Abdulhak Hamit Tarhan
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
10 Åžubat 2012, 11:02:18
78912 Mesaj 10712 Konu Gönderen: 1296 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Biyografi  |  Abdulhak Hamit Tarhan 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Abdulhak Hamit Tarhan  (Okunma Sayısı 542 defa)
çubuk
gece kuÅŸu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2027



« : 18 Ekim 2008, 17:42:35 »


Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937)



2 Ocak 1852’de İstanbul’da doğdu. Hekimbaşı Abdülhak Molla'nın torunu, tanınmış tarihçi ve Tahran Büyükelçisi Hayrullah Bey'in oğlu. Kısa süre Rumelihisar Rüşdiyesi’ne devam etti. Yanyalı Tahsin Hoca ile Edremitli Bahaeddin Efendi'den özel dersler aldı. 1862’de 10 yaşındayken ağabeyi ile birlikte Paris’e babasının yanına gitti. Bir süre Paris'te eğitim gördükten sonra 1864'te İstanbul'a döndü. Yaşının küçüklüğüne rağmen Bab-ı Ali’de tercüme odasına katip olarak girdi. Bir yıl sonra Tahran Büyükelçiliği’ne atanan babasıyla birlikte İran’a gitti. Farsça öğrendi. Babasının 1867’de ölümü üzerine İstanbul’a döndü. Maliye Mühimme Kalemi’ne girdi. Şûra-yı Devlet ve Sadaret kalemleri'nde çalıştı. 1871'de Fatma Hanım'la evlendi.1876'da Paris Büyükelçiliği İkinci Katipliği'ne atandı. 1878'de görevden alındı, iki yıl açıkta kaldı. 1881'de Gürcistan'da Poti, 1882'de Yunanistan'da Golos konsolosluklarına, 1883'te Bombay Başkonsolosluğu'na atandı. Bombay'dan gemiyle İstanbul'a dönerken uğradıkları Beyrut'ta eşi Fatma Hanım'ı kaybetti. Bu ölümün sarsıntısıyla ünlü şiiri "Makber"i yazdı. 1886'da Londra Büyükelçiliği Başkatipliği görevine getirildi. londra'da Bayan Nelly ile evlendi. 1895'te Lahey'e elçi olarak gönderildi. Bir yıl sonra Brüksel elçiliğine getirildi. Nelly'nin 1911'de ölmesinden sonra İstanbul'da Cemile Hanım ile evlendi. Bu evlilik 20 gün sürdü. 1912'da Belçika asıllı Lüsyen Hanım'la evlendi. Aynı yıl görevden alınınca İstanbul'a döndü. Meclis-i Âyan üyeliğine getirildi. İstanbul'un 1920'de işgal edilmmesi üzerine Viyana'ya gitti. Sıkıntı içinde yaşadı. Ankara Hükümeti yurda dönmesini sağladı. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra kendisine maaş bağlandı. İstanbul Maçka Palas'ta bir daire verildi. 1928’de İstanbul Milletvekili seçildi ve ölünceye kadar milletvekili olarak kaldı. 12 Nisan 1937’de İstanbul’da öldü. Mezarı Zincirlikuyu’da. Şiire 1870'lerde başladı. Ebüzziya Tevfik, Recaizade Mahmut Ekrem, Samipaşazade Sezai, Namık Kemal gibi Tanzimat döneminin yeni edebiyatçıları arasında yer aldı. Yurtdışı görevleri nedeniyle Batı edebiyatçılarını yakından tanıdı, onların etkisinde kaldı. Divan edebiyatı nazım birimlerinin dışına çıkmayı denedi. Dize ve uyak düzeninde değişiklikler yaptı. Divan şiiri konularının dışına çıkmayı denedi. Şiirlerine günlük yaşamı, doğa ve insan ilişkilerini konu aldı. Lirik, epik ve felsefi şiirler yazdı. Manzum tiyatro oyunları da kaleme aldı. Ancak bunlar sahnelenmekten çok okunması amacıyla yazılmış oyunlardı. Yaşadığı dönemde Türk edebiyatının en büyük şairi sayıldı ve "Şair-i Âzam" ya da "Dahi-i Âzam" unvanı verildi.

Eserleri
Åžiir:

Sahra (1879)
Ölü (1886)
Hacle (1886)
Bir Sefilenin Hasbihali (1886)
Bâlâ’dan Bir Ses (1911)
Validem (1913
İlham-ı Vatan (1918)
Tayflar Geçidi (1919)
Ruhlar (1922)
Garâm (1923)
Oyun:
İçli Kız (1874)
Sabr ü Sebat (1875)
Duhter-i Hindu (1875)
Nazife yahut Feda-yı Hamiyet (1876, 1919)
Tarık yahut Endülüs Fethi (1879, 1970)
EÅŸber (1880, 1945)
Zeynep (1908)
Macera-yı Aşk (1910)
İlhan (1913)
Tarhan (1916)
Finten (1918, 1964)
İbn Musa (1919, 1928)
Yadigar-ı Harb (1919)
Hakan (1935)
Logged

...melali anlamayan nesle aÅŸina degiliz...
çubuk
gece kuÅŸu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2027



« Yanıtla #1 : 18 Ekim 2008, 18:02:03 »

abdulhak hamit gibi ziyadesiyle hovarda olan birinin haketmeyeceÄŸi kadar muhterem bir hanımefendi olduÄŸu rivayet edilen eÅŸi fatma hanımın ölümü üzerine efsanevi makber ÅŸiirini yazmış.. eÅŸinin vefatından sonra hafifmeÅŸrep bir kadın olan lüsyen ile evlenmiÅŸtir.. Kararsız ömrünün geri kalanını lüsyen hanımın ihanetleri ile uÄŸraÅŸarak geçirmiÅŸtir..  hatta bir edebiyatçı dostunun.. " fatma hanımın ardından makberi yazdın.. lüsyenin ardındanda bir mezbele(çöplük) yazarsın.." diye bir latifeside kayıtlara geçmiÅŸ.. karakter ve insanlık namına nazarı itibare alıncak tarafı yok..beÅŸ para etmez.. ama" büyük tezat " böylesine bir adamdan öylesine ÅŸiirler nasıl arız oldu.. Allah bilir..  Gülümseme
 makberdeki aÅŸka bakarak fatma hanıma imrenmeyin.. kadıncağıza ömrünce de gün göstermemiÅŸ.. ama ona da Allah ta?silatını Affetsin diyelim.. Gülümseme
Logged

...melali anlamayan nesle aÅŸina degiliz...
smeyra
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2066


Kullar şükre, Allah (c.c) Hamde layıktır...


WWW
« Yanıtla #2 : 19 Ekim 2008, 11:35:58 »

Allah taksiratını Affetsin diyelim.. 

Logged

Bu sitede hayat var...
ÅŸehzaade
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


« Yanıtla #3 : 10 AÄŸustos 2009, 12:14:50 »

çubuk'a katılıyorum. Birisine beddua etmek isterseniz ona sanatçı bir eş dileyin. Kapris, kendinibeğenmişlik, bencillik, rindlik ve diğer tüm çekilmezlikler. ve hepsinden beteri bu halini koruyan inatçı ve umursamaz bir ruh.
 Ä°stisnalar elbette vardır. Ama ben umumen bunu gördüm. Gülümseme
Logged
ÅŸefkatperver
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 90

Bir Şefkat Kahramanı


« Yanıtla #4 : 10 AÄŸustos 2009, 16:00:44 »

Bence bu iri bir genelleme olmuÅŸ.
Sanat icra edenler sıradanlıktan bir nebze koparak sanatçı olabilmişler.Lütfu da kahrı da çekilebilir olmalı.

Bu arada Makber'i Hafız Burhan'ın sesinden ve eski taş plak kayıtlarından dinlemenizi öneririm.
Logged
çubuk
gece kuÅŸu
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2027



« Yanıtla #5 : 10 AÄŸustos 2009, 16:20:15 »

 sanatçı deyince;" her hali latif, etvarı zarif, musahabeti tatlı" biri canlanıyor zihnimde ama malesef doÄŸru Kahkaha katılıyorum ÅŸehzaade beykardeÅŸe.. Cemil Bey, Yorgo Bacanos keza Abdulhak Hamit keza Niyazi Sayın, Yesari Asım..ve dahaa niceleri..İstanbul'da sanatkarların uÄŸrak yeri olan mekanları yokladığınız zaman, ötekinin berikini beÄŸenmezliÄŸi adamdan saymaması havada karşılar sizi..tabii Allah vermesin eÅŸiniz filan deÄŸilse sanatçının kaprisli kimseyi beÄŸenmez, ukala olmasının bi önemi yok..sanatını güzel icra ettikten sonra, bize ne Cemil Bey rind'liÄŸinden, Yorgo'nun pintiliÄŸinden.. Gülümseme
Logged

...melali anlamayan nesle aÅŸina degiliz...
V3NÜ5
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 10 AÄŸustos 2009, 18:13:21 »

tamda bu konuyu işLedik bugün edebiyatta Kahkaha
saoL çubuk^mm Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Biyografi  |  Abdulhak Hamit Tarhan « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: