukta olan Müslümanları ezdiler. Zalimâne kanunlarla temel hak ve hürriyetleri ayaklar altına aldılar.
Neydi o İstiklal mahkemeleri...
Şu meşhur TCK 163'üncü madde...
İskilipli âtıf Efendiyi nasıl asmışlardı...
Evlerinde Risale-i Nur okuyan Müslümanları, kesinleşmiş beraat kararlarına rağmen nasıl tekrar tekrar yakalayıp zindanlara tıkmışlar, ağır cezalarda süründürmüşlerdi...
Erzurumlu bohçacı kadın Şalcı Bacı'yı, şapka kanunun tenkit ettiği için idam etmişlerdi...
Düzmece ve abartma Menemen vak'asında asılanlar.
Ziylan vadisinde kurÅŸuna dizilen binlerce vatandaÅŸ.
General Muğlalı'nın kurşunu dizdirttiği 33 vatandaş.
On bin sayfalık bir ansiklopedi yazmak gerekir yakın tarihimizdeki adaletsizlikleri yegân yegân anlatmak ve açıklamak için.
Camiden çıkarken namaz takkesini başında unutan dalgın Müslümanları tutukladıkları günleri ne çabuk unuttular.
Onlar bu ülkenin asıl sahibi Müslüman çoğunluğun temel insan haklarını ayaklar altına almışlardı.
1930'lu yılların ikinci yarısında Bursa'da bir vatandaş Ulu Cami minarelerinden birine çıkmış, Ezan-ı Muhammedî okumuştu. Bugün adalet istiyoruz diye bağıranların dedeleri, babaları, amcaları yeri göğü birbirine katmış, irtica diye haykırarak Müslümanlara iğrenç zulümler yapmışlardı.
Millî Şef İsmet Paşa'nın diktatörlüğü zamanında Necip Fazıl Büyük Doğu dergisinin kapağına kocaman bir kulak resmi koymuş, "Başımıza kulak istiyoruz!" diye yazmıştı. Sonra apar topar tutuklanmıştı. Gerekçesi?.. Paşa hazretleri ağır işitiyormuş...
Stalin Türkistan'da, bunlar Türkiye'de yıllar boyunca Müslümanlara kan kusturdu.
Müslüman halkın kimliğini ve kültürünü değiştirmek için her zorbalığı yaptılar.
Şimdi kalkmışlar bağımsız adalet, ah adalet vah adalet, adalet istiyoruz diye yaygara kopartıyorlar, şamata yapıyorlar.
Ben, çoğunluğa mensup Müslüman bir vatandaş olarak elbette yargıya müdahale edilmesini istemem.
Adalet herkese lazımdır.
Samimî olarak adalet istiyorum.
Dün adaletin canına okuyan, Müslüman çoğunluğa zulm eden zihniyetin adalet diye bağırması çok ibretlidir.
Adalet herkese lazımmış... Anladılar mı?
Dünkü yargı katillerinin bugün adalet ağıtları yakmaları kanıma dokunuyor.
Namaz kılıyor, karıları başlarını örtüyor, içki içmiyorlar, altın yüzük takmıyorlar suçlamalarıyla binlerce ordu mensubunu ordudan ihraç edip hayatlarını söndürmüşlerdi.
28 Şubat'tan sonra Müslümanların yurtlarına gidip kızların saçlarını çekiştirmişlerdi. Peruk takıp takmadıklarını anlamak için.
Onlar medeniyetimizin ve kültürümüzün en temel vasıtası olan İslam yazısını bile yasaklamışlardı.
Sözde adaletleri ve yalancı uygarlıkları sayesinde bugün Türkiye halkı atalarının, dedelerinin Türkçe mezar taşlarını bile okuyamayacak kadar kara cahil kalmıştır.
Dün Müslümanları ezerken, çoğunluğa kan kustururken, vatandaşları dinlerinden, inançlarından dolayı zindanlara atarken adalet diye bağırmıyorlardı.
Attıkları zulüm bumerangları döndü dolaştı kendi kafalarına çarptı.
27 Mayıs 1960'ta adalet var mıydı?
Halkın seçtiği sivil iktidar adaletle mi alaşağı edilmişti.
Adnan Menderes ve iki bakanı adaletle mi asılmıştı?
12 Mart 1971.
Bir yığın adaletsizlik, zulüm, haksızlık, işkence.
12 Eylül 1980.
Yaşını büyültüp astıkları ülkücü çocuk.
Zulüm, işkence, vahşet, merhametsizlik, insafsızlık.
28 Åžubat adaleti... Aman ne adalet ne adalet...
Evet bendeniz kimseye zulm edilmesini istemiyorum.
Adaletsizlik yapılıyorsa asla memnun ve razı değilim.
Lakin lakin lakin...
Zulüm bumerangları dönüp dolaşıp atanların başına çarpınca ibret alıyorum. Onlar almıyor.
Bu memleketin Müslüman çoğunluğu adalet diyerek çok ağlamış inlemişti.
Bendeniz 1984'te ellerim ayaklarım zincirli olarak mahkum sevk aracında İstanbul'dan Gerede'ye sevk edilirken ah adalet diye inlemiştim.
Gerede cezaevindeyken ziyaret günü, İstanbul'dan gelen dostlarım cezaevine alınmamış, görüştürülmemişti. O zaman ah adalet diye inlemiştim.
Benim suçum neydi.
Darbe teşebbüsü mü?
Hayır, birkaç mâsum yazı yazmıştım.
Adalet herkese lazım.
Dindara da lazım, dinsize de lazım.
Selanikliye de lazım.
Bu lüzumu inşallah herkes anlamıştır.
Zulüm bumerangının dönmesi.
Bu da adaletin bambaÅŸka bir tecellisi...