Çocuk Esirgeme Yuvaları
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
08 Ocak 2009, 19:23:03
28581 Mesaj 5135 Konu Gönderen: 945 Üye
Son üye: saltinata
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Araştırma Yazıları  |  Çocuk Esirgeme Yuvaları 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Çocuk Esirgeme Yuvaları  (Okunma Sayısı 10 defa)
smeyra
Emektar
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1502

Kullar şükre, Allah (c.c) Hamde layıktır...


WWW
« : 22 Ekim 2008, 13:09:13 »



Yüksek tavanlar, yüksek duvarlar, yüksek teller… Onların hayat gerçeğinin sınırları maalesef bu. Küçücük yüreklerinin içerisinde saklamaya çalıştıkları masumiyetleri, kapalı kapılar ardında neden canavarlaşıyor? Neden büyük balık küçük balığı yutar hesabı kendileriyle aynı kaderi paylaşan arkadaşlarına bu kadar zulüm ediyorlar? Ergenliğe girme yaşı yuvalarda neden bu kadar küçük yaşa kadar iniyor? Psikolojik destek görmeyen bu küçük çocuklar içerisinden nasıl tehlikeli bir nesil yetiştiği gerçeğini ne zaman yok saymaktan vazgeçeceğiz, yada ne zamana kadar sudan bahanelerle geçiştireceğiz.

Çözüm aramak, geç olmadan eğitim çerçevesi içerisinde müdahale etmek, kangren olmadan yarayı kurutmak gerekir.

Evet onlar sadece çocuk.. anne babası ayrılmış, başka başka sebeplerden parçalanmış aile çocuklarıdır.

Kızgındırlar, öfkeleri toplumun içerisine sızmaya hazır zehir gibi dolanır damarlarında. Haksız da sayılmazlar öfkelerinde, çünkü yaşanılan tüm olumsuzlukların faturası onlara kesilmiştir. Ailelerinden ayrılmaları yetmezmiş gibi bir de fatura omuzlarına yıkılmıştır.
Onların bu haklı serzenişlerini öfkeye hatta topluma karşı bir öç alma duygusuna dönüştürmeye iten sebepler ne olursa olsun bu çocukların ihtiyacı olan psikolojik destek onlardan sakınılmamalıdır.   

Bir çok yuvanın bir psikoloğu yada danışmanı mevcut değil yada var olan psikologda öğretmen olarak kullanılıyor. Bir çok çocuğun, psikolog desteğinin ötesinde psikiyatr tedavisine ihtiyacı var. Sadece sakinleştirici ilaç verilerek geçiştirdiğiniz bu çocukların hayallerini mafya olmak süslüyorsa  yarın bir gün birinin canı yandığında o güne yıkacağımız faturalar yastığımıza başımızı koyduğumuzda bizi rahat bırakacak mı?

Evet olayın boyutları sanıldığından daha büyük daha çok dallı budaklı. Hastalandıklarında doktorları bir adım ötede olan bu çocukların asıl ruh dünyalarının tedaviye ihtiyacı var. Onlar sebep olan kim olursa olsun hayatın acı tecrübeleriyle küçük yaşta karşılaştılar. Onlar da sevgiye en çok ihtiyaç duydukları bir dönemde yalnızlığın içine itilmişlerdir.

Elbette yaşanılan bu olumsuzlukların topluma bir maliyeti olacak s.d. Her gün yuvaya yeni çocukların getiriliş hızını hesaplarsanız bu psikolojiye sahip çocukların bu ülkeye ne verebileceğini de uzun vadede görebiliriz. Olumsuz bir tablo çizmek değil amacımız, onlara ihtiyaçlarından fazla eşya, oyuncak, yiyecek vermemiz onları iyi bir kişilik yapmayacaktır. Onları mutlu edeceğini sandığımız, bolca getirdiğimiz oyuncaklar, giysiler kapıdan çıkmadan parçalanıyor. Gelen oyuncağı çocuklar ayağının altında eziyor, parçalıyorlar.
Elbette onların maddi desteğe de ihtiyaçları var. Ama biz toplum olarak iğneyi kendimize çuvaldızı yetkililere batıralım.
Bu çocukların bağlanacak, uzun süreli sevgisini paylaşacak kişilere ihtiyacı var s.d. Bir kere “cee” deyip bir daha görünmeyen sahte gönüllülere hiç ihtiyaçları yok.

Devletin yeterli kadroyla önüne geçebileceği bu önemli hususta toplum olarak bizlerin üzerine düşen pay hiç de küçümsenemez. Psikolojik desteğe ihtiyaçları birinci derecede olan bu çocukların ileride topluma yani hepimize zarar verecek mafya üyeleri olmamaları için ufuklarının genişletilmesi gerekir.

  Onlar bizim çocuklarımız, bunu yok sayamayız. Sorunları aşmak adına gayret etmeliyiz. Kurum olarak, sivil toplum kuruluşları olarak bu yavrularımızın kanayan yaralarını sarmak için gayret etmeliyiz. Maddi desteğin yanı sıra mutlaka ilk sırada psikolojik desteği ve gerçek dostluk ve sevgiyi onlardan sakınmamalıyız. Onlara anne olmaya çalışmadan, gerçek dost, herşeyi paylaşabildikleri gerçek arkadaşlar olmalıyız.

Bu çocuklar yalan ilişkilerin, çatışan menfaatlerin, uyumsuz SORUMSUZ anne, babaların birer ürünü. Bu tür sahte sevgi gösterilerine, gereksiz şovlara, hayal tacirliği yapanlara hiç hiç ihtiyaçları yok. Önlerindeki engelleri aşmakta zorlanan bu minik kalplere  ruhsal engel olmadan, gönüllerinde  yara açmadın, sizler de sevgiyi temsil eden gönüllüler olun.

Toplumların temel taşı olan aile kavramını çok iyi muhafaza etmemiz gerekmektedir  Nitekim Avrupa ülkelerindeki ailenin yapısındaki çözülmelerin gelecek nesillere nasıl etki yaptığını gözlemliyoruz. Nüfus oranlarına bakıldığında yaşlı nüfusun fazla olduğu sonucu ortaya çıkan ülkelerde aile yapısının bozulduğunu, doğum oranın önemli oranlarda düştüğünü görüyoruz. Genç, dinamik beyinlerin gittikçe azalması sonucunda ise bu sefer batı ülkelerine beyin göçü yaşanıyor. Aile yapısını koruyamamanın en acı sonucu olarak genç nüfusunu yitiren batı ülkeleri fakir ama genç doğu insanını bünyesinde barındırmayı kabul etmek zorunda kalıyorlar  Bu da gösteriyor ki aile bir toplumun bel kemiğidir ve orada başlayan ufak sarsıntılar toplumda büyük depremlere neden olmaktadır.

Gün geçtikçe artan boşanma davaları, aile facialarına dönüşmekte ve sonuç olarak ortada kalan çocuklar olmaktadır. Henüz anne babasının ayrılma şokunu atlatamayan çocukların bir de bu ortama adapte olmaları gerekiyor. Hiç biri orayı ilk önceleri benimsemiyor, geçici olarak geldiklerine, mutlaka geri döneceklerine inanıyorlar. Ama geri dönecekleri uvaları yok.

Aman elimizdeki değerlerin kıymetini çok iyi bilelim . Şüphesiz aile terbiyesi, aile eğitimi hiçbir çatının altında tam olarak verilemez. Zaten ailenin kutsallığı da buradan gelmektedir. Bu kutsal yapı bizim toplumumuzu gelecek nesillere bozulmadan teslim edebilmek adına çok önem taşımaktadır…. Gelecek nesillere atalarımızın bize bıraktığı sağlamlıkta bir toplum bırakabilmeliyiz. Bunun için yine eğitim kurtarıcımız olacaktır. Aile eğitimi üzerine merkezlerin daha yoğun çalışmalar yapması gerekmektedir. Bu tür seminerlerin halka indirgenmesi, sürekli kılınması gerekmektedir. Aksi taktirde aileye, evliliğe, çocuk yapmaya karşı fobi geliştirmiş, kin beslemiş bir çok gencin bizi gözlüyor olacağını görürüz. Bu tablonun korkunçluğunu azaltmak için bu gençlere, bu çocuklara aile kurmanın gereklilikleri iyi anlatılarak onlardan sonra gelecek nesillerin aynı sıkıntıları çekmemeleri için sağlam aile müesseselerinin kurulması gerekliliği telkin edilmelidir.

Bizim gelecek nesillerden ümidimiz var. Özellikle devlet tarafından bu kurumlar desteklenmeli, özendirilmelidir. Şüphesiz güçlü bir toplum aile yapılarının yıllarca ayakta kalması ile sağlanır.

Alıntı...
Logged

Bu sitede hayat var...
Sayfa: [1]
Hayatname.com  |  Hayat Bilgisi  |  Genel Kültür  |  Araştırma Yazıları  |  Çocuk Esirgeme Yuvaları « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: