Neredeyse tamamiyle reddebilirim bu düşünceyi.
insanların akıllarının beş yılda bir ikiye katladığı söyleniyor.
ben bunu bilgi diye biliyordum. Yani dünyadaki toplam bilgi 5 yılda 2 katına çıkıyor diye.
Neyse konuya dönersem. Teknoloji zararlı falan değildir. Teknolojinin zararlı noktalarda kullanılması zararlı sonuçların ortaya çıkmasına meyil vermektedir.
Teknoloji kaçınılmaz isteklerimizin ve hayallerimizin somutlaşmış halidir.

Kimi insanın düşünceleri ve fikirleri vardır, bunlar söyleme dökülür. Yok ben şöyle biriyim, şöyleyim şu şekildeyim, bu bu şekilde olması lazım falan filan... Bu önemli değildir aslında, onlar dış kapıdaki söylemlerdir. O insanın hayallerine bakmak lazımdır. Kimi insanın hayalleri fikirinden büsbütün ayrıdır. İnsanlara yardım etme fikrideki bir insanın, hayalini kurcalarsan insanları dövme fikri ortaya çıkabilir. Açıkcası şuraya gelmeye çalışıyorum. İnsanlar teknolojiyi düşüncelerine göre kullanır. Kullanım biçimleri ise hayalleridir.
Bir bıçağı günümüzde pek çok insan faydalı bir şekilde kullanmaktadır; ama bilindiği üzere bıcakla insan öldürenlerde mevcuttur.
Adaletin aslı kim bıçağı yanlış kullanmışsa ona ceza verir, bıcak yanlış kullanıyor diye büyün bıcakları kaldırmaz.
Teknoloji mevcut bir sorunun çözümü veya çözümüne yakın bir örneme üzerine yapılanır. Ama tabiki kullanım şekillerine göre farklı biçimlerde adlandırılır. Şavaş teknolojisi, üretim teknolojisi, sağlık teknolojisi... Bu kalıplardan bir kaçına baktığımız zaman, savaş teknolojisinin gereksiz bir yapılanma olduğunu söyleyenler çıkabilir; ama sağlık teknolojisine de neredeyse kimse neden böyle gelişti diye çıkışamaz.
Teknoloji hızlı bir şekilde gelişiyor, evet bu zamanın kaçınılmaz bir gerçeği ve Allah'ın Mübdi, Halık, Bedi, Kadir ve Alim isimlerin çok güzel bir cilvesi. Mateessüf teknoloji ve ilim isteyene verildiği ölçüde bu konuda yeterince istekli olmamamız veya olanı da yanlış değerlendirmemiz bizi bu nimetten soyutlandırıyor veyahut bu nimeti yanlış kullanmamız bizi daha büyük ölçülerde günaha savuruyor.
Hıı bi de memnuniyet var açıkcası. Evet kalıplaşmış iş gücü ve aşırı lüksün içinde bu nimetlerin şükrünün eda edemedimiz için üzerimizde derin bir gaflet, lezzetsizlik ve sıkıntı görünüyor. Oysa elimizde olana ne kadar şükür etsek azdır. Ben ulaşım ve haberleşme hizmetlerinden, görüntüleme ve kayıt cihazlarından, test ve onarım cihazlarından ve tarif bile edemeceğim binlerce şeyden çok memnunum. Ama tabiki de üzerime atom bombasının da düşmesini istemem. Bi de atom bombası düşerse, bomba patladı diye değil de, bunu benim üzerime attılar diye şikayetci olurum.
Teknoloji düzgün kullanılması gereken, kullanırken zamana, çağlara ve sonuçları ile kainata sorumlu olduğumuz bir araçtır.
Faydalı ve faydası zararından daha falza olacak şekilde kullanılmalı ve bilinçsiz kişiler bu noktalara karşı uyarılmalıdır.
Unutmadan iş güçüne ufaktan değineyim, 10 kişinin yapabileceği bir işi teknoloji 1 kişiye indiyorsa, 10 kişi ile 10 katı iş yapılır.

9 Kişi boşta kalmaz. O kadar üretime yada işe gerek olmadığı savunuyorsa da, kişiler başka faydalı işlerde çalışabilir. Tembelliğin adını işsizlik koymak istiyorlarsa, gelsinler ben onlara iş bulayım... Ama onlar bulduğum işlerden de sıkıntı duyacaklardır. Bu çağda bu işi niye yapıyorum diyecekdir. inşallah demezler ve biraz çalışmayı öğrenirler.
Biz üretmek, gelişmek, geliştirmek, bilinçlenmek ve bilinçledirmekle sorumlu olan bir toplumuz. Milli, sosyal ve dini değerlerimiz bunu gerektirmektedir. Ailemi islamın hükmesi için buna şiddetle ihtiyacı vardır. (Yanlış anlaşılmasın islamdan kastım müslümanların islam adaletinde yaşaması ve islamı teblig etmesi açısındadır. Yoksa islam kusursuzdur. Bir kusur ve eksik varsa, bu onu yaşıyana aittir.)