Mevlana'nın Sofrası
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
22 Mayıs 2012, 20:47:49
79054 Mesaj 10722 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Aile Hayatı  |  Yemek Tarifleri  |  Diğer Tarifler  |  Mevlana'nın Sofrası 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Mevlana'nın Sofrası  (Okunma Sayısı 601 defa)
Tebessüm
eyhayat..
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7827



WWW
« : 23 Ağustos 2009, 16:08:14 »


"Hamdım Piştim Oldum"Mevlana'nın Sofrası
Büyük İslam âlimi Mevlâna’nın eserlerinde verdiği "reçete"ler bugün Konya mutfağının hâlâ önemli bir parçası...


Ünlü İslam düşünürü Mevlâna hayat felsefesini açıklarken sembollerinin çoğunu doğadan seçmiştir. Gıdalar da bu semboller arasındadır. Mevlâna’nın ilahi aşk şiirlerini toplayan Divan-ı Kebir adlı eserinde geçen “Hamdım piştim oldum” sözü buna bir örnek. Ünlü âlimin tasavvuf ile ilgili bilgilerin yanı sıra sunduğu yemek reçeteleri de kendi çağının yemek kültüründen bizlere sunduğu birer hediye...
AŞÇIYA SAYGI

Sufizm yani tasavvuf öğretisinde ‘mutfak’ çok önemli bir yer tutar. Dervişlerin eğitimlerine başladıkları yerdir burası. Amaç sadece yemek pişirmeyi değil aynı zamanda doğanın olağanüstü çabalarla insanlığa sunmuş olduğu yiyeceklere karşı saygı duymayı öğrenmektir. Yiyeceklerin en verimli en uygun şekilde kullanımına ve tüketimine büyük önem verilir. İşte bu yüzden aşçılık Mevlâna zamanında en çok itibar edilen meslekti; hatta ruhani anlamda bir makamdı. Mevleviler yüce yaratıcının sunmuş olduğu nimetleri büyük hünerle pişirdikleri ve kulların beslenmesine aracılık ettikleri için aşçılara büyük saygı göstermişlerdir. Bu hürmetin en büyük ispatı Mevlâna’nın çok sevdiği aşçısı Ateş-baz Veli (ateşle oynayan ermiş kişi) öldüğünde onun adına bir türbe yapılmasıdır. Dünyada adına türbe inşa edilen belki de tek aşçı olan Ateş-baz Veli’nin ebedi istirahatgâhı Konya’nın Meram ilçesinde bulunuyor. Dünyanın ünlü yiyecek araştırmacısı Alan Davidson bir makalesinde “Türbeye turist gittik hacı olarak döndük” şeklinde bahsetmiştir bu yerden.


HER LOKMA İÇİN ŞÜKÜR

‘Somat’ (sofra) adabına da büyük önem veren sufiler günde iki kez yemek yerler. Öğlen ve akşam... Sofrayı ‘can’lar (mürid) hazırlar. Tuz yemeklerde törensel ifade taşır. Yemek onunla başlar onunla biter. Hazırlıklar bitince yemeğin yenmesine gelir sıra. Kazancı Dede kazanın kapağını açınca ‘can’lar kazanı ocaktan alırlar. Kazancı Dede’nin duası ile yemek daveti duyurulur. Elleri önde bağlı duran sufiler kapıya gelince başlarını eğerek selamlaşır ve sofraya geçerler. Şeyhin katılımı ve duası ile yemeğe başlanır. Yemek esnasında kesinlikle konuşulmaz. Mevlevilerde yemek faaliyeti adeta bir ibadet halidir; yemek yerken kendilerine nasip olan lokmalar için devamlı şükrederler. Yemeğe topluca başlandığı gibi topluca bitirilir.

BALIK ÇORBASINDAN AŞUREYE

Mevlâna’nın eserleri incelendiğinde 13. yüzyılda Anadolu’da sebzelerden pırasa patlıcan kabak kereviz ıspanak soğan sarımsak; meyvelerden elma ayva nar armut şeftali incir kavun karpuz; baklagillerden börülce mercimek fasulye nohut bakla; kuruyemişlerden ceviz badem fındık leblebi; süt mamullerinden peynir yoğurt ayran tüketildiği görülüyor. Yufka tandır ekmeği etli ekmek börek çörek tutmaç tirit bal pekmez helva kadayıf zerde ve şerbet gibi yiyecek ve içecekler de Mevlâna’nın eserlerinde pek çok kez anılmıştır.
Türkiye’nin değerli mutfak kültürü araştırmacısı ve yemek kitabı yazarı Nevin Halıcı’nın İngilizce olarak hazırladığı son eseri ‘Sufi Cuisine’de (Sufi Mutfağı) Mevlevilerin pişirdiği yemekler üzerine geniş bilgiler bulunuyor. Ayrıca Konya’da yaşayan şair Feyzi Halıcı’nın günümüz Türkçe’sine çevirmiş olduğu ‘Edirne Postnişini Ali Eşref Dede’nin Yemek Risalesi’ de bizlere Mevlevi mutfağındaki yemekler hakkında birçok bilgiler sunuyor.
Mevlâna döneminde sufiliğin gereği nedeniyle sade malzemelerle hazırlanmış yemeklerin oluşturduğu bir mutfak kültürü hakimdi. Sufi mutfağındaki yemeklerin sade olmasının yanı sıra çeşitliliği de göze çarpan bir ayrıntı. Çok çeşitli sebze yemeklerinden balık türlerine kadar... Sadece kitaplarda değil Mevlâna’nın sunduğu bu reçeteler... Konya halkının büyük bir kısmı sofralarını sufilerin tatlarıyla süslüyor; her lokmada Mevlâna’yı anıyor.

Logged

Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Ağacı  |  Aile Hayatı  |  Yemek Tarifleri  |  Diğer Tarifler  |  Mevlana'nın Sofrası « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: