bir yazardan yazarlık tavsiyeleriii
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 20:22:36
79060 Mesaj 10724 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Eğitim & Öğretim  |  Hayata Atılanlar  |  bir yazardan yazarlık tavsiyeleriii 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: bir yazardan yazarlık tavsiyeleriii  (Okunma Sayısı 234 defa)
Pınar-ı hayat
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 495



« : 04 Nisan 2008, 17:43:31 »



Bir Yazardan Yazarlık Tavsiyeleri

Çocukluğunda astronot ya da denizaltı kaptanı olmayı
düşlermiş. Yaşıtları ip atlarken o, dünyanın
karanlıkta saklanan derinliklerini merak edermiş.
Yıllar sonra akademisyen olduğunda da maceracı ruhu
ağır basmış, sırt çantası ile ülke ülke dolaşıp gezgin
olmuş. Buket Uzuner yazmadan yaşayamayacağını,
yazmanın astronot ve denizaltı kaptanı olmak anlamına
geldiğini söylüyor.

Akademik kariyeriniz devam ederken, sadece edebiyat
dünyasında yer almaya, çalışmalarınıza bağımsız devam
etmeye nasıl karar verdiniz?
Tabii öyle birden radikal bir dönüşüm olmadı
hayatımda; yani bir gün, birden Ferrari’lerimi satıp,
edebi aleme(!) göçmedim. Büyüdüğünde astronot ve
denizaltı kaptanı olmak isteyen bir çocuktum. Dünyanın
kendisinden çok sonsuzluğa açılan dışını ve karanlıkta
saklanan diplerini merak ederdim. O zamanlar benim
için roman ve film kahramanları, gerçek hayattaki
kahramanlardan daha önemliydi.

Önümde pek fazla kadın prototip ve rol modelleri
olmamasına karşın, kendimi bir kahraman olarak
düşlemek, bir gelin olarak düşlemekten daima önemli
olmuştu. Sonrası şöyle gelişti: Dünyanın ve yaşamın
sırlarını anlayabilmek için yurtiçi ve yurtdışındaki
bazı üniversitelerde bilim eğitimi aldım, bilimsel
proje ve araştırmalarda çalıştım, bir bilim insanı
oldum.
Başka kültürleri tanımak ve anlayabilmek için sırtımda
çantam, cebimde diplomam, çantamda bir tutam cesaretle
üç kıtanın daha çok kuzey coğrafyalarında, daha çok
trenlerle seyahat ettim. Bir gezgin oldum. Ama hâlâ
bir uzay gezisine katılmış değilim!.. Bütün bunların
hiçbiri yazmama engel olmadı. 18 yaşımdan beri yazıyor
ve yayımlıyorum. Çünkü ne yaparsam yapayım daima
yazıyordum. Sonunda, kurgu yazarı olarak kendi
karakterlerimi yaratmanın ve dünyanın üstündeki ya da
dışındaki canlıları yazmanın, aynı zamanda bir
astronot ve denizaltı kaptanı olmak anlamına geldiğini
öğrendim. O gün, bu gündür yazıyorum. ....


 

 
Yazı yazarken özellikle tercih ettiğiniz ortamlar var
mı?
Yaşadığım şehirlerde evime yakın kafeleri, pastaneleri
bazen bir kahve-çay, bazen öğle yemeği ederine
yazı-evime, büroma çeviririm. Kalabalıklarda yalnız
kalmak yazarken iyi geliyor bana. Ancak son
yazımlarda, en cinnet zamanlarımda, adına ‘çile odası’
dediğim çalışma odama hapsolurum geceler boyu...

Çalışırken takıntılı olduğunuz şeyler ya da olmazsa
olmazlarınız var mı?
Kahve, müzik, kahve, müzik, kahve ve tekrar müzik!

Dibe vurduğunuz anlar oldu mu? Bir yazarın dibe
vuruşlarından çıkışı diğer insanlardan ne gibi
farklılıklar gösterir?
‘Dibe vurmak’ insanın ümitlerinin tamamen kırıldığı,
en çok güvendiği, en yakınları tarafından yalnız
bırakıldığı veya gelecek korkusuyla kabus gördüğü
zamanlarsa, bunları yaşamamış birinin edebiyatçı
olamayacağına inanıyorum. Sanırım yaratıcı sanatı iş
edinenler, sinir uçları açık doğmuş uyumsuzlar
arasından çıkıyor. Şairlerin, yazarların, besteci ve
ressamların acıyı tanımamış olmaları olası değil...
Ama yine de yazmak iyileştiricidir ve gerçekten hayat
kurtarır...

İlk yazılarınızı kiminle paylaştınız? Sizi
yüreklendiren biri ya da birileri oldu mu?
Edebiyatın okulu olmadığından biraz usta-çırak işidir,
ancak henüz çıraklık yıllarındayken çoğunlukla
ustalarınızı yalnızca kitaplarından tanıyıp,
yararlanırsınız. Şanslıysanız onları tanır, onlardan
el alırsınız. Benim ustalarım arasında Attila İlhan,
Tomris Uyar, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu vardı.
Bunlardan özellikle Attila İlhan’ın uzun yıllar süren
emeğini hep şükranla anarım. ‘Kumral Ada-Mavi Tuna’ bu
yüzden ona ithaf edilmiştir.

Bir yazarın kariyer haritası olur mu? Stratejik olarak
planlayarak da yazarlık, edebiyat serüveni devam eder
mi?
Eğer bir reklam veya senaryo yazarından söz ediyorsak
olabilir. Ancak bir hikâyeci, bir romancı veya şairin
bir kariyer planı olamaz, işin doğasına aykırıdır bu.
Bir yazar bazen 4 - 5 yıl bir konuya bağlanır ve
rüyalarıyla bile ona adanır. Borges’nin çok sevdiğim
bir sözü var: “Yazarın işi kendi hayal gücünü harekete
geçiren şeyleri yazmaktır.” Bu da hesaba, plana
gelmez, gelemez. İşte bu nedenle yazarların para-pul
düşünmeyecek kadar özgür olabilmeleri önemlidir. Bazı
ülkelerde bunu sağlamak için, yazarları aç kalmayacak
kadar burslar ve maddi desteklerle rahatlatıyorlar.





 
Başka dillere çevrilen kitaplarınız var. Yurtdışı ile
ülkemiz arasında kitap tanıtım faaliyetleri arasında
ne gibi farklar var?
İtalya’da ve Yunanistan’da yayımlanan ‘Kumral Ada-Mavi
Tuna’ ve ‘Uzun Beyaz Bulut-Gelibolu’ için dergi ve
gazetelerde bizdeki gibi tanıtımlar yayımlandı.
Yunanistan ve İsrail’de özel basın toplantısıyla
gazetecilere yazarı tanıtıyorlar. Bir İtalyan yemek
dergisi de, Kumral Ada-Mavi Tuna’daki Türk mutfağını
konu edinerek farklı açıdan tanıttı. Ancak ilk büyük
promosyon aynı romanın Kore’de yayımlanacak Korecesi
için yapılacak bu kış. Bakalım neler planlıyorlar?

Yazar olacağını hisseden, belki de kimseye söylemeden
bu yola doğru girmiş ve çıkış noktası arayan gençlere
neler öneriyorsunuz?
Yazarlık hissedilen bir şey değildir, çünkü bir genç
yazdıklarının ve kendi kapasitesinin farkındadır
aslında. Her şeyden önce yazmayı çok sevdiğini bilir.
Sonra kendini en iyi yazarak ifade ettiğini fark
ediyor, okumayı çok ama çok seviyor ve hayatını buna
adayacak kadar yazmaya takıyorsa -takmayı: obsesyon
anlamında söylüyorum- zaten yazmadan yaşayamıyordur.
Aynı zamanda çok severek okuduğu roman/hikâyelerden
daha iyisini yazabileceğine dair hınzırca bir hırsa
kapılıyorsa, bir de yazarak ünlü ve zengin
olmayacağını göze alabiliyorsa, zaten onun önündeki
tek engel kendisidir. Göz atmam için yollanan hikâye
veya denemeleri okumadan önce, yazar adayının bana
yazdıkları mektuba bakarak bile karşımdaki gencin
yazma hırsı, edebiyata adanma, yenilgilere
dayanıklılık kapasitesi ve kültürel derinliğine dair
önemli izler yakalayabiliyorum. Kolaycı, okumayı
sevmeyen, yüzeysel, kendi hayatını dünyanın en önemli
hikâyesi sanan, Türk yazarlarını tanımayan ve çabucak
çok okunan bir yazar olmaya can atanlara buradan da,
en kısa yoldan başka yönlere dönmelerini öneriyorum.
Çünkü yazarlık çileli bir yolculuktur ve en çok
kendini huzura kavuşturmak, iyileştirmek için yapılır.
Farklı ve ilginç sözü, tarzı olmayanlar bence
kendilerini hiç üzmesinler.

Çok güzel bir internet siteniz var. Site açmaya nasıl
karar verdiniz? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Bilim ve teknolojiye meraklı bir çocuktum. 1980’lerde
genetik ve biyoteknoloji okumaya heves ettiğimi
düşünürseniz, teknoloji dostu biri olmam çelişkili
gelmeyecektir size. www.buketuzuner.com sitesi de
1999’da kuruldu ve belki de ilk edebiyatçı
sitelerinden. Sitem olmasını en çok kitaplarım
hakkında ödev, tez veya araştırma yapan öğrencilere
kaynak sağlamak amacıyla istedim. Ayrıca yazdıklarımı
yayımlatacak gazete - dergi bulamadığımda en özgür
platform olarak kullanışa açık olması büyük ferahlık
sağlıyor. Şu anda özel nedenlerle atıllaşan bu siteyi
Arda Balkan hazırladı. Site aynı zamanda yabancı
yayıncılara ve okurlara da sınırlı olsa bile
kullanışlı bir kaynak olarak servis veriyor, bu açıdan
da işime yarıyor. Ayrıca blogları da seviyor,
bazılarını takip ediyorum. Bence herkesin ama
özellikle, işsizlerin ve ev kadınlarının da siteleri
olmalı. Biliyorsunuz ücretsiz olan alanlar da mevcut.
Neden onlar derseniz, yazar olduğunu söylediğinde
devletimiz, Sait Faik’e işsiz, Sevgi Soysal’a ev
kadını etiketini yapıştırmıştı!

Anlatan Yazar: Buket UZUNER
Kaynak : yenibiris.com
..selametle...
Logged

'''!!!AYNI DİLİ KONUŞANLAR DEĞİL,AYNI DUYGULARI PAYLAŞANLAR
ANLAŞABİLİR!!!"'
[COLOR=#24
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Eğitim & Öğretim  |  Hayata Atılanlar  |  bir yazardan yazarlık tavsiyeleriii « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: