Harem Hakkında
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
10 Şubat 2012, 10:29:58
78912 Mesaj 10712 Konu Gönderen: 1296 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Genel Tarih  |  Harem Hakkında 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Harem Hakkında  (Okunma Sayısı 835 defa)
Tebessüm
TeBeSsüM
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7824



WWW
« : 12 Ağustos 2010, 12:35:12 »


“Harem” ile ilgili romanlarLise son sınıfa kadar “Topkapı Sarayı”, “Harem” denilince hemen, çırılçıplak cariyelerin içinde yüzdükleri bembeyaz süt havuzları aklıma gelirdi. Çünkü ilkokuldayken toplu olarak Topkapı Sarayı’na ziyarete gittiğimizde, Harem kısmındaki bayan rehber bize böyle anlatmıştı. Üst kattan aşağıdaki boşluğu göstererek, “Burada süt havuzları vardı. Padişah, bizim şu an olduğumuz yerden onları takip eder, beğendiğini yanına çağırırdı” demişti.

Lise son sınıfta tarih öğretmenimiz ise (Allah ondan razı olsun) “Harem”in ne olduğunu geniş ve doğru olarak anlatınca, bu yanlış düşüncem ancak o zaman değişti.

Ülkemizin en büyük çıkmazlarından biri, uzmanlık isteyen konularda uzmanlara sorulmaması, ilgili ilgisiz herkesin konuşması, yazması.

Bu yapılmadığı için “Harem” ile ilgili romanlar, Osmanlıyı kötülemek, gözden düşürmek için yazıldığı kanaatini uyandırıyor. Bugün, son zamanlarda çok tartışılan bu konuları, konunun uzmanı tarihçilerin görüşlerine müracaat ederek, tarihi gerçekleri bir nebze de olsa ortaya koymak istiyorum;

Harem nedir, ne değildir?


“Osmanlı’da ‘harem’, herkesin giremediği bir ortamdı. Sözcük olarak harem ‘dokunulmaz, kutsal’ anlamına gelir. Bilinenin aksine Osmanlı’da ‘Harem-i Humayun’, devlet adamları yetiştiren ‘Enderun’ mekteplerine paralel bir kurumdu. Kesinlikle, cinselliğin ayyuka çıktığı, padişahın canı çektiğinde içinden kadın seçip beraber olduğu bir yer değildi. Buradaki kadınlar, Osmanlı’nın en üst kültür grubunu temsil ederdi. Bazı çevrelerde ‘harem’ kavramına cinsel ve egzotik benzetmelerin yapılmasının nedeni 17 ve 18’inci yüzyıllarda Batı’nın bu kuruma cinsel içerikli yakıştırmalar yapmış olmasıdır. İşin acı yanı insanlar ‘harem’i olumsuz düşünüyor, ama bunu öğreten biz olduk.” (Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız -Osmanlı Tarihçisi)

“Harem’deki yaş ortalaması, oryantalist hayallerde olduğu gibi 15-16 değil, 60’ın üzerindeydi. Harem, Osmanlı’da padişahın ailesi anlamına gelirdi. Yani, padişahın mahrem kısmıdır. Padişah öldükten sonra da ailesi haremde yaşamaya devam ederdi. Harem’de bulunan bütün kadınlar padişahın cinselliği için tutulmadıkları gibi, buradaki kızlara her konuda uzun soluklu eğitim verilirdi. Din hocaları da öğretmenler de gelir haremde ders verirlerdi. Padişah da güzel ve bilgili bu kızlardan bazılarını devlet adamları ile evlendirirdi.” (Prof. Dr. Mete Tuncay-Tarihçi)

“Özellikle yabancı kadın yazarların kaleme aldığı bu romanlar, “ikinci sınıf yazarların yazdığı kötü romanlar”dır. Bu kitaplar tarihi gerçekleri yansıtmamaktadır. Yazarlar Topkapı Sarayını bile görmeden bu kitapları kaleme almaktadırlar. Bu tür kitapların hislerle değil, ilimle yazılması gerekir, herkes bu konuda uyanık olmalıdır.” (Prof. Dr. İlber Ortaylı)

“Tarihi konu alan romanların önsözünde eserin “hayali” olup olmadığının belirtilmesi gerekir. Romansı tarih kitaplarının tarih kitaplarından ayırt edilmesi gerekir. Bu tür edebidir, belli bir kesime hitap eder. Bunlar edebi bir tür olarak sosyal ve sanat fonksiyonunu yerine getiriyor. Bu açıdan faydalıdır. Fakat bunu yazanlar, tarih yazdıkları iddiasına girerlerse o zaman yanlış yapmış olurlar ve okuyuculara yanlış bilgi vermiş olurlar. Osmanlı Devleti’nin tartışılmaya başlamasından sonra Osmanlı’ya karşı toplumda bir merak uyandı. Bu, bu tür kitapların okuyuculardan büyük ilgi görmesinin nedenlerinden biridir. Osmanlıyı idealize etmek ve bilhassa bugünkü Türkiye ile kıyaslamak doğru değildir.” (Prof. Dr. Halil İnalcık-Tarihçi)

Görüldüğü gibi, tarihçiler, birbiri ardına yayımlanan ve özellikle Osmanlı “Haremi”ni konu alan “Safiye Sultan’’ gibi çeviri kitapların, gerçekleri yansıtmadığını, bunların tarihi gerçekler olarak görülmemesi gerektiğini ifade ediyorlar. Yanlış kanaatlerin oluşmaması için uyarılarda bulunuyorlar. (Mehmet Oruç, Türkiye, 19.05.2001)

Bazı Valide Sultanlar ve hayır hasenatları hakkında özet bilgi verelim:

Hürrem Sultan
Kanuni Sultan Süleyman Hanın zevcesidir. Haseki ve Hürrem Sultan ismiyle meşhur oldu. 1558 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Süleymaniye Camii avlusuna defnedildi. Kanuni sonradan bu saliha zevcesinin kabri üzerine bir türbe yaptırdı. Türbe, Mimar Sinan’ın eseri olup, içi muhteşem çinilerle süslüdür. Kubbeye yakın yerlerinde âyet-i kerimeler yazılıdır.

İlk çocuğu Şehzade Mehmed olup, Kanuni’nin tahta çıkmasından bir yıl sonra dünyaya gelmiştir. Mihr-i Mah Sultan, şehzade Selim ve Bayezid diğer çocuklarıdır. Bunlar kendisinden sonra vefat etmişlerdir. Mihr-i Mah Sultan, Rüstem Paşa ile evlendirildi.

Hürrem Sultan, hayır hasenat yapmayı çok severdi. Aksaray’da o zaman Avratpazarı, bugün Haseki denilen semtte kubbeli bir cami ile şadırvan, yanında imaret, medrese, darüşşifa ve mektep yaptırdı. Medrese, 1539 da yapıldı. Şimdi belediyenin polikliniği olarak kullanılan darüşşifa da 1550 de inşa edildi. Bundan başka Mekke ve Medine-i münevverede birer imaret yaptırdı. Edirne’ye su getirtti ve bunları muhtelif çeşmelerden akıttı. Cisr-i Mustafa Paşada Kervansaray, cami ve imaret yaptırdı. Bunlara kocası Kanuni Sultan Süleyman’ın kendisine verdiği emlakını vakfederek adını hayırla tarihe yazdırdı. Kanuni de bu saliha zevcesi için, hayatının sonuna kadar hayırlar ve vakıflar yaptırmıştır.

İstanbul’da Aksaray Fındıkzade yolu üzerinde, sol taraftaki ağaçlık içinde İstanbul’un en eski hastanesi Haseki hastanesi, Hürrem Haseki Sultan tarafından 1539 da Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Civardaki Haseki Camii, büyük bir medrese, imarethane ve sebil de Sinan’ın eseridir.

Hastanenin yönetimi 1878 yılına kadar Hürrem Haseki Sultanın tesis ettiği vakfa ait iken o yıldan sonra şehremanetine (belediyeye) geçmiştir.

Hürrem Sultanın yaptırdığı bina halen hastane polikliniği olarak hizmet vermektedir. Diğer binalar sonraki yıllarda yapılmıştır. Bugün Haseki Hastanesi 15 faal servisi ve 645 yatağı ile hizmet veren Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı, tam teşekküllü bir kuruluştur.

Mihr-i Mah Sultan
Kanuni Sultan Süleyman hanın kızıdır. Zevci Rüstem paşa, Eminönü ile Unkapanı arasındaki meşhur camii yapmıştır. Mihr-i Mah sultan da, Edirnekapı yanında büyük camii ve 1546 senesinde Üsküdar iskelesindeki Eski valide camiini yaptırmıştır. 1556 senesinde vefat etmiştir. Süleymaniyyede babasının türbesindedir. Rüstem paşanın kardeşi kaptan-ı derya Sinan paşa, Beşiktaş iskelesi yanında meşhur camii yaptırdı. 1553 senesinde vefat edip, Üsküdarda Mihr-i Mah sultan camii mihrabı önüne defnedildi. Camii Rüstem paşa 1555 de tamamladı. Rüstem paşa 1560 da vefat etti. Şehzade camii bahçesindeki türbesindedir.

Fatıma Sultan
Yavuz sultan Selim hanın kerimesidir. Topkapı’da, zevci kara Ahmed paşanın camiine yakın (Fatıma sultan mescidi)ni yaptırmıştır. Kara Ahmed paşanın yaptırdığı (Topkapı camii), (Pazartekke mescidi)nin yanındadır. Ahmed paşa 1554 senesinde şehid edilince, inşâsı yarım kalmıştı. 1564 de, kardeşi Rüstem paşa tamamlamaya başladı. Yedi senede tamam oldu. Ahmed paşa camii yanındaki türbededir. Zevcesi Fatıma sultan, bu türbenin yanındadır.

Mahpeyker Sultan
Sultan Ahmed hanın zevcesi ve sultan dördüncü Murad ile Sultan İbrahim’in validesidir. (Kösem sultan) da denir. 1592 de doğup, 1651 de şehid edildi. Hüsni cemali, aklı ve zekası ve hayrat ve hasenatı ile meşhur saliha ve afife bir sultan idi. Yeni camiin temelini attı. Çarşambadaki (Valide medresesi mescidi) ve 1640 da Üsküdar’da Çinili camiini yaptırdı. Çakmakcılar yokuşunda büyük valide hanı ile içindeki mescid de, bunun eseridir. Rumelinde milyonlar değerinde vakıfları ve hayratı vardır. Otuz sene, devletin idaresinde hizmetleri oldu. Asiler ve şakiler tarafından sarayda şehid edildi. Sultan Ahmed türbesindedir. Sultan dördüncü Muradın kızı Safiyye sultan da bu türbededir. Hayrat ve hasenatı ile millete hizmetleri Naima tarihinde uzun yazılıdır. 1623 de, Anadolu kavağı camiini yaptırmıştır. Bu mescid şimdi gazinodur. İki kavağın kaleleri de 1623 de yapılmıştır.

Turhan Sultan
Sultan İbrahim’in zevcesi ve dördüncü sultan Mehmed’in validesidir. Hatice Turhan sultan, saliha ve hayrı sever bir hanım idi. Eminönü’nde büyük Yeni camiin temelini Mahpeyker Kösem sultan atmıştı. Turhan sultan tamamlatıp, 1664 de ibadete açıldı. Mektep, medrese, imarethane, kütüphaneler, çeşmeler yaptırdı. 1682 de vefat etti. Yeni cami yanındaki, Turhan sultan türbesindedir. Oğlu sultan dördüncü Mehmed ile torunları sultan ikinci Mustafa ve üçüncü sultan Ahmed ve birinci sultan Mahmud ve sultan üçüncü Osman han ve sultan beşinci Murad ve sultan Mahmudun validesi Saliha sultan ve diğer şehzadeler de buradadırlar. Üçüncü Mustafa hanın validesi Mihr-i şah Emine sultan ile birinci Abdülhamid hanın validesi Rabia sultan da buradadır.

Fatıma Sultan
Üçüncü Ahmed hanın kızıdır. 1725 de Bab-ı âlide bir cami yaptırmıştır. İbrahim paşanın zevcesi idi. 1732 de vefat edip, Turhan sultan türbesinin haricine defnedildi.

Hatice Sultan
Dördüncü Mehmed hanın kerimesidir. 1738 de Defterdar ile Ayvansaray arasında (Sultan camii)ni yaptırdı. Buna (Ya-Vedud camii) de denir. Çünkü, önceden şeyh Abdül-Vedud yaptırmıştı. Kendisi, Buhara’dan, İstanbul’u almak için gelenlerdendir. 1456 senesinde vefat edip, orada defnolundu. Sonra, halifelerinden Tokmak dede, vakfını tayin etti. Bu da orada medfundur. Bunun için oradaki kabristana (Tokmaktepe) denir. Hatice sultan, buradaki sahil sarayları yerine çeşme, sebil ve mektep ve mektebin altında Muhammed Ensarinin türbesini yaptırırken, bu mescidi yeniden yaptırmıştır. Rumeli-kavağı camiini de Hatice Turhan sultan yaptırmıştır. 1743 de vefat etti. Turhan sultan türbesindedir. Zevci Hasan paşa, Üsküdar’da (Nesuhi tekkesi mescidi)ni yaptırmıştır.

Mihr-i Şah Sultan
Üçüncü Selim hanın validesidir. Halıcıoğlu kışlası ile yeni köprü arasındaki camii yaptırmıştır. Eyyub camii ile Bostan iskelesi arasında 1796 da yaptırdığı türbesindedir. Kızı Hatice sultan da yanındadır.
Logged

Yorgunella..
Gülünç bi dünyada kapana kısılmış, oldukça trajik bi figür..
Emektar
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 982


''Bir gün bir kafes kuş aramaya çıkar'' ~ F. Kafka


« Yanıtla #1 : 12 Ağustos 2010, 15:47:00 »

dün harem hakkında bir program izlemiştim televizyonda..tevafuk oldu sanırım..
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #2 : 12 Ağustos 2010, 16:54:34 »

Evet, bu konu "Osmanlı tekrar geri dönsün,  nerede Osmanlı ruhu!" diye seslendiğimde bir çok defa malesef karşıma çıkan, sen padişahların zevk ve sefalarının, eylencelerinin koruyucu musun anlayışı epeyce canımı sıkıyor...

Bizim ne kadar büyük padişahlarımız olduğunu kimse anlamıyor anlaşılan...

Ve de islam anlaşıyışına göre bile kadınlarla 4 kere ye varan bir evlilik yapılabiliyor. Bu duruma şu an nazarıyla bakılınca erkeklerin zevk ve sefaları için 4 evlilik yaptığı ileri sürülüyor. Ama anlamıyorum bu nasıl bir zihniyet?  O anlaşıy çerçevesinde bir erkek bu zamanda bir kadınla bile baş edemezken, 4 tane kadın alıp da başına niye bela edecek? Bi türlü çözemiyorum... Gülümseme

Bu arada çok evlilikği falan da savunmuyorum, sadece gerekli durumlar olur dinimiz için çok evliliğe katlanılabilir. Bu da ayrı bir durum...

İslamın kadını anlayıp da, verdiği değeri acaba şimdi hangi sistem verebililmiş, verebiliyor? Kim her hangi bir sistemin daha fazla değer verdiğini iddia edebilir?

Osmanlı ise İslam ile yaşamış bir imparatorluk. Yani kısacası komik üstü komik bir anlayış, ama atılan çamurun malesef izi de kalıyor ham beyinlerde...

Her neyse... Biz kendi değerlerimizi ve güzelliklerimizi paramparça ediyoruz malesef...

Eğitim şart; ama eğitim adı altında empoze edilen şaçma saçma yanlış düşünceleri de değiştirmeliyiz. Gerçekleri kabul etmeliyiz, öğrenmemiz gereken çok durumlar var, her ne kadar menfatimize uygun gelmiyormuş gibi görünsede...

Rabbim yardımcımız olsun.
Logged
кσηуαℓєє
αѕℓα вιяιηιη υмυ∂υηυ кıямα вєℓкι∂є тєк ѕαнιρ σℓ∂υğυ σ∂υя...
Yayın Editörü
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2536



WWW
« Yanıtla #3 : 13 Ağustos 2010, 07:51:43 »

Paylaşım İçin Sagol ..

Amin erdem  Göz kırpan
Logged

aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #4 : 14 Ağustos 2010, 11:53:18 »

Alıntı
Osmanlı ise İslam ile yaşamış bir imparatorluk. Yani kısacası komik üstü komik bir anlayış, ama atılan çamurun malesef izi de kalıyor ham beyinlerde...


islamda saltanatın (babadan oğula gecen hükümdarlık) ve (devletin bekası için) kardeş katlinin oldugunu bilmiyordum..
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #5 : 15 Ağustos 2010, 07:18:13 »

Alıntı
islamda saltanatın (babadan oğula gecen hükümdarlık) ve (devletin bekası için) kardeş katlinin oldugunu bilmiyordum..

Evet islamda bunlar doğru değil.

Ama sizin bunu neden söylediğinizi pek anlamadım. Yoksa harem ve Osmanlı noksasında yazıdığım yazımı kaldıramadınız da ondan mı söylediniz? Eğer ki böyle olsa dahi nefsinizle mücadele şahsınıza aittir, fazla müdahil olamam.

Ama diğer arkadaşlar için farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum.

Peygamber Efendimizin sav. sevdiği kumandan.

Fatih Sultan Mehmet oğullarını hiç sevmiyor muydu? Seviyordur muhakkak. Bir baba için evlat acısı en acı durumlardan biridir oysa. Ama Fatih Sultan Mehmet evladının acısını bile önemsemeden devletin bekası için böyle yanlış bir karar vermiş olmalı. Karar yanlıştır, hatalıdır. Hatta oğullarının kul hakkına girmiştir. Ama bu hatalı ve yanlış kararı dahi Fatih Sultan Mehmet kendi kişişel mefaatini üstün tutmak için vermemiş, sanki.

Babadan oğlula geçen hükümdarlık anlayışı da yanlış elbette. Ama şehzadelerin bu konuda (Kuruluş ve yükselme Dönemlerinde) sırf bu iş için hazırlanması ve eğitilmesi bu konuda başarı durumlarını artırıyor. Ve de şehzadeler ve padişahlar bu noktada canlarını ortaya koyuyorlar... Tarhuncu Ahmet Paşa, 3. Selim, Genç Osman gibi padişahların akıbetleri ise acı bir ölüm olabiliyor.

Hem koskoca bir imparatorluğu yöneteceksin, hem de karşılığında böyle bir mükafat görmeye razı olacaksın.

Ama dediğiniz şu noktada doğru, Osmanlı imparatorluğu islamla yaşamaya çalışmış... Arada hataları da olmuş.

Ama islamla öyle bir yaşamaya çalışmış ki, şimdiye kadar hiç bir devlet onun gibi islamı yaşayamamış.
Logged
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #6 : 16 Ağustos 2010, 10:09:32 »

aseman'dan,
Alıntı

islamda saltanatın (babadan oğula gecen hükümdarlık) ve (devletin bekası için) kardeş katlinin oldugunu bilmiyordum..



erdem'den,
Alıntı
Ama sizin bunu neden söylediğinizi pek anlamadım. Yoksa harem ve Osmanlı noksasında yazıdığım yazımı kaldıramadınız da ondan mı söylediniz?
Eğer ki böyle olsa dahi nefsinizle mücadele şahsınıza aittir, fazla müdahil olamam


nerden bildin.kaldıramadım tabi. (!)

ben hep osmanlı padişahlarını 20,30 kadının arasında zevk-ü sefa yaparlarken hayal ederdim ve bu nefsime hoş gelirdi..zaten bunu da ilk verdigim cevap ta hissettirmişim..(!)

bu hayallerimi yıkan sizi görünce de içimdeki kini kustum. (!)


ne demek istiyorsun sen,Allah'tan kork be..


tüm forum şahit,yukardaki benim verdigim cevapta harem kelimesi gecmemekte,hatta hareme atfen bir kelime dahi kullanılmamıştır..

''Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır....'' HUCURAT 12

üzerinize düşeni yapmanızı beklerim.

bu konu hakkındaki söylemlerim daha fazla ileri gitmeyecektir..

hep söylerim;

burada yazmış olmak için,karşındakini altetmek için,çamur atmak için,kendi görüşünü dikte ettirmek için yazılmaz...

yoksa ne olacagi belli,

sacma sapan,anlamsiz,gereksiz,yakışıksız tenkit vari yazışmalardan öteye geçilemez.dostun karası, düşmanın maskarası olunur..

Alıntı
Osmanlı ise İslam ile yaşamış bir imparatorluk.

yazınız ile;
Alıntı

Osmanlı imparatorluğu islamla yaşamaya çalışmış... Arada hataları da olmuş.

Ama islamla öyle bir yaşamaya çalışmış ki, şimdiye kadar hiç bir devlet onun gibi islamı yaşayamamış..




yazınızın arasında fark oldugunu düşünüyor,yanlışınızı fark etmenize seviniyorum..

Alıntı

şimdiye kadar hiç bir devlet onun gibi islamı yaşayamamış..



mevzusuna gelince de Allah'tan başka kimsenin bilemeyecegini düşünüyorum.

öyle bir devlet düşünün  ki islamı ondan daha iyi yaşayan olmadıgı iddia ediliyor ama bir bakıyorsun ki yönetim biçimi islama uygun degil..

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz. BAKARA 134

yanlışıyla dogrusuyla geçtiler gittiler..

onların yaptıkları onlara,bizim yaptıklarımız bizedir.

selametle..
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #7 : 16 Ağustos 2010, 11:02:18 »

Madem beni yanlış anlamadınız niye o kadar abartı bir cevab verdiniz şaşırdım...

Ben geri gelsin ey Osmanlı dediğimde... Bunu o zamanın kültür ve insanlığını bu zamanlara göre kıyası ile söyledim...

Ve yanlışın yanında daha iyiyi savundum... Türkiye nazarında Osmanlı'nın üstünlüklerinden bahseder gibi söyledim...
Logged
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #8 : 16 Ağustos 2010, 11:05:42 »

Alıntı
Ben geri gelsin ey Osmanlı dediğimde... Bunu o zamanın kültür ve insanlığını bu zamanlara göre kıyası ile söyledim...

hadi kısa konuşalım o zaman..

benim osmanlı geri gelmesin gibi bir beyanım oldu mu?

 
öncelikle burada bulunma amacımızı sizin agzınızdan da duymak en büyük istegim..
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #9 : 16 Ağustos 2010, 11:08:29 »

Benim amacım üzüm yemek bağcıyı dövmek değil.
Logged
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #10 : 16 Ağustos 2010, 11:10:04 »

Alıntı
Benim amacım üzüm yemek bağcıyı dövmek değil.


meraba.sevindim.

peki haremle alakalı hiçbir beyanım olmadıgı halde neden su-i zann ettiniz?
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #11 : 16 Ağustos 2010, 11:15:26 »

Hucurat12 suresinin devamı...

"...Birbirinizin kusurlarını ve gizli hallerini araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın Her hangi biriniz, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz değil mi? Allah’a karşı gelmekten sakının Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok merhametli olandır"

Ne güzelmiş... Gülümseme

Söyledikleriniz öyle anlaşılır diye söyledim...

Zira ben Osmanlıya atılan çamuru ve suizanı kırmaya çalışıyorum... Kusurunu güzelliğinden dolayı görmemeye çalışıyorum... Ve Alemi islama yaptığı hizmetle İslamla yaşamış bir imparatorluk olduğunu düşünüyorum... İçerisinde dinsiz adi adamlarda vardı elbet... Ama Kanuni Sultan Süleyman gibi islama danışmadan iş yapmayan başları da vardı... 2. Abdulhamit gibi aldığı kararları Peygamber efendimiz (s.a.v) den alan hükümdarları vardı... Fatih Sultan Mehmet ve askerleri gibi Peygamberin övgüsüne layık olan Sultanları vardı Osmanlı'nın...
Logged
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #12 : 16 Ağustos 2010, 11:29:41 »

kardeşim inanın bana gittikce anlamsız konuşmaya başlıyorsunuz..

Alıntı
Zira ben Osmanlıya atılan çamuru ve suizanı kırmaya çalışıyorum...


osmanlıya atılan sui zannı kırarken osmanlının hatalarını söyleyen kişi hakkıda 'ne oldu.yoksa harem hakkında söylediklerim nefsine agır mı geldi..'' gibisinden ithaflarla yol alamazsın..

önce kendin sui zan etme..

sonra başkalarının sui zannı nı kır..



bu konunun artık bizlere bişey kazandırmayacagını düşünerekten son mesajım oldugunu belirtmek isterim.selametle
Logged

erdem
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


« Yanıtla #13 : 16 Ağustos 2010, 11:34:28 »

Sen hala sen ben davasındasındasın anlaşılan...

O zaman sen haklısın diyeyim de... Sen de sevin... Yani haklısın cidden... Kusur bizdedir... Konuşmayı bilmiyor, yazmayı bilmiyoruz...

Konu Osmanlı ve Harem, ya da bu noktadaki yanlış düşünceler.. Arkadaşlar siz bize bakmadan bu noktada beyan edin düşüncelerinizi... Biz dağıttık biraz...
Logged
aseman
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 355


ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek..


« Yanıtla #14 : 16 Ağustos 2010, 11:38:02 »

Alıntı
Sen hala sen ben davasındasındasın anlaşılan...

O zaman sen haklısın diyeyim de... Sen de sevin...


hah şöyle.egomu tatmim ettin nihayet.

yuppi, ben haklıyım işte...(!)


Alıntı
Konu Osmanlı ve Harem, ya da bu noktadaki yanlış düşünceler.. Arkadaşlar siz bize bakmadan bu noktada beyan edin düşüncelerinizi... Biz dağıttık biraz


devam inşallah..
Logged

Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Genel Tarih  |  Harem Hakkında « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: