Cemel Vakası
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
19 Mayıs 2012, 10:32:51
79045 Mesaj 10722 Konu Gönderen: 1295 Üye
Son üye: selcen
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Araştırma Yazıları  |  Cemel Vakası 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Cemel Vakası  (Okunma Sayısı 394 defa)
Nakşibendi
Emektar
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2543


« : 22 Eylül 2008, 09:14:55 »

Cemel Vakası

Cemel Vakası İslam tarihinin en karışık, hakkında en çok konuşulan, konuşulmasında hayır olmayan belki de tek olayıdır. Tarih boyu kuru düzenleri yıkmayan çalışanlar, var huzuru ve sükunu bozmaya çalışanlar, na hak yere insnaları birbirlerine düşürenler olmuş ve bundan sonra da olacak. İşte Cemel vakası tam da böyle bir olay. Olayın ayrıntılarını öğrenmek için merhum Asım Köksal'ın İslam tarihini öneriyoruz. Biz yanlızca, Ashab-ı Kiramın büyükleri arasında yaşanan Cemel vakası nedeniyle zihinlerde oluşan sorular için şunları söylemek istiyoruz. Fazilet bakımından, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali gibi Mekke’nin fethinden önce Müslüman olup, bütün savaşlara katılan sahabeler, Hz. İkrime, Hz. Vahşi gibi fetihten sonra Müslüman olanlardan üstündür. Ama hepsi de Cennetliktir. Allahü teâlâ, sadece Eshab-ı kiramın Cennetlik olduğunu bildirmekle kalmadı, o mübarek insanları sevip onların yolundan giden Müslümanlardan da razı olduğunu, onları da Cennete koyacağını bildirdi. İşte bir âyet-i kerime meali: (Muhacirlerin ve Ensarın önce gelenlerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allah razıdır ve bunlar da, Allah’tan razıdır. Allah bunlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı. Onlar Cennetlerde sonsuz olarak kalacaklardır.) [Tevbe 100] Allahü teâlânın zatı gibi sıfatları da sonsuzdur. Razı olması da sonsuzdur. Allah, Eshabdan birkaç sene razı oldu sonra vazgeçti denilemez. Allah sözünden dönmez. Bütün sahabiler birbirlerinin dostu idi. İşte âyet-i kerime meali: (İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve [hicret eden eshabı] barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır.) [Enfal 72] Birbirilerine karşı çok merhametli olduklarını bildiren bir âyet-i kerime meali de şudur: (Muhammed aleyhisselam, Allah’ın Resulüdür ve Onunla birlikte bulunanların [Eshab-ı kiramın] hepsi, kâfirlere karşı çetin, fakat, birbirlerine karşı merhametli, yumuşaktır.) [Feth 29] (Allahü teâlâ, bana eshab ve akraba olarak en iyileri seçti. Birçok kimse, eshabıma ve akrabama dil uzatır, kötülemeye çalışırlar. Böyle kimselerle oturmayın! Birlikte yiyip içmeyin, bunlardan kız alıp vermeyin.) [Dare Kutni] Hazreti Aişe, Cemel Vak’asında Hazreti Ali’ye karşı olan tarafta idi ve bu kuvvetin başında bulunur bir pozisyondaydı. Tıpkı, Sıffîn Hâdisesi’nde, Hazreti Ali’nin karşısındaki kuvvetin başında Hz. Muaviye’nin bulunması gibi. Cemel ve Sıffîn hâdiselerinin her ikisinde de, Hazreti Ali’nin kuvvetleri sahabilerden meydana geldiği gibi, Hz. Aişe ve Hz. Muaviye kuvvetleri de sahabilerden meydana geliyordu... İşte işin kritik noktası burasıdır ve Müslüman dilini tutmalı ve bu hadiseler sebebiyle sahabiler hakkında, ileri geri, çok fazla konuşmamalıdır. Nitekim, Sünnî ve Şiîler arasındaki ayrı noktalardan birisi şudur: Şiîler, bu olaylarda Hz. Ali’nin karşısında olduklarından, Hz. Aişe ve Hz. Muaviye hakkında ağır ifadeler kullanıyorlar. Sünnîlerse, her iki tarafta da sahabiler olduğu için hiçbir tarafın aleyhinde bulunmuyorlar. Çünkü, bu hadiselerde başrolü oynayanlar münafıklardır ve maalesef kan dökülmesinde de muvaffak olmuşlardır. Alimlerimizin kitaplarında, iki taraf hakkındaki dengenin korunması için bize tembihler vardır. Bu tembih şu şekildedir: “Allah onların kanlarına bizim ellerimizi bulaştırmadı, biz de dillerimizi bulaştırmayalım.” Yani, hiçbir tarafın aleyhinde konuşmayalım, elimizle bulaşmadığımız bu en çetin savaşta, asırlar sonra dilimizle de bulunmayalım ve Allah'ın seçmiş olduğu insanlar aleyhinde saygızıslık ederek, haddimizi aşarak bir de Yaratıcımızın hiddetini üzerimize çekmeyelim.

Logged

"İki şey var: Seveceksin, sevileceksin!.. Sevmek için, sevilmek için ne lâzımsa onu yapacaksın!" M.Zahid KOTKU (Rha)
yilmazx
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 22 Eylül 2008, 11:17:43 »

Allah bizi bizim için en hayırlı olacak zamanda yaratmıştır.bundan şübhem yok.dinli dinsiz bazıları sahabe devrinde yaşayıp rasulullahı görmenin bir avantaj olacağını sanabilirler ama münafık ya da müşriklerden olmaaycağımız ne malumdu? ya da ellerine sahabe kanı bulaşanlardan olmayacağımızı kim garanti edebilir?
yalnız ben şurayı anlamadım:
Alıntı
Şiîler, bu olaylarda Hz. Ali’nin karşısında olduklarından,
şiilik kerbeladan sonra ortaya çıktığı gibi yukardaki olaylarda Ali(ra)nın karşısında olmaları biraz yanlışmış gibime geldi.
şimdilik araştıracak zamanım yok. Gülümseme doğrusunu Allah bilir.
Logged
Bedoo
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 86



« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2008, 11:28:17 »

SANIRIM ONDA KASTI RESULUMUZUN AKRABASI OLMASINDAN DOLAYI OLABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Logged

İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır ( Dostoyevski )
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Araştırma Yazıları  |  Cemel Vakası « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: