Kız - Erkek İlişkisi ve Etkileri
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
12 Şubat 2012, 10:30:29
78913 Mesaj 10712 Konu Gönderen: 1296 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Aile Hayatı  |  Kadın ve Erkek Psikolojisi  |  Kız - Erkek İlişkisi ve Etkileri 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Kız - Erkek İlişkisi ve Etkileri  (Okunma Sayısı 1153 defa)
r-e-y-y-a-n
reyyan
Yayın Editörü
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2385


Sevginiz gerçek, sevdiğiniz değer olsun...


« : 10 Mayıs 2010, 20:40:42 »


Kız Erkek ilişkisi Ve Etkileri

Kız erkek ilişkisinin birçok geri dönüşümsüz sosyolojik ve psikolojik zararı vardır, bunların bir kaçına değinecek olursak şunları sıralayabiliriz:
1- Yeteneklerin körelip yok olması
Gençliğin ilerlemesini engelleyen en önemli faktörlerden birisi, cinsel duyguların ona egemen olmasıdır. Genç, bu duyguyu kontrol edemediği takdirde bütün enerjisini o doğrultuda harcıyor, pratikte bir şey yapamıyor olsa bile bütün düşüncesini ona adapte ettiği için var olan yeteneklerini zamanla kaybettiği gibi potansiyel yeteneklerinin de ortaya çıkmasını engellemiş olur. Bütün vücudunu kaplayan bu ateş, gencin şahsiyet bahçesindeki bütün iyilik ağaçlarını yakıp yıktığı gibi yeni filizlenen temiz duyguları da kökünden söküp atar.
Bir alim’e sormuşlar: Neden İslam içkiyi yasaklamıştır.
Alim: insanın insanlığına akıl gücü hayat veriyor, insandaki akıl olmasaydı diğer hayvanlarla ne farkı olurdu? Aklın en büyük düşmanı alkoldür, akıl, insanın en değerli varlığı olduğu için ve alkol da onu yok ettiği için, İslam, alkolü yasaklamıştır.
Tekrar sormuşlar: Tamam, aşırı alkol insanı sarhoş ediyor ama az miktarda alkolün böyle bir etkisi yok, bu durumda neden İslam az miktarda alkol’e bile müsaade etmiyor.
Alim: İnsan sürekli fazlasını isteyen bir varlıktır, iyilikte de kötülükte de doymak bilmeyen bir varlıktır. İslam az miktarda alkol’e müsaade etmiş olsaydı insanoğlu onunla yetinmezdi ve azar azar alkol miktarını arttırırdı bu yüzden de İslam baştan alkol’e tam bir yasak koyarak azını da çoğunu da yasaklamıştır. İslam, insanın bu yönünü göz önüne alarak insanoğlunu yavaş yavaş, felakete sürükleyen yolların ta başına girilmez işareti koymuştur.
Karşı cinse sevgi gösterilmesi de bunun diğer bir örneğidir, bir selamla başlar, iş, ders ve benzeri gerekçelerle başlar ama yavaş yavaş ilişkinin türü değişir, konuşmaların şekli değişir ve o kadar ilerler ki artık insan, bütün enerjisini o doğrultuda harcamak ister, kesinlikle ilk günlerdeki azına yetinmez, bu nedenle ilk günden itibaren duygular üzerine kurulu bu tür ilişkilerin önlenmesi gerekir.
Dolayısıyla karşı cinse sevgi göstermek, ister yanlış anlaşılsın ister yanlış anlaşılmasın çok yanlış bir eylemdir, bu tür sevgi gösterileri, yanlış anlaşılmasa bile gençlerimizi geri dönüşümü çok büyük girdaplara sürükleyebilir. Bunu söylerken psikoloji uzmanlarının verilerini göz önünde bulundurarak söylüyorum.
İşin ilginç yanı, bu girdaplara yakalananların çoğusu ilk başta kendisine çok güvenen, kesinlikle yasak bir ilişki düşünmeyen insanların olmasıdır.
2- Eğitimde Başarısızlık
Bu tür ilişkilerin diğer bir yan etkisi de iki tarafın ilişki üzerinde çok yoğunlaşmasıdır, öyle ki artık buluşmak, konuşmaktan başka bir şey düşünmezler, bu da doğal olarak öğrenim kalitesini kötü yönde etkiliyor. Bir öğrencinin öğrenim hayatında en çok ihtiyaç duyduğu şey temerküz, diğer adıyla konsantrasyondur dolayısıyla eğitim danışmanlarının her zamanki tavsiyesi şudur: Öğrencinizin kafasının rahat olmasını sağlayın, sınav döneminde, evlilik nişan gibi konuları açmayın, onu geleceğe yönelik kaygılandırmayın.
Ders dışında kitap okumak, araştırma yapmak ve benzeri aktiviteler öğrencinin geleceğinin iyi yönde şekillenmesi için birer önemli etkendir, malesef bu tür ilişkilere kapılan öğrenciler bu tür aktivitelerden tamamen yoksun kaldıkları için iş hayatında çok ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar.
Önemli şahsiyetlerin hayatına baktığımızda onların bu tür boş heveslerden uzak durduğunu ve makul seviyedeki bir meşru ilişkiyle yetindiklerini görüyoruz.
Bütün vücudunu şehvet ateşiyle saran birisi, her şeyini yasak arkadaşlıklara kaptıran birisi, aynı zamanda bilimden de geri kalmadığını söylüyorsa sizce ne kadar doğru olabilir?
Kız ve erkeğin ilk tanışmasından sonra yavaş yavaş birbirlerine olan bağlılıkları artıyor, sevmek ve sevilmek ihtiyacının da bu yaşta doruklarda olduğunu düşünürsek, özellikle günümüzde şartların daha müsait olmasıyla bu ilişki çok hızlı bir şekilde gelişerek içinden çıkılmaz bir sorun haline geliyor. Ama ne var ki artık insanlar bu tür ilişkilerden bahsederken süslü püslü sözlerle iyi bir şeyden bahsedermiş gibi konuşuyorlar bu da otomatik olarak gençlerin aslında o kadar da önemli bir kötü iş yapmadıklarını zannetmelerine, bu tür ilişkilere süslü adlar takmalarına ve artık kötü saymamalarına sebep oluyor.
Malesef bu tür ilişkilerin sonucu olarak da gençlerimizin artık derslere katılmadıklarını, katılsalar bile kendilerini derse veremediklerini ve nihayet başarısızlıktan başka bir şey elde etmediklerini görüyoruz.
3- Şüphe ortamı
Genellikle bu tür ilişkiler evlilikle sonuçlanmıyor, evlilikle sonuçlansa bile kısa bir süre sonra birbirlerine şüphe duydukları için huzurlu bir birliktelikten yoksun kalıyorlar.
Erkek, kendi kendine şöyle düşünebilir: Benimle o kadar rahat yasak bir ilişki yaşamayı kabul eden birisi kesinlikle inançlı birisi olmasa gerek, böyle birisinin benimle birlikteyken başka birisiyle birlikte olmayacağı ne malum?. Kız da aynı şekilde düşünebilir. Dolayısıyla bu tür evlilikler sağlam temeller üzerine kurulu olmadıkları için çoğu zaman ayrılıkla sonuçlanıyor.
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre evlilik öncesi birlikte olan eşler evlilik hayatında daha çok sorunla karşı karşıya kalıyorlar ve bu tür evlilikler diğer evliliklere göre daha sık boşanmayla sonuçlanıyor.
Dr katrin kohan, Pansilvania üniversitesi eğitim üyelerinden, şöyle diyor: son araştırmalar gösteriyor ki evlilik öncesi ilişki yaşayan eşler, evlilik hayatındaki sorunlarını çözmekte diğer eşlere göre daha başarısızdırlar bu da aslında birbirine güvenmediklerinden kaynaklanıyor.
Dr. Kohan bu konuda şöyle diyor: Serbest ilişkilerin doğasında, çiftlerin kendilerini daha az savunma isteği vardır bu tür çiftler kendi yeteneklerini daha az göz önünde bulunduruyorlar ve sanırım bu tür eşler diğer eşlere göre daha çabuk ayrılıyorlar. Bence evlilik öncesi ilişki, evlilik hayatına yardımcı olamaz.
İlahi aşk insanı ehlileştiriyor yalancı aşk ise insanı vahşileştiriyor.
İlahi aşk insana sabır öğretiyor yalancı aşk ise insanı sabırsızlaştırıyor.
İlahi aşk insana hayat veriyor yalancı aşk ise insanın hayatını yakar.
İlahi aşk bencilliği yok eder yalancı aşk ise insanı bencileştirir.
İlahi aşk insana sevinç veriyor yalancı aşk ise insana kederden başka bir şey vermez.
İlahi aşk süreklilik taşır, ilahi âşık bütün varlıkları Allahın bir tecellisi bilir ve onları sever yalancı âşık ise sadece kendi isteklerini sever.
Kız erkek ilişkisi genellikle ebeveynler ve toplum tarafından kabul görmediği için bir nevi rahatsızlık ve stresle birlikte yaşanıyor. Günah hissi ve ebeveynlerin baskıları da bu stresin kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Bu tür ilişkilerin en büyük olumsuz etkilerini sayarken gençlere geri dönüşümsüz zararlar veren stresi bunların başında sayabiliriz.
Bunun yanı sıra, yalancı heyecanlar, mutlu bir evlilik hayali ve olmayınca da psikolojik iflas, kızların ve ailelerinin toplum içinde rüsva olması, intihara teşebbüs ve benzeri birçok olumsuz olayı bu tür ilişkilerin yan etkileri olarak sayabiliriz.
4- Gerçekçilikten yoksun kalmak
Bu tür ilişkilerin evlilik amaçlı olduğunu savunanlar biraz dikkatli baktıklarında bu tür arkadaşlıkların bilinçli olmadığını ve sadece cinsel güdülerin bir getirisi olduğunu anlayacaklardır.
Hz. Ali (as) Şöyle buyuruyor: sevgi insanı körleştiriyor.
Kız ve erkeğin birbirine aşırı bağlılık duyması gelecekleri için doğru eş seçmelerini engelliyor, bu bağlılık onların gerçekleri görmemelerine, birbirlerini çok iyi görmelerine ve karşı taraftaki olumsuz yönleri fark etmemelerine sebep oluyor. Bu tür arkadaşlar birbirlerine sevgi gözüyle baktıkları için olumsuz yönleri göremiyorlar oysa ki seçici bir gözle bakacak olsalardı belki de karşılarında bir kâbus olduğunu çok iyi görebilirlerdi.
5- Temiz Bir Evlilikten Yoksun Kalmak
Her insan, fıtratı gereği temiz şeyler ister. Kirli ilişkiler peşinde olan kızlar aslında kendi geleceklerini karalıyorlar, bu yaptıkları, onların toplumda kötü tanınmasına ve dolayısıyla temiz bir evlilik şansını kaybetmelerine sebep oluyor. Onların bu yaptıkları, erkeklerin daha geç evlenmesine sebep oluyorsa da aslında bu da kızların aleyhinedir.
Kız erkek ilişkisi faydalı olmaktan ziyade aile müessesesini tehdit eden ciddi bir tehlikedir, istatistiklere baktığımızda evlilik öncesi ilişki yaşayan çiftlerin boşanma oranı diğer çiftlere göre çok daha yüksektir. Diğer yandan, bu tür ilişkilerin, çifterin birbirini daha iyi tanımasına sebep olmadığı gibi birçok yanlış bilgiye de sebep olduğunu görüyoruz. Genellikle bu tür ilişkilerde, kişi, rahatlıkla kendi kişiliğini gizleyip çok cazip bir görünüm verebiliyor veya en azından, taraflar, birbirlerine sevgi gözüyle baktıkları için karşı taraftaki eksi yönleri görmeyebilir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki maalesef bu tür ilişkilerdeki davranışların birçoğu yapmacıktır.
Sizce sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır? Acaba geçici hevesler üzerine kurulu bir ilişki, sağlıklı ve sağlam bir ilişki olabilir mi? Acaba herhangi birisi arkadaşlık yapmak için uygun mudur? Acaba aşk sermayesini boş yere harcamadan, önümüzdeki uzun hayat için yatırım yapmamız daha doğru olmaz mı?
6- Evlilikten uzak kaçmak
Bu tür arkadaşlıklar genellikle eğlence amaçlı başlar ama ilişki esnasında kızların çabuk güvenmesi ve kendilerine olan güvenleri suiistimal edilerek çok kötü durumlara maruz bırakıları. Maalesef gençlerimiz aşk ve heves arasındaki farkı bilmiyorlar, aşkın geçici ve kirli heveslerle yakından uzaktan hiçbir benzerliği yoktur. Heves üzerine kurulu bu tür ilişkiler kısa bir süre sonra cazibesini kaybederek normalleşiyor ve genellikle ayrılıkla sonuçlanıyor. İnsandaki değişiklik isteği bir yönden, insanı engelleyecek bir faktörün olmaması da diğer bir yönden kişide birleşince evlilik isteğinin kaybolmasına yol açıyor. Evlilikten uzak duran bir toplumun gelişmesi düşünülemez, birçok olumlu insani sıfat, sağlıklı bir aile çatısı altında oluşuyor ve gelişiyor.
7- Ahlaki Çöküş
İnsanın kişiliği, beraber olduğu insanların kişiliğinden etkilenerek şekil alıyor, dolayısıyla insanın birlikte olduğu arkadaşları onun geleceğini etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.
Birçok değerin ayaklar altına alınması, insanı günaha sürükleyen bu tür arkadaşlıkların bir semeresidir, bunun açık örneklerini batı ve Amerika ülkelerinde görüyoruz, elimizdeki veriler doksanlı yıllarda Amerika’da doğan her üç çocuktan birisinin gayrimeşru olduğunu gösteriyor, ahlakın bu ülkelerde çökmüş olduğu, bizzat bu ülkelerin yetkilileri tarafından söylenen bir gerçektir.
Kız erkek arkadaşlığı insanın kemalini engelleyen en önemli faktörlerden birisidir, bu tür yanlış arkadaşlıklar, gençlerin türlü değişik davranış, giyim kuşam uğruna akla gelmez zahmetlere katlanmasına, diğer bir tabirle gecesini gündüzünü bu tür değersiz şeylere harcayarak asıl amacından yani insanlığın hedefinden uzak durmasına sebep oluyor.
Ergenlik çağındaki her genç, cinsel yönden çok zorlanmasına rağmen utandığı için, cinsel eylemlerden uzak durmaya çalışıyor, gençler bu dönemde cinsel hormonların salgılanmasıyla birlikte karşı cinse yönelik aşırı bir eğilim ve istek duyarlar ama onlardaki utanmak hissi kendilerini küçümsemelerine ve bu tür eylemlerden uzak durmalarına sebep oluyor.
Büyük şahsiyetler, takvalı ve temiz bir hayatı olan insanlardırlar, onlar, hiçbir zaman, kendi yüceliklerini şehvet uğruna feda etmeyen insanlardırlar.
Ama ne yazık ki gençlerimizin önemli bir bölümü iradesizlik veya tecrübesizlik yüzünden nefsani isteklerine boyun eğerek temiz fıtratlarını kirleterek ebedi saadetin kapılarını kendilerine kapatıyorlar.
Kuran açısından insan tanımına bakacak olursak bu tür ilişkilerin insanın yüceliğiyle çeliştiğini açıkça görebiliriz.
Hz. Ali (as) oğluna şöyle buyuruyor: “Kendini küçümseme, sana zevk verecek olsa bile hiçbir alçaklığa boyun eğme çünkü hiçbir şey senin şerefine karşılık olamaz. Başkalarına kulluk etme çünkü seni yaratan, Allah’tır.”, “Şerefli insan, kesinlikle kendisini, günahın alçaklığıyla küçük düşürmez.”
8- En Büyük Sermayenin Kaybı
Çiftler, eşlerinin evlilik öncesi ilişki yaşayıp yaşamadığını az çok anlayabilirler, ama evlilik öncesi bu tür ilişkilerden uzak duran insanlar eşlerine daha iyimser baktıklarından dolayı daha tatlı bir evlilik hayatı yaşıyor evlilik hayatından daha çok zevk alıyorlar.
Daha önce ilişki yada ilişkiler yaşayan kişilerde ise tam aksine iyimser bir bakış söz konusu olmadığından, evlilik hayatı bir kabusa dönüşebiliyor, bunun yanı sıra bu tür ilişkilerin bir yan etkisi olarak, eşlerin birbirine cazip gelmemesi, çekiciliğin kaybolması gibi olumsuz etkileri sayabiliriz.
Türlü insanlarla birlikte olan insanlar, evlilik hayatının daha ilk yıllarında eşlerinin onları yeterince tatmin etmediğini, onlara yeterince cazip gelmediğini düşünüyorlar. Erkekler, her zaman, daha önce herhangi birisiyle birlikte olmayan birisiyle evlenmek isterler.
9- Günah Hissi
Biz Müslüman bir toplumda yaşıyoruz ve bu toplumun saygı duyduğu değerler vardır. Kız erkek ilişkisi toplumumuzun beğenmediği ilişkilerdendir, zaten dini öğretilere bakacak olursak kız ve erkek ilişkisinin çerçevelerini ve kurallarını açıkça görebiliriz. İslam bu tür ilişkilerin serbestçe yaşanmasını yasakladığı gibi onun çerçevelerini de çok açık beyan etmiştir.
Bu gibi toplumlarda bilinçsizlik yüzünden veya herhangi bir nedenden dolayı bu tür ilişkiler yaşayan gençler bir süre sonra kendilerine geldiklerinde, yaptıkları işin ne kadar kötü olduğunun farkına varıyorlar. Bu da onlarda çok büyük bir pişmanlık duygusunun oluşmasına sebep oluyor. Söz konusu bu duygu ise birçok psikolojik olumsuzluklara yol açmaktadır.
Evet geçmişte yapılan yanlışlıklardan dönüp iyiliğe yönelmek iyi bir eylemdir ama bahsettiğimiz günah hissi, ümitsizlik gibi birçok olumsuz hissi peşinden sürükleyerek gencin düşünce gücünü önemli derecede etkiliyor bu da kaçınılmaz olarak onun geleceğine yansıyor.

En güzel hayat, İslam’ın sunduğu hayattır.
Logged
кσηуαℓєє
αѕℓα вιяιηιη υмυ∂υηυ кıямα вєℓкι∂є тєк ѕαнιρ σℓ∂υğυ σ∂υя...
Yayın Editörü
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2536



WWW
« Yanıtla #1 : 10 Mayıs 2010, 20:48:20 »


En güzel hayat, İslam’ın sunduğu hayattır.


Paylaşım İçin Teşekkürler  ..
Zamanımızda Çok Önemli Bir Konu ..
Özellikle Yaz 'ın Karşılaşacağımız Şeyler ..
Logged

mert
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1172


Sende en iyisi ne ise, dostuna ver. Mevlânâ


« Yanıtla #2 : 11 Mayıs 2010, 08:10:07 »

Alıntı
En güzel hayat, İslam’ın sunduğu hayattır.

Çok güzel bir yazı, ilk başta başlıktan dolayı tereddüdle bakmıştım, ne diyecek ki şimdi bu yine der gibi..

Ama nalına da vuran, mıhına da vuran güzel yönlendirmeleri olan, ders çıkarılması gereken harika bir yazı..

http://www.enfal.de/hadisler/niyyet.htm
Logged

"Bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki; orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır." Büyük Frederik
Efruz
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 773



« Yanıtla #3 : 11 Mayıs 2010, 11:40:47 »

Alıntı
İnsan sürekli fazlasını isteyen bir varlıktır, iyilikte de kötülükte de doymak bilmeyen bir varlıktır. İslam az miktarda alkol’e müsaade etmiş olsaydı insanoğlu onunla yetinmezdi ve azar azar alkol miktarını arttırırdı bu yüzden de İslam baştan alkol’e tam bir yasak koyarak azını da çoğunu da yasaklamıştır. İslam, insanın bu yönünü göz önüne alarak insanoğlunu yavaş yavaş, felakete sürükleyen yolların ta başına girilmez işareti koymuştur.
Karşı cinse sevgi gösterilmesi de bunun diğer bir örneğidir, bir selamla başlar, iş, ders ve benzeri gerekçelerle başlar ama yavaş yavaş ilişkinin türü değişir, konuşmaların şekli değişir ve o kadar ilerler ki artık insan, bütün enerjisini o doğrultuda harcamak ister, kesinlikle ilk günlerdeki azına yetinmez, bu nedenle ilk günden itibaren duygular üzerine kurulu bu tür ilişkilerin önlenmesi gerekir.

Dinimiz o kadar güzel işte  zina ve tüm yasakladığı günahlara giden yollarıda kapamıştır uyarılmışızdır..Allah bizi bu uyarılarla koruyor düşmeyelim o günah girdaplarının içine diye...Taviz tavizi doğuruyor... Benim niyetim kötü değillerle avunulup zalim nefs hiç hesaba katılmıyor...İtaat edilmemiş olunuyor..Ve en sonunda nefsin ve şeytanın oyuncağı olunmakta...Allah cümlemize bu bilinci nasip etsin...Çok güzel bir yazı ve konu Allah razı olsun reyyan...
Logged

Dönüşü olmayan noktaya gelindiğinde, yani, ekranda “Game Over” yazdığında, “keşke toprak olsaydım.” der.

Heyhat, artık dönüş yalnız hesap meydanınadır.
M.Nureddin Coşan Hz.
osmansahin
..::Osman Şahin::..
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 375


İlla Edep İlla Edep....


WWW
« Yanıtla #4 : 22 Mart 2011, 01:20:45 »

Alıntı
8- En Büyük Sermayenin Kaybı
Çiftler, eşlerinin evlilik öncesi ilişki yaşayıp yaşamadığını az çok anlayabilirler, ama evlilik öncesi bu tür ilişkilerden uzak duran insanlar eşlerine daha iyimser baktıklarından dolayı daha tatlı bir evlilik hayatı yaşıyor evlilik hayatından daha çok zevk alıyorlar.
Daha önce ilişki yada ilişkiler yaşayan kişilerde ise tam aksine iyimser bir bakış söz konusu olmadığından, evlilik hayatı bir kabusa dönüşebiliyor, bunun yanı sıra bu tür ilişkilerin bir yan etkisi olarak, eşlerin birbirine cazip gelmemesi, çekiciliğin kaybolması gibi olumsuz etkileri sayabiliriz.
Türlü insanlarla birlikte olan insanlar, evlilik hayatının daha ilk yıllarında eşlerinin onları yeterince tatmin etmediğini, onlara yeterince cazip gelmediğini düşünüyorlar. Erkekler, her zaman, daha önce herhangi birisiyle birlikte olmayan birisiyle evlenmek isterler.
Alıntı
5- Temiz Bir Evlilikten Yoksun Kalmak
Her insan, fıtratı gereği temiz şeyler ister. Kirli ilişkiler peşinde olan kızlar aslında kendi geleceklerini karalıyorlar, bu yaptıkları, onların toplumda kötü tanınmasına ve dolayısıyla temiz bir evlilik şansını kaybetmelerine sebep oluyor. Onların bu yaptıkları, erkeklerin daha geç evlenmesine sebep oluyorsa da aslında bu da kızların aleyhinedir.
Kız erkek ilişkisi faydalı olmaktan ziyade aile müessesesini tehdit eden ciddi bir tehlikedir, istatistiklere baktığımızda evlilik öncesi ilişki yaşayan çiftlerin boşanma oranı diğer çiftlere göre çok daha yüksektir. Diğer yandan, bu tür ilişkilerin, çifterin birbirini daha iyi tanımasına sebep olmadığı gibi birçok yanlış bilgiye de sebep olduğunu görüyoruz. Genellikle bu tür ilişkilerde, kişi, rahatlıkla kendi kişiliğini gizleyip çok cazip bir görünüm verebiliyor veya en azından, taraflar, birbirlerine sevgi gözüyle baktıkları için karşı taraftaki eksi yönleri görmeyebilir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki maalesef bu tür ilişkilerdeki davranışların birçoğu yapmacıktır.
Sizce sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır? Acaba geçici hevesler üzerine kurulu bir ilişki, sağlıklı ve sağlam bir ilişki olabilir mi? Acaba herhangi birisi arkadaşlık yapmak için uygun mudur? Acaba aşk sermayesini boş yere harcamadan, önümüzdeki uzun hayat için yatırım yapmamız daha doğru olmaz mı?
Alıntı
Dr katrin kohan, Pansilvania üniversitesi eğitim üyelerinden, şöyle diyor: son araştırmalar gösteriyor ki evlilik öncesi ilişki yaşayan eşler, evlilik hayatındaki sorunlarını çözmekte diğer eşlere göre daha başarısızdırlar bu da aslında birbirine güvenmediklerinden kaynaklanıyor.

çok önemli ve günümüzün kanayan yarası olan bir konu....
Durum o kadar vahim ki biri ile çıkmamak gezip eğlenmemek inandırıcı bulunmuyor toplumda artık.. Ama az da olsa kaldı buna dikkat eden insanlar... Allah sonumuzu hayır eylesin inşaallah. Herkese tertemiz kalabilmeyi ve tertemiz bir eş ile evlenebilmeyi nasip etsin inşaallah...
Logged
rabia
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 182



« Yanıtla #5 : 22 Mart 2011, 10:31:11 »

Paylaşım için çok teşekkürler r-e-y-y-a-n.
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Aile Hayatı  |  Kadın ve Erkek Psikolojisi  |  Kız - Erkek İlişkisi ve Etkileri « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: