DOĞUDA VE BATIDA İKTİDAR ANLAYIŞI
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 12:11:06
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  DOÄžUDA VE BATIDA İKTİDAR ANLAYIÅžI 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: DOÄžUDA VE BATIDA İKTİDAR ANLAYIÅžI  (Okunma Sayısı 940 defa)
kulishak
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 38


« : 03 AÄŸustos 2011, 14:50:12 »



 

İktidar Şımarıklığı
22 Haziran 2011 Çarşamba(MEMLEKET)
Batı toplumları ile doğu toplumlarının bariz farklılığı haddini bilme konusudur.
Batılılar işinde ehilleşip kendini geliştirmeyi amaç edinirken, doğulular toplumu değiştirmeyi kendine vazife edinir.
Batılılar bir alanda uzmanlaşmayı tercih ederken doğulular mâlumatfürûşlük meşrebinde seyr ü sülûk etmek için can atarlar.
Bu anlamda devlet batılı birey için kutsanacak bir olgudan ziyade demokratik teamüllerin sonucu toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş tüzel varlıktır.
Batılı toplumlar için devletin üç temel unsuru insan , hakimiyet ve ülke unsuru vazgeçilmez bir bütünlük teşkil eder ve hiçbir zaman için siyasi otorite ile hakimiyet kavramı yekdiğerine karıştırılmaz.
Bu anlamda siyasal partiler hakimiyet mücadelesi değil otorite mücadelesi verirler. Devlet erkinin yetkisi yasalarla belirlenmiş yöneticisi konumundadır onlar. Polis, jandarma, ordu da devleti yönetenlerin emrindedir.
Batı toplumlarında demokrasi, siyasi otoriteye devletin kurumlarını bireyin hizmetinde kontrol edecek ve çizgiyi aştığında dizginleyecek gücü ve yetkiyi verdiği için; birey devletine güven duygusunu hiçbir zaman kaybetmeden yaşamını idame ettirir.
Bundandır ki, bir seçim akşamında sosyal demokrat bir ailenin evinde Hıristiyan demokratların zaferini kutlamak mümkündür.
Buna da demokratik olgunluk denir.
Seçim bittiğinde herkes işinde gücünde kendi dünyasına çekilir, ne iktidar muhalefeti küçümser, ne de marjinal partiler alaya alınır.
Doğulu toplumlarda siyasal partiler devlet erkini ele geçirecek demokrasiyi kılıf olarak kullanan zihinsel oligarşik arkaplana sahip tüzel varlıklar olduğu için siyasal otoritenin devleti yönetmesi yerine devleti ele geçirmesi olgusu kazınmıştır zihinlere.
Bireyler ya devlet başa ya kuzgun leşe felsefesi ile kutsanmış bir düşünce yapısının ürünü olarak zihinsel arka planlarındaki monarşik, oligarşik ya da teokratik devlet düzenini hayata geçirmek için gizli bir çaba içinde geçirirler yaşamlarının bir çoğunu.
Çift kişilikli bir karakter oluşturur bu da bu bireylerin bünyesinde.
Muhalefette iken aşırı sempatik, takiyyeci, masum ve mütevazı bir hal arz ederken, iktidara geldiklerinde bir anda şahin kesilir bu güvercin kılıflı bireyler.
Devletin emrinde olması gereken polis, jandarma, ordu, mahkemeler vd arasında da bir bilek güreşi yaşanır bu süreçte.
Yılların biriktirdiği korku baskı ve işkence sonucu susmuştur aydınlar.
Aydın görünümlü paye sahibi yapılanların yaptıkları da amigoluktan başka bir şey değildir.
Oysa aydın muhalefet edebiliyorsa aydındır aslında.
İşgalci İsrail askerlerine taş atan çocukların yanında elinde taşla görüntülenen Edvard Said gibi duruş sergileyebilmektir aydından beklenen.
Sonu Oxford’daki kürsüsünü kaybetme pahasına da olsa.
Bizde ise dün 28 Şubat ı kutsayanlar bugün yüzde ellilik bir şımarıklığın esaretinde debelenmektedir.
Söz uzar kesmek gerek vesselam diyerek bu iktidar şımarıklığı içinde dilhûn olanlara yazdığım bir şiiri sizinle paylaşmak istiyorum.
Umarım beğenirsiniz.
 
Bugünün bir de yarını var
Güçlüsün şimdi sen
Kocaman kanatların var
Seni zirvelere çıkaran
Tutunursun yalçın kayalıklara
Çelikten pençelerinle
Döner, döner durursun
Masmavi göklerde
Kartalsın sen,
Åžahinsin,
Doğansın
Emsalin yok doÄŸada
Kurdu kuşu boğansın.
Süzülürsün ovalara hoyratça
Düşmeye gör peşine
Yakarsın yüreğini anaların
Suya inmiş ceylanların
Bir pençeyle dağıtırsın yuvasını
Cennet güzeli kuşların
Bugün hâlâ zirvelerdesin
Ama ya yarın
Yarın da böyle olacak sanırsın
Ama yanılırsın
Sanma hep böyle kalırsın
Gün gelir sen de yorulursun
İnersin alçaklara
Güvende olmaz inan
Yükseklerdeki yuvan
Keser o yuvadaki nefesi
Sencileyin bir şahinin pençesi
Dağılır senin de yurdun
Senin de kesilir sesin
Kırılır kanatların, düşersin
Fayda etmez feryadın
Hasta olur inlersin
Kor gibi dağlar yüreğini
Yokluğu yavruların
İçin için kavrulur
Bu hasretle gidersin. 
Prof.Dr. MEHMET İPÇİOĞLU
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  DOÄžUDA VE BATIDA İKTİDAR ANLAYIÅžI « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: