Çokeşlilik hali - Yıldız Ramazanoğlu
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
24 Mayıs 2012, 12:09:31
79063 Mesaj 10725 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  Çokeşlilik hali - Yıldız Ramazanoğlu 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Çokeşlilik hali - Yıldız Ramazanoğlu  (Okunma Sayısı 201 defa)
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« : 08 Haziran 2011, 22:56:33 »

Çokeşlilik hali

Yıldız Ramazanoğlu


İki kişiye aşık olduğunu iddia eden /Kesinlikle yalancıdır/Yer yoktur kalpte iki sevgiliye/Kainattaki işleri iki kişi türetmemiştir/Akıl tek olduğu ve sadece/Tek yaratanı ve Rahmanı idrak ettiği gibi/Kalp de tekdir gücü yetmez/Tek’ten başkasına..uzak veya yakındakine  İbn’ül Kayyim el Cevziyye (Aşıklar Kitabı)

 

Yıllar önceydi. Bir televizyon programında fıkıh uzmanı bir ilahiyat profesörü ile gazeteci Pınar Türenç ve hukukçu Kezban Hatemi İslamda çok eşliliği tartışmaktaydılar. Türenç ve Hatemi bunun kadınlara çok büyük acı verdiğini, toplumsal yaralara yol açtığını, zaten dini bir vecibe, mecburiyet olmadığını söyledikçe hoca din elden gidiyormuşçasına sertleşip direniyordu. Ona göre bunu kabullenememek bir kadın için imani zafiyetten başka bir şey değildi. Hatta ‘namaz kılarken acı çekmeyen kadın bu konuda hükme boyun eğerken neden acı çeksin’e kadar varmıştı iş.

Benzer bir olayı Fatma Aliye ile Mahmud Esad Efendi arasındaki tartışmada görürüz. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Fatma Aliye çok iyi bir İslami birikime sahiptir ve babası meşhur tarihçi Cevdet Paşa ile birlikte Mecelle üzerine çalışmış ve özellikle kadınların hukuku konusunda yetkinleşmiştir. Esad da zamanın takdir edilen bir ilim adamıdır.

Mahmud Esad görülen lüzum üzerine Malumat gazetesinde hicri 1314’te(miladi 1896) üç sayı art arda yayınladığı Taaddüd-ü Zevcat başlıklı makalelerde özetle şunları ileri sürer: İnsanlar öteden beri çok eşli olarak yaşamışlar, fakat şimal ahalisi(Avrupa demek istiyor) her neden ise bu kaideye karşı bir nefret hasıl etmişler. Oysa bu insanlar tarafından düşünülmüş bir mesele olmayıp, nebat ve hayvanatın da bağlı olduğu bir ilahi kanunun gereğidir. Hayvanların hali tetkik edilirse görülecektir ki, dişi ve erkeğin bir araya gelmesi sadece zürriyetin devamı içindir ve husule gelen çocuklar ya ebeveyn tarafından büyütülüp terbiye edilir ya da bu iş sadece anaya aittir.

“Zaten izdivaçtan maksat zürriyet değil mi idi. Bu hasıl olduktan sonra mademki terbiyesi münhasıran zevceye ait oluyor, zevce onunla meşgul iken zevç(koca)boş duracak değil ya, o da diğer dişiler ile diğer zürriyetler yetiştirmek için meşgul olur. İşte hikmet-i hilkat bunu böyle icap ediyor”.


Bu durumda erkeğin de çarşı pazar dolaşıp onların geçimlerini temin etmesi gerekmez mi diye itiraz edecek olanlara karşılık, bunun kalabalık Avrupa memleketleri için geçerli olabileceği, oralarda insanların tek bir kadını ve çocuklarını beslemekten aciz olabildiklerini ama Şarkın böyle bir sorunu olmadığını söyler. Bu durumda her şey ekonomik güçle alakalıdır.

Böylelikle İslamın evrensel mesajı olarak öne sürülen yaklaşım, bütün Avrupa’yı dışarıda bırakacak kadar daraltılabilmektedir. Her yazıda tekrar edilen şey izdivaçtan maksadın tenasül-i zürriyet, beka-yı nev olmasıdır dense de alttan alta erkeğin arzu ve taleplerinin kadının özel günler, hamilelik, doğum, lohusalık gibi zamanlarında nasıl giderileceği meselesi temel yoksunluk ve çok eşlilik sebebi olarak ileri sürülür. Erkeğin de baba olması için yaşanan bu süreçler sadece kadının sorunuymuş gibi takdim edildiğinden, böyle zor günlerde kadınına destek olmak, şefkat ve merhametle anne-baba olmak için çekilen acılara katılmak gibi bir seçenek söz konusu bile edilmemekte. Mektupların tamamını okuyunca bir Müslüman hem de alim kişinin vicdan yoksulluğunun vardığı uç noktalara hayret etmemek mümkün değil. Esad’a göre bu durumda kadınlar engellenmiş ve yasaklanmış olurken,  erkekler bu gibi manialardan azade oldukları için başkasına yönelme hakkını kazanmakta.

Mahmud Esad bu yaklaşımlarla erkeklerin kadından üstün olduğu noktasına da gelir doğal bir seyir içinde. “Kadınlar ile erkekler ise esasen müsavi değillerdir ve hiçbir vakit müsavi olamazlar. Erkek fail kuvvet, kadın pasif, edilgen bir konumda, erkek teşvik eden kadın teşvik edilen, erkek müessir kadın müteessirdir…etken ile edilgen, tesir eden iz bırakan ile tesir altında kalan hiçbir vakit bir olabilir mi,…zevç küldür, zevce cüzdür : elbette cüz külle müsavi olamaz”. Kaldı ki çokeşliliğe karşı çıkarmış gibi görünen Avrupalı erkekler ikiyüzlüdür, kadınlara yaranmaya çalışmaktadır ama hepsinin kapatması vardır.   

Öncelikle Batılıların ‘bizde bu varsa sizde dahi şu vardır’ gibi bir cevap istemediklerini, onlara çok eşliliğin dini açıdan ne cihetle gerekli olduğunun doğru dürüst açıklanması gerektiğini söyler.  İnsanların hayvanlarla karşılaştırılıp hiçbir farklarının olmadığını söylemek, karşılıklı muamelelerine dair aynı kanunlara tabi olduklarını iddia etmek yanlıştır. Çok eşliliğin tamamen yasaklanıp kaldırılmak yerine medeniyet aleminde hangi acil haller için bir ruhsat olarak bulunduğu ortaya konmalıdır. “Çok doğal ve makul ise, neden Hazret-i Fatıma’nın üzerine Hazret-i Ali’ye kız vermeye kalkıştıklarında, cenab-ı resul ‘Fatıma benim canımdan bir parçadır, onu gücendiren beni gücendirir’ demiş, böylelikle men etmiştir” der. Önemli bir itiraz da Şark erkeğinin Garp erkeği gibi maişet için koşturup durmasına gerek olmadığı, erkeğe geniş bir zamanın kaldığı, tabiatın gereğinin bu olduğu iddiasına. Tabiatın böyle gerektirdiği alem acep neresidir, acaba orada gökten ekmek mi yağıyor diye sorar Fatma Aliye.

Ali Şeriati Muhammed’i Tanıyalım adlı eserinde peygamberimizin çok eşliliğinin vicdani bağlantılarını dokunaklı bir şekilde dile getirir. Almak zorunda kaldığı her eş bir meşakkat ve omuzlarında bir ağırlıktı. Günümüzde onun sünnetini yerine getirmek isteyenlerin sadece ve en çok bu tecrübeye odaklanması ise her zaman ürkütücü  gelmiştir bana.


08.06.2011
Logged

Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Gündelik Hayat  |  Hayat Gündemi  |  Köşe Yazıları  |  Çokeşlilik hali - Yıldız Ramazanoğlu « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: