Aslında bütün sözleşme ve şartlar evlenene kadar olmalı. Evlenene kadar ne yapılması lazımsa uygun bir şekilde değerlendirilmeli, mümkünse kağıda yazılmalı. Evilikte bireyler evlenene kadar, çok kafadan çok ses çıkar. Gürütü ise bir hayrın bozulmasına vesile olabilir. Tabi bu sırada bireyler birbirlerini yeteri kadar tanımalıdır.
Kadınların geneli maddi konularda biraz düşüncesizdir diyebilirim. Erkeklerde maddiyatı gözlerinde çok büyütür. Evlendikten sonra bir erkek için asıl mutluluk karısının mutlu olabildiğini görebilmektir. Horoz misalidir erkek biraz vefakardır. Tabi kadınının tavuk misalinde olması için civcivlerine ihtiyaç vardır, yoksa çok bencildir geneli...
Nerede kaldım. III. Evlilik sözleşmesi. Valla ben tefani ruhlu bir insanım diyebilirim. Eğer ki karşımdaki kişinin takvasını ve anlaşını yetersiz görürsem illa evleneceğim diye bir düşünce içinde bulunmam. Evlilik iyi olursa insanı toparlar da, kötü evlilik ve ayrılmalar gördüm, neredeyse hepsi de kadının haksızlığı, korkutuyor şimdi beni. Sünnet sevabı kazanayım, günahlardan kaçayım diye hayatını karartan insanlar var. Bir sözleşme olacaksa eğer bırakın kaçın oradan, hiç gerek yok kısacası. En başta şunu şunu yapacaksın şartı koyanla ne işiniz olacak.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Benim tek esaretim ve kulluğum Allah'adır ve yalnız ona olsun isterim. Eşimin de öyle.
(Ama ben bu kafa ile evlenemeyeceğim galiba...)
