........ EBRU SANATI............
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 21:22:55
79060 Mesaj 10724 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  İlim & Sanat  |  ........ EBRU SANATI............ 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: ........ EBRU SANATI............  (Okunma Sayısı 637 defa)
Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« : 26 Nisan 2008, 15:33:55 »


                                 EBRU NEDİR?
Yoğunlaştırılmış su üzerine toprak ve toz boyalarla resim yapma   sanatıdır. En eski süsleme sanatlarımızdandır.
İçinizdeki fırtınaların, sevinçlerin, aşkların suya yansımasıdır ebru...Su ve siz...Büyük bir aşkla atılan her boya damlası sizin gülümsemeniz yada gözyaşınızdır.....
        Ebru tarihçesi:  Zamanla Ebru olarak anılan bu sanatın kelime kökeni Farsça Ebri: bulut bulutumsu, Çağatayca: Ab-ru : su yüzü ‘ den geldiği bilinmektedir. Türkistan’ da doğan bu sanatın başlangıcının 9. y.y olduğu sanılmaktadır. Fakat elimizde tam bir belge niteliği taşıyan bilgi bulunmaktadır.1447 yılına ait olduğu söylenen en eski ebrunun Topkapı sarayında olduğu söylenmektedir. Fakat şu an o ebruya ulaşılamadığı için elimizde bulunan en eski ebru Topkapı Sarayın’da ki 1554 yılına ait olan ebrudur diyebilmekteyiz.
       Osmanlı imparatorluğunda Enderun mekteplerinde saray için üretilen ebru saray dışına taşıp buradan da Anadolu’ya yayılmıştır.Doğal malzemelerle çalışılmaktadır.Gül dalı ve at kılından fırça, bitki zamkından suyun yoğunluğunu arttırmak için kitre , boyaları su yüzeyinde tutabilmek için öd , boya olarak da toprak, pigmen ve oksit boylar  kullanılmaktadır.Çok taşlı ve pis olmayan beğendiğimiz herhangi bir renk toprak ile boyalarımızı kendimiz elde edebiliriz.Göreme’nin beyaz ve kirli beyaz, Sivas’ın koyu kahverengi, Kütahya’nın aşı boyası(kırmızı toprak) gibi. Bu nedenle, doğanın tüm güzelliklerinden yaralanarak ebru sanatını icra etmek mümkün olabilmektedir.

      Osmanlılar döneminde  devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanılmıştır. Bu ise ebrunun bir eşi daha olmayan desenlerinden yola çıkılarak tahrifatı önlemek amacıyla yapılmıştır.  Yazı pervazlarının süslemesinde, kitap ciltlerinin iç kapağı olarak kullanılan ve hat çalışmaları için zemin oluşturan ebru sanatının, avrupalı seyyahlar tarafından keşfedildikten sonra değeri iyice anlaşılmıştır

       Avrupalılar, ebru kağıdının üzerinde, mermerlerde bulunan damarların yer almış olmasından dolayı bu kağıda “mermer kağıdı”; Araplar ise damarlı kağıt anlamına gelen “Varaku’l mücezza” demektedir.
Ruha huzur veren ve sabırlı olmayı öğreten bir sanattır ebru.  Sinir hastaları ve özürlü çocuklar üzerinde yarattığı olumlu etkiler ortadadır. Sakinleştirici etkisi ile sinir sistemini düzenlemekte ve su ile ilgilenmeyi zaten seven çocuklarda ise, renklerin birbirleri ile dansı, onları mutlu kılmaktadır.Bir çiçeği bile yapabilmek için, hareketleri düzene soktukları ve geliştirdikleri bir gerçektir.
Logged

Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #1 : 26 Nisan 2008, 15:36:15 »


KULLANILAN MALZEMELER:

TEKNE: Ebru yapılacak kağıttan 1-2 cm daha büyük olmalıdır.Galvaniz yada çelikten yapılmalıdır.

KİTRE:Suya kıvam ve yapışkanlık vermek için kullanılır. Beyaz olanı tercih edilir. Genel olarak İç ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen geven otunun çizilmesiyle elde edilen sıvının kurumuş hali kullanılır. Salep,keten tohumu,ayva çekirdeği de kullanılır fakat genel olarak kullanılan ve rahatça bulunan kitre geven bitkisinin kurumuş haldeki zamkıdır. Hatta şimdilerde bu küçük parçacıklar  halinde olan kitre toz haline getirilmiş halde satılmaktadır.

Kitrenin Hazırlanması:
7 lt. suya 50 gr. kitre konur ve bir gece boyunca şişmesi beklenir,ertesi gün sıkılarak naylon çoraptan geçirilir.Çorabın içinde erimemiş kitre parçacıkları ve çöpler kalır. Kitre iyice eriyene kadar bu sıkma işlemine 2-3 defa devam edilir ve son olarak hiç sıkmadan çoraptaki kitre tekneye süzülür. Kitrenin kıvamı çok önemlidir. Kitre içinde gezdirilen çubuğun izi ,çubuk çıkarıldığında ne öne doğru devam etmeli nede geriye doğru gitmelidir. Hazırlanan kitrenin fazlası buzdolabında  1 ay saklanabilir. Eğer kitre kötü kokmaya  başlarsa bozulmuş demektir. Kitre ne kadar kirlenirse o kadar iyi kıvama gelmiş demektir.

ÖD:Ebrunun asıl sihiri öd’de saklıdır. Öd  boyanın dibe çökmesine mani olunur,boyaların birbirine karışmasını engeller. Mezbahadan alınan sığır ödü; bir metal kap içine konur. Bu metal kapta içinde su kaynayan bir başka kabın içine konur. 20-30 dk. sonra oluşan kan ve köpük temizlenerek öd bir kavanoza alınarak soğutulur. Ve bir damlalıklar boyalara konur. Çok açılmasını istediğimiz boyalara bol öd damlatılır. Kalkan balığı ödüde farklı bir hoşluk vermektedir boyaya. Eskiden öd olarak tütün yaprağı suyuda kullanılırmış.

BOYALAR:Suda erimeyen ,asit ve kazein içermeyen,ışıktan etkilenmeyen doğal boyalar kullanılır. Sadece oksit , pigment ve toprak boyalar kullanılmaktadır. Memleketimizde çok çeşitli renkte toprak bulunmaktadır ve bu bizler için büyük bir şanstır. Eğer renkli toprak elde etmişsek bu toprak suya konur iyice karıştırılır ve süzülür. Bir kaba süzülen toprak tekrar 5-6 dk. karıştırılır.Ve tekrar kaba süzülür. Dinlenmeye bırakılan toprak iyice çöktükten sonra üzerindeki fazla su atılır ve topraktan elde ettiğimiz boya hazır hale gelir. Satın aldığımız boyalar ise 50x50 cm. boyutunda bir mermer yada cam yüzey üzerine 2-3 tatlı kaşığı konur. Ortası havuz haline getirilerek ortasına su konur ve boyalar 5’er dk. süreyle 4 kere 8 şekli çizilerek ezilir ve anakaba alınır.

FIRÇA: Atkılından ve gül dalından yapılır. Gül dalı hem hafifliği hemde küflenmediği için ,at kılı ise boyaları emmediği için tercih edilir.

DESTESENG: Boyayı ezmeye yarayan,tutumu kolay özel şekilde yapılmış mermer.

SU: Eskilerde yağmur suyu kullanılırmış fakat asit yağmurları ve hava kirliliği nedeniyle artık sadece damıtılmış içme suyu kullanılmakta.

DİĞER MALZEMELER: 50cmx50cm boyutunda boya ezmek için mermer, teknedeki boyalara şekil vermek için inceli kalınlı metal çubuklar(bizler), bir tahta üzerine belli aralıklarla sıralanmış metal tellerden oluşan taraklar, ezilen boyaları toplamak için spatula, boyaları koyacağımız ana kaplar, ödlü boyayı muhafaza etmek için daha küçük kaplar, emici nitelikteki kağıt
Logged

Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #2 : 26 Nisan 2008, 15:36:46 »

TARİHİMİZDE EBRUCULAR

 

HATİP MEHMET EFENDİ:  (? – Nisan 1773) Ayasofya Camii’nin hatibi olması sebebiyle Hatip Mehemet Efendi olarak anılmaktadır. Hocapaşa’da ki  evinde çıkan yangında eserlerini kurtarmak isterken kendiside yanmıştır.

 

ŞEYH SADIK EFENDİ: (?- Temmuz 1846) Buhara’ nın Vabakne şehrinde doğmuştur. Ebruyu iki oğluna da öğretmiştir. ( Edhem ve Nafiz Efendiler)

 

HEZARFEN ETHEM EFENDİ: (1829- Ocak 1904) Babasının ardından o da “Üsküdar Özbekler Dergahında şeyhlik yapmaktadır. Ethem Efendi oymacılık, marangozluk, mühürcülük... vs. gibi pek çok dalda uğraş vermektedir ve bu yüzden bin sanat sahibi anlamına gelen Hezarfen lakabını almaktadır.

 

NAFİZ EFENDİ:  Hezarfen Edhem efendinin kardeşidir. Elimizde pek bilgi ve eserleri bulunmamaktadır.

 

SAMİ EFENDİ: (1838-1912) Ebruculuğu, Hezarfen Edhem Efendi’nin yakın arkadaşı olduğu sebebiyle öğrenmiş olan çok iyi bir hattatdır. 

 

AZİZ EFENDİ: (1871-1934) Aziz Efendi de ebruculuğu Edhem Efendi’den öğrenmiştir.

 

NECMETTİN OKYAY: (1883-1976)   Birçok çiçek şeklini yapıp da ebruya kazandıran çok önemli bir ebrucu. Akkase tekniği de ona aittir.

 

ABDÜLKADİR KADRİ EFENDİ: (1875-1942) Kadıköy Osmanağa Camii imamı ve hatibidir. Ebruculuğu Edhem Efendi’den öğrenenlerdendir.

 

BEKİR EFENDİ: Kağıtçılar çarşısında  sadece battal ebru yapıp satan bir ebrucu idi.

 

SAMİ OKYAY: (1910- Haziran 1933) Ebruculuğu babası Necmeddin Efendi’den öğrenmiştir.

 

 

SACİD OKYAY: (1915-1973)  Ebrucu ve eski tarz cild hocası olarak vazife yapmıştır.

 

MUSTAFA DÜZGÜNMAN: (1920-1990) Ebruyu akrabası olan Necmettin Okyay’dan öğrenmiştir. Sanayi devrimi sonrası el emeğine olan ilginin azalmasına rağmen sanatımızın ilerlemesi için  çalışmalarına hiçbir taviz vermeden devam etmiş ve yeni nesillere aktarmıştır. Ve tüm ebrucular için müthiş önemli bir şahsiyettir.

 

NİYAZİ SAYIN: (1927-    ) Ebruculuğu Mustafa Düzgünman’dan öğrenmiştir. Aynı zamanda çok ünlü bir neyzendir.
Logged

Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #3 : 26 Nisan 2008, 15:41:44 »









 

 

 

 

 

 

 

 
Logged

Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #4 : 26 Nisan 2008, 15:47:08 »



 

 

 
 
Logged

...FISILTI...
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 94


.....gönlüm el-vedüd'e emanet.....


« Yanıtla #5 : 27 Nisan 2008, 00:02:25 »

çok güzeldi....sanat apayrı bişey ya...insanın ruhunu ince ince dokuyor sanki....tşk edriz tebessüm...gözümüzü şenlendirdiğin için....selametle...
Logged



".....sessizlik sadece ifade edilmiş söz değildir,o ifade edilemeyenide kuşatır..."
Pınar-ı hayat
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 495



« Yanıtla #6 : 27 Nisan 2008, 10:48:18 »

AYY RESMEN BİR FİLM GİBİYDİİ.. Sırıtan

ÇOK UĞRAŞILMIŞA BENZİO CNM..

ÇOK SAOL..

ELLERİN DERT GÖRMESİN..

RESİMLER DE ÇOK GÜZEL Dİ..
Göz kırpan
Logged

'''!!!AYNI DİLİ KONUŞANLAR DEĞİL,AYNI DUYGULARI PAYLAŞANLAR
ANLAŞABİLİR!!!"'
[COLOR=#24
Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #7 : 28 Nisan 2008, 12:32:53 »

nedemek siz dostlarım için değer Gülümseme  ebruyu çok sevdiğim için forumda olmasını çok istedim...hakikaten çok güzel bi sanat Gülümseme
Logged

tuggra
muggra
Emektar
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1068



« Yanıtla #8 : 10 Haziran 2008, 22:17:23 »

Mükemmel resimler çok teşekkür ederim
Logged

Gençlerin önünü açmak lazım...
çubuk
gece kuşu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2026



« Yanıtla #9 : 13 Haziran 2008, 00:04:22 »


ya esracım süpersin..çok güzeller..en güzeli papatyalı olan sana hediye ediyorum..sen papatyaları çok seversin Göz kırpan Göz kırpan

 
Pınar ı hayat:
cnm bunu hazırlayan esra değil kii.. tebessüm..
Logged

...melali anlamayan nesle aşina degiliz...
Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« Yanıtla #10 : 13 Haziran 2008, 12:53:17 »

 Şaşırmış Şaşırmış yaaa çubuk sen kimsin beni çok iyi tanıyorsun... sen eskişehirden birimisin yooksa.. kimsin yaaa merak ediyoruum...  Ney Ney Ney
adımı biliyorsun neyi sevdiğimi biliyorsun.... sen kimsin  Ney Ney

neyse hediyen için teşekkür ederim Gülümseme bende sana papatyalı olanı hediye edeyim bari.. kim olduğunu eninde sonunda öğreneceğim Kahkaha
Logged

çubuk
gece kuşu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2026



« Yanıtla #11 : 18 Haziran 2008, 12:48:46 »

söyleyektim ama nasılsa öğrendin..bir sene beraber kaldık o kadar da bileyim artık..papatya güzeli..
Logged

...melali anlamayan nesle aşina degiliz...
V3NÜ5
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 20 Haziran 2008, 22:13:28 »

bencede çok güzel
öğrenmek çok istiyorum
sivasta ebru kursu verilen güvenli bi yer bilen varsa söyleyebilir mi Ney
Logged
Nakşibendi
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2543


« Yanıtla #13 : 20 Haziran 2008, 22:23:15 »

Muhtesem bir güzellik !!! paylasim icin tsk. ederim Gülümseme
Logged

"İki şey var: Seveceksin, sevileceksin!.. Sevmek için, sevilmek için ne lâzımsa onu yapacaksın!" M.Zahid KOTKU (Rha)
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  İlim & Sanat  |  ........ EBRU SANATI............ « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: